- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (113. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| en-NEML | |
| 26 | (Halbuki) büyük Arş'ın sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur. |
| 27 | (Süleyman Hüdhüd'e) dedi ki: Doğru mu söyledin, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız. |
| 28 | Şu mektubumu götür, onu kendilerine ver, sonra onlardan biraz çekil de, ne sonuca varacaklarına bak. |
| 29 | (Süleyman'ın mektubunu alan Sebe'melikesi,) "Beyler, ulular! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı" dedi. |
| 30 | "Mektup Süleyman'dandır, rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla (başlamakta) dır." |
| 31 | "Bana baş kaldırmayın, teslimiyet gösterip bana gelin, diye (yazmaktadır)". |
| 32 | (Sonra Melike) dedi ki: Beyler, ulular! Bu işimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan (size danışmadan) hiçbir işi kestirip atmam. |
| 33 | Onlar, şu cevabı verdiler: Biz güçlü kuvvetli kimseleriz, zorlu savaş erbabıyız; buyruk ise senindir; artık ne buyuracağını sen düşün. |
| 34 | Melike: Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi, orayı perişan ederler ve halkının ulularını alçaltırlar. (Herhalde) onlar da böyle yapacaklardır, dedi. |
| 35 | Ben (şimdi) onlara bir hediye göndereyim de, bakayım elçiler ne (gibi bir sonuç) ile dönecekler. |
| 36 | (Elçiler, hediyelerle) Süleyman'a gelince şöyle dedi: Siz bana mal ile yardım mı ediyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha iyidir. Hediyenizle (ben değil) siz sevinirsiniz. |
| 37 | (Ey elçi!) Onlara dön; iyi bilsinler ki, kendilerine asla karşı koyamıyacakları ordularla gelir, onları muhakkak surette hor ve hakir halde oradan çıkarırız! |
| 38 | (Sonra Süleyman müşavirlerine) dedi ki: Ey ulular! Onlar teslimiyet gösterip bana gelmeden önce, hanginiz o melikenin tahtını bana getirebilir? |
| 39 | Cinlerden bir ifrit: Sen makamından kalkmadan ben onu sana getiririm. Gerçekten bu işe gücüm yeter ve bana güvenebilirsiniz, dedi. |
| 40 | Kitaptan (Allah tarafından verilmiş) bir ilmi olan kimse ise: Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm, dedi. (Süleyman) onu (melikenin tahtını) yanıbaşına yerleşmiş olarak görünce: Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur, nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, çok kerem sahibidir. |
| 41 | (Süleyman devamla) dedi ki: Onun tahtını bilemeyeceği bir hale getirin; bakalım tanıyacak mı, yoksa tanıyamayanlar arasında mı olacak. |
| 42 | Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: Tıpkı o! (Süleyman şöyle dedi): Bize daha önce (Allah'tan) bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| NEML | |
| 26 | "Oysa Allah'tan başka ilâh yoktur. Şu yüce görkemin sahibi O'dur." |
| 27 | Süleyman: "Söylediklerin doğru mu yanlış mı göreceğiz." |
| 28 | Şu mektubumu onlara götür. Sonra bak, ne yapacaklar." |
| 29 | Ve kadın dedi ki: "Ey ileri gelenler... Bana çok önemli bir mektup gönderildi." |
| 30 | "Süleyman'dan geliyor ve sevgi ve merhameti sonsuz Allah'ın adıyla yazılmış." |
| 31 | "Şunlar yazıyor: Bana karşı büyüklenmeyi bırakın. Bana Müslümanlar olarak gelin." |
| 32 | Kraliçe: "Ey yardımcılarım, müsteşarlarım! Ne yapmamı tavsiye edersiniz? Biliyorsunuz sizden habersiz bir iş yapmam" dedi. |
| 33 | "Biz güçlüyüz, iyi savaşırız, ama yine de sen bilirsin, karar senin" diye karşılık verdiler. |
| 34 | Kraliçe: "Doğrusu, krallar bir ülkeye girdiler mi orayı tarumar ederler. Halkın sevdiği kişileri aşağılarlar. Evet, işgalciler hep böyledir" diye hayıflandı. |
| 35 | Ardından: "Onlara hediyeler eşliğinde bir heyet göndereyim, bakalım sonuç ne olacak?" dedi. |
| 36 | Ve elçi gelince Süleyman: "Mal ile beni etkilemek mi istiyorsunuz? Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Siz hediyelerle oyalanıp duruyorsunuz." |
| 37 | "Varın kraliçenize söyleyin: Karşı gelemeyecekleri ordularla oraya gelirim, aşağılanmış olarak onları yurtlarından çıkarırım." |
| 38 | Süleyman: "Ey yardımcılarım, müsteşarlarım! Bana müslümanlar olarak gelmeden önce o kadının tahtını bana kim getirir?" dedi. |
| 39 | Cinlerden bir ifrit: "Sen makamından kalkmadan önce onu sana getirebilirim. Bunu yapmaya gücüm var, kendime güveniyorum" dedi. |
| 40 | Yanında bu işlerden daha iyi anlayan birisi ise: "Ben, onu sana göz açıp kapayıncaya kadar getiririm" dedi. Nihayet görkemli taht çok kısa sürede yapılıp bitince Süleyman şunları söyledi: "Bu, Rabbimin bir lütfudur. Şükür ile nankörlük arasında beni imtihan ediyor. Esasında kim şükrederse ancak kendisi için şükreder. Her kim de nankörlük ederse, unutmasın ki Rabbimin bizim şükrümüze ihtiyacı yoktur. O alabildiğine cömerttir." |
| 41 | Daha sonra: "Tahtını tanınmaz hale getirin, bakalım tanıyacak mı, tanımayacak mı?" dedi. |
| 42 | Ve kraliçe geldiğinde: "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. Kraliçe: "Sanki bunun gibiydi" diye cevap vererek: "Zaten bize daha önce bilgi verildi, artık Müslüman oluyoruz" dedi. |
WhatsApp ile iletişim