| |
LUKA |
| 20/10 |
Mevsimi gelince, bağın ürününden payına düşeni vermeleri için bağcılara bir köle yolladı. Ama bağcılar köleyi dövüp eli boş gönderdiler. |
| 20/11 |
Bağ sahibi başka bir köle daha yolladı. Bağcılar onu da dövdüler, aşağılayıp eli boş gönderdiler. |
| 20/12 |
Adam bir üçüncüsünü yolladı, bağcılar onu da yaralayıp kovdular. |
| 20/13 |
Bağın sahibi, ´ne yapacağım?´ dedi. "Sevgili oğlumu göndereyim. Belki onu sayarlar." |
| 20/14 |
Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuştular: "Mirasçı budur; onu öldürelim de miras bize kalsın." |
| 20/15 |
Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürdüler. Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak? |
| 20/16 |
Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek. Halk bunu duyunca, "Tanrı korusun!" dedi. |
| 20/17 |
İsa gözlerinin içine bakarak şöyle dedi: "Öyleyse Kutsal Yazılar´daki şu sözün anlamı nedir? "Yapıcıların reddettiği taş, işte köşenin baş taşı oldu." |
| 20/18 |
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek. |
| 20/19 |
İsa´nın bu benzetmeyi kendilerine karşı anlattığını farkeden din bilginleriyle baş kâhinler O´nu o anda yakalamak istediler, ama halkın tepkisinden korktular. |