| |
MARKOS |
| 4/2 |
-3 İsa onlara benzetmelerle birçok şey öğretiyordu. Öğretirken, "Şunu dinleyin" dedi. "Ekincinin biri tohum ekmeye çıktı. |
| 4/4 |
Ektiği tohumlardan kimi yol kenarına düştü. Kuşlar gelip bunları yedi. |
| 4/5 |
Kimi, toprağı az kayalık yerlere düştü. Toprak derin olmadığından hemen filizlendi. |
| 4/6 |
Ne var ki, güneş doğunca kavruldular, kök salamadıkları için kuruyup gittiler. |
| 4/7 |
Kimi, dikenler arasına düştü. Dikenler büyüdü, filizleri boğdu ve filizler ürün vermedi. |
| 4/8 |
Kimi ise iyi toprağa düştü, büyüyüp çoğaldı, ürün verdi. Bazısı otuz, bazısı altmış, bazısı da yüz kat ürün verdi." |
| 4/9 |
Sonra İsa şunu ekledi: "İşitecek kulağı olan işitsin!" |
| 4/10 |
Onikiler'le* öbür izleyicileri İsa'yla yalnız kalınca, kendisinden benzetmelerin anlamını sordular. |
| 4/11 |
O da onlara şöyle dedi: "Tanrı'nın Egemenliği'nin sırrı sizlere açıklandı, ama dışarıda olanlara her şey benzetmelerle anlatılır. |
| 4/12 |
Öyle ki, 'Bakıp bakıp görmesinler, Duyup duyup anlamasınlar da, Dönüp bağışlanmasınlar.'" |