Kur'an (31. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası)
  el-MÜRSELÂT
33 Her bir kıvılcım, sanki birer sarı deve gibidir.
34 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
35 Bu, (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür.
36 Onlara izin de verilmez ki (sözde) mazeretlerini beyan etsinler.
37 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
38 (O zaman şöyle denir:) Bu, ayırım günüdür. Sizi ve sizden öncekileri bir araya getirdik.
39 (Azaptan kurtulmanız için) bir hileniz varsa, gösterin bana hilenizi!
40 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
41 Şüphesiz (o gün) takvâ sahipleri, gölgeliklerde ve pınar başlarında,
42 Canlarının çektiği çeşit çeşit meyveler arasındadırlar.
43 (Kendilerine:) "İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfiyetle yeyin için" (denir).
44 İşte, biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
45 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
46 (Ey inkârcılar!) Yeyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz! Gerçek şu ki, sizler suçlusunuz!
47 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
48 Onlar, kendilerine: "Allah'ın huzurunda eğilin!" denildiği vakit eğilmezler:
49 O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası)
  MÜRSELAT
33 Nâr gibi kıpkırmızı kesilecek.
34 O gün yalan diyenlerin vay haline!
35 İşte o gün dilleri tutulacak.
36 Özür dilemelerine bile izin verilmeyecek.
37 O gün yalan diyenlerin vay haline!
38 İşte bu, sizi ve öncekileri toplayacağımız ayırma günüdür.
39 Varsa bir son hamleniz, haydi gösterin de beni atlatın.
40 O gün yalan diyenlerin vay haline!
41 Sakınanlar ise serin gölgeliklerde ve pınar başlarında olacaklar.
42 Canlarının çektiği her meyveden tadacaklar.
43 "Yaptığınız işlere karşılık yiyin, için, afiyet olsun" denilecek.
44 İşte Biz güzel ahlâk sahiplerini böyle karşılarız.
45 O gün yalan diyenlerin vay haline!
46 Patlayıncaya kadar yiyin. Sefa sürün biraz, siz günaha batmışlar...
47 O gün yalan diyenlerin vay haline!
48 Onlara "rükû edin" denildiği zaman, rükûya yanaşmazlardı.
49 O gün yalan diyenlerin vay haline!