- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (117. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| el-KASAS | |
| 1 | Tâ. Sîn. Mîm. |
| 2 | Bunlar, apaçık Kitab'ın âyetleridir. |
| 3 | İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz. |
| 4 | Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını çeşitli zümrelere bölmüştü. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Çünkü o bozgunculardandı. |
| 5 | Biz ise, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları (mukaddes topraklara) vâris kılmak istiyorduk. |
| 6 | Ve o yerde onları hakim kılmak; Firavun ile Hâmân'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğullarından gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk). |
| 7 | Musa'nın anasına: Onu emzir, kendisine zarar geleceğinden endişelendiğinde onu denize (Nil nehrine) bırakıver, hiç korkup kaygılanma, çünkü biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden biri yapacağız, diye bildirdik. |
| 8 | Nihayet Firavun ailesi onu yitik çocuk olarak (nehirden) aldı. O, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanlış yolda idiler. |
| 9 | Firavun'un karısı (sepetin içinden erkek çocuk çıkınca kocasına:) Benim ve senin için göz aydınlığıdır! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlât ediniriz, dedi. Halbuki onlar (işin sonunu) sezemiyorlardı. |
| 10 | Musa'nın anasının yüreğinde yalnızca çocuğunun tasası kaldı. Eğer biz, (vâdimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı. |
| 11 | Annesi Musa'nın ablasına: Onun izini takip et, dedi. O da, onlar farkına varmadan uzaktan kardeşini gözetledi. |
| 12 | Biz daha önceden (annesine geri verilinceye kadar) onun süt analarını kabulüne (emmesine) müsaade etmedik. Bunun üzerine ablası: Size, onun bakımını namınıza üstlenecek, hem de ona iyi davranacak bir aile göstereyim mi? dedi. |
| 13 | Böylelikle biz onu, anasına, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vâdinin gerçek olduğunu bilsin diye geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler. |
| 14 | Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükâfatlandırırız. |
| 15 | Musa, ahalisinin habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından, diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbiriyle döğüşür buldu. Kendi tarafından olanı, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu. (Bunun üzerine:) Bu şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşman, dedi. |
| 16 | Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla dedi, Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur. |
| 17 | Musa: Rabbim! Bana lütfettiğin nimetlere andolsun ki, artık suçlulara (ve suça itenlere) asla arka çıkmayacağım, dedi. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| KASAS | |
| 1 | Ta, Sin, Mim. |
| 2 | Bunlar açıklayıcı kitabın ayetleridir. |
| 3 | Sana, Firavun ile Musa'nın yaşam öykülerinden bazı bölümleri iman edecek bir halk için bütün gerçeği ile anlatacağız. |
| 4 | O ülkede Firavun büyüklük taslamış ve halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir grubu ezmek istiyordu. Oğullarına kurbanlık muamelesi yapıyor, kadınlarını hayâsızlığa zorluyordu. Sürekli terör estirip duruyordu. |
| 5 | Biz ise o ülkede ezilenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve Firavun'un yerine geçirmek istiyorduk. |
| 6 | Onları yeryüzünde işbaşına getirmek suretiyle, Firavun, Haman ve ordularına korktuklarının başlarına geleceğini gösterelim istiyorduk. |
| 7 | Bu amaçla Musa'nın annesine, "Onu emzir, ona zarar gelmesinden korkarsan kendisini denize bırak ve artık korkup üzülme. Merak etme onu sana geri getireceğiz ve kendisini elçilerden biri yapacağız." diye vahyettik. |
| 8 | Nihayet Firavun hanedanından biri onu kaybolmuş bir halde bulup aldı. Zira o ileride başlarına dert açacak, onlara düşman kesilecekti. Doğrusu böyle yapmakla Firavun da, Haman da, askerleri de kendi kuyularını kazacak bir iş yapmış oluyorlardı. |
| 9 | Karısı Firavun'a: "Bu bebek gözümüzün nuru gönlümüzün neşesi olabilir. Ne olur bunu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur veya evlât ediniriz." dedi. Olacakların farkında bile değillerdi. |
| 10 | Bu arada Musa'nın annesi evlât acısıyla sabahlara kadar uyuyamadı. Öyle ki verdiğimiz söze inanması için kalbine kuvvet vermeseydik, az kalsın Musa'yı kendisinin denize bıraktığını söyleyiverecekti. |
| 11 | Annesi Musa'nın ablasına: "Onun izini bırakma..!" demişti. O da saraydaki lere fark ettirmeden uzaktan uzağa gözetledi. |
| 12 | Musa'nın daha ilk günden itibaren başkasından süt emmesini engellemiştik. Ablası gidip: "Sizin adınıza bu bebeğin bakımını üstlenecek ve ona iyi davranacak bir bakıcı aile bulayım mı?" dedi. |
| 13 | Böylece Musa'yı annesine geri verdik ki annesinin gözü aydın olsun, üzülmesin. Allah'ın sözünün kesinlikle gerçek olduğunu bilsin. Fakat çoğu kimse bunun böyle olduğunun bilincinde değildir. |
| 14 | Böylece Musa ergenlik çağına gelince ona bilgi ve bilgelik verdik. İşte Biz, güzel ahlâk sahiplerine böyle karşılık veririz. |
| 15 | Bir gün Musa, halkı işiyle gücüyle uğraştığı bir sırada şehre indi. Orada dövüşmekte olan iki adam gördü. Biri kendi taraftarlarından, diğeri düşmanlarındandı. Kendi taraftarlanndan olan, düşmanlarından olana karşı kendisinden yardım istedi. Musa bir yumruk atınca adam oracıkta ölüverdi. Bunun üzerine: "Hay aksi, bu şeytan gerçekten yoldan çıkanr, insanın apaçık düşmanıdır." dedi. |
| 16 | Musa: "Ey Rabbim, doğrusu ben kendime yazık ettim, beni affet" dedi. Rabbi de onu bağışladı. O çok bağışlayıcıdır, sevgi ve merhamet kaynağıdır. |
| 17 | "Ey Rabbim, bana lütufta bulunduğun şeyler hakkı için, günaha batmış olanlara asla destek vermeyeeğim" dedi. |
WhatsApp ile iletişim