- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (66. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| el-FURKÂN | |
| 34 | Yüzükoyun cehenneme (sürülüp) toplanacak olanlar; işte onlar, yerleri en kötü, yolları en sapık olanlardır. |
| 35 | Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik, kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık. |
| 36 | "Ayetlerimizi yalan sayan kavme gidin" dedik. Sonunda, (yola gelmediklerinden) onları yerle bir ediverdik. |
| 37 | Nuh kavmine gelince, peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde onları, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık. |
| 38 | Ad'ı, Semûd'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha birçok nesilleri de (inkârcılıklarından ötürü helâk ettik). |
| 39 | Onların her birine (uymaları için) misaller getirdik; (ama öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik. |
| 40 | (Resûlüm!) Andolsun (bu Mekkeli putperestler), belâ ve felâket yağmuruna tutulmuş olan o beldeye uğramışlardır. Peki onu görmmüyorlar mıydı? Hayır, onlar öldükten sonra dirilmeyi ummamaktadırlar. |
| 41 | Seni gördükleri zaman: "Bu mu Allah'ın peygamber olarak gönderdiği!" diyerek hep seni alaya alıyorlar. |
| 42 | "Şayet tanrılarımıza inanmakta sebat göstermeseydik, gerçekten bizi neredeyse tanrılarımızdan saptıracaktı" diyorlar. Azabı gördükleri zaman, asıl kimin yolunun sapık olduğunu bilecekler! |
| 43 | Kötü duygularını kendisine tanrı edinen kimseyi gördün mü? Sen (Resûlüm!) ona koruyucu olabilir misin? |
| 44 | Yoksa sen, onların çoğunun gerçekten (söz) dinleyeceğini yahut düşüneceğini mi sanıyorsun? Hayır, onlar hayvanlar gibidir, hatta onlar yolca daha da sapıktırlar. |
| 45 | Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra biz güneşi, ona delil kıldık. |
| 46 | Sonra onu (uzayan gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik (kısalttık). |
| 47 | Sizin için geceyi örtü, uykuyu istirahat kılan, gündüzü de dağılıp çalışma (zamanı) yapan, O'dur. |
| 48 | Rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen O'dur. Biz, ölü toprağa can vermek, yarattığımız nice hayvanlara ve nice insanlara su vermek için gökten tertemiz su indirdik. |
| 49 | Rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen O'dur. Biz, ölü toprağa can vermek, yarattığımız nice hayvanlara ve nice insanlara su vermek için gökten tertemiz su indirdik. |
| 50 | Andolsun bunu, insanların öğüt almaları için, aralarında çeşitli şekillerde anlatmışızdır; ama insanların çoğu ille nankörlük edip diretmiştir. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| FURKAN | |
| 34 | Yüzükoyun cehennemi boylayacak olanları, işte o yoldan çıkmışları, çok berbat bir yer bekliyor. |
| 35 | İyi dinleyin! Musa'ya kitabı verdik. Kardeşi Harun'u da yardımcısı yaptık. |
| 36 | "Ayetlerimizi yalanlayan o topluluğa gidin" dedik. Sonunda o topluluğu yerle bir ederek helak ettik. |
| 37 | Nuh halkını da elçilerine kâfirlik ettiklerinde suda boğduk ve kendilerini insanlara bir ibret yaptık. Zâlimlere de acı bir azap hazırladık. |
| 38 | Ad, Semud, Ress halkı ve bunlar arasında gelip geçen nice nesiller... |
| 39 | Bunların her birine örneklerle nice öğütler verdik. Sonunda hepsini yerle bir ettik. |
| 40 | Açın gözünüzü! O afet yağmuruna tutulan memleketin yanından geçtiler. Orada neler olduğunu görmediler mi? Hayır, bunların dirilip hesap vermeye dair hiçbir endişeleri yok. |
| 41 | Seni görünce, "Allah, peygamber olarak bunu mu göndermiş?" |
| 42 | "Eğer direnmeseydik ciddî ciddî bizi tanrılarımızdan saptıracaktı" diye alay ediyorlar. Fakat kendilerini bekleyen azabı görünce kimin sapıtmış olduğunu görecekler. |
| 43 | Heva ve hevesini tanrılaştırana bak... Böyle birinden sen mi sorumlu olacaksın? |
| 44 | Yoksa sen onların çoğunun sözden anladıklarını veya akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun? Hayvan gibidir onlar, hatta daha da aşağılık bir yoldalar. |
| 45 | Ey insanoğlu! Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmüyor musun? İsteseydi onu durdururdu. Sonra güneşi ona nasıl yol gösterici yapmışız. |
| 46 | Sonra da onu kendimize doğru yavaş yavaş nasıl çekmişiz. |
| 47 | Sizin için geceyi örtü, uykuyu dinlenme, gündüzü de yeniden hayata başlama vakti yapan O'dur. |
| 48 | Rüzgârları sevgi ve merhametinin muştulayıcısı olarak gönderip, ardından gökten tertemiz su yağdıran O'dur. |
| 49 | Böylece ölü bir beldeyi canlandırıyor, yarattığımız nice hayvanları ve insanları suya kavuşturuyoruz. |
| 50 | Doğrusu böyle yapmakla biz bütün bunları gözler önüne seriyoruz. Belki ibret alıp üzerinde düşünürler diye. Ne var ki insanların çoğu inat etmekte ve nankörlükten başkasına yanaşmamaktadır. |
WhatsApp ile iletişim