Kur'an (119. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası)
  el-KASAS
35 Allah buyurdu: Seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size öyle bir kudret vereceğiz ki, âyetlerimiz (mucize yardımlarımız) sayesinde onlar size erişemiyecekler. Siz ve size tâbi olanlar üstün geleceksiniz.
36 Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince: Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.
37 Musa şöyle dedi: Rabbim, kendi katından kimin hidayet (hakka rehberlik) getirdiğini ve hayırlı âkıbetin kime nasip olacağını en iyi bilendir. Muhakkak ki, zalimler iflâh olmazlar.
38 Firavun: Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân! Haydi benim için çamur üzerine ateş yak (ve tuğla imal et), bana bir kule yap ki Musa'nın tanrısına çıkayım; ama sanıyorum, o mutlaka yalan söyleyenlerdendir, dedi.
39 O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
40 Biz de onu ve askerlerini yakalayıp denize atıverdik. Bak işte, zalimlerin sonu nice oldu!
41 Onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
42 Bu dünyada arkalarına lânet taktık. Onlar, kıyamet gününde de kötülenmişler arasındadır.
43 Andolsun biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa'ya, -düşünüp öğüt alsınlar diye- insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı (Tevrat'ı) vermişizdir.
44 (Resûlüm!) Musa'ya emrimizi vahyettiğimiz sırada, sen batı yönünde bulunmuyordun ve (o hadiseyi) görenlerden de değildin.
45 Bilakis biz nice nesiller var ettik de, onların üzerinden uzun zamanlar geçti. Sen, âyetlerimizi kendilerinden okuyarak öğrenmek üzere Medyen halkı arasında oturmuş da değilsin; aksine (onları sana) gönderen biziz.
46 (Musa'ya) seslendiğimiz zaman da, sen Tûr'un yanında değildin. Bilakis, senden önce kendilerıne uyarıcı (peygamber) gelmeyen bir kavmi uyarman için Rabbinden bir rahmet olarak (orada geçenleri sana bildirdik); ola ki düşünüp öğüt alırlar.
47 Bizzat kendi yaptıklarından dolayı başlarına bir musibet geldiğinde: Rabbimiz! Ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de, âyetlerine uysak ve müminlerden olsaydık! diyecek olmasalardı (seni göndermezdik).
48 Fakat onlara tarafımızdan o hak (Peygamber) gelince: "Musa'ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilmeli değil miydi?" dediler. Peki, daha önce Musa'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? "Birbirini destekleyen iki sihir!" demişler ve şunu söylemişlerdi: Doğrusu biz hiçbirine inanmıyoruz.
49 (Resûlüm!) De ki: Eğer doğru sözlüler iseniz, Allah katından bu ikisinden (bana ve Musa'ya inen kitaplardan) daha doğru bir kitap getirin de ben ona uyayım!
50 Eğer sana cevap veremezlerse, bil ki onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar. Allah'tan bir yol gösterici olmaksızın kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir! Elbette Allah zalim kavmi doğru yola iletmez.
51 Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (vahyi) birbiri ardınca yetiştirmişizdir (aralıksız vahiylerimizi göndermişizdir).
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası)
  KASAS
35 Allah: "Pazunu kardeşinle güçlendireceğiz ve size öyle bir güç vereceğiz ki size dokunamayacaklar. Ayetlerimiz sayesinde zafer sizin ve size uyanların olacak!" dedi.
36 Fakat Musa apaçık ayetlerimizle onlara varınca: "Bu yaptıkların sahte bir sihir, bu söylediklerini ise öteden beri atalarımızdan hiç duymadık." dediler.
37 Musa da: "Kimin doğru yolu göstermek için geldiğini ve bu ülkenin sonunda kime kalacağını en iyi bilen Rabbim'dir. Açıkçası zâlimler kurtuluşa eremezler!" dedi.
38 Firavun ise şöyle dedi: "Ben, sizin için benden başka bir tanrı bilmiyorum. Ey Haman, haydi bana tuğlalardan bir kule yap. Belki Musa'nın tanrısına çıkarım. Fakat bence bu adam kesinlikle yalancının biri."
39 Böylece Firavun ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve sandılar ki bize döndürülmeyecekler.
40 Biz de onu ve ordularını kıskıvrak yakalayıp denize gömdük. Bak ki zâlimlerin sonu nasıl oldu.
41 Onları ateşe çağıran çete elebaşları yaptık. Kıyamet gününde asla yardım göremeyecekler.
42 Bu dünyada arkalarından nefretle anılacak bir damga vurduk. Kıyamet gününde de kendilerinden nefret edilecek.
43 Açın kulağınızı! Biz Musa'ya o kitabı, ilk nesilleri helak ettikten sonra, insanların vicdanlarını harekete geçirsin, doğru yolu göstersin, sevgi ve merhameti yaysın diye vermiştik. Belki düşünür, ibret alırlar.
44 Şimdi, Musa'ya emri vahyettiğimiz sırada sen o kutlu vadinin sağ yamacında yoktun. Onun devrinde olup bitenlerin hiçbirisini görmedin.
45 Fakat onlardan sonra daha nice nesiller yarattık, çağlar geldi geçti. Sen ayetlerimizi okuyup öğrenmek için Medyen halkının içinde de yaşamadın. Fakat o elçileri gönderen hep bizdik, biz...
46 Evet, seslendiğimiz zaman Sina Dağı'nın yamacında da yoktun. Fakat Rabbin seni uyuyan bir halkı uyandırasın, sevgi ve merhameti yayasın diye gönderdi. Belki düşünüp ibret alırlar.
47 Kendi günahları ile birlikte bir afet onlan yakaladığında: "Ey Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de ayetlerine uyup iman etseydik!" demesinler artık.
48 Fakat şimdi onlara katımızdan hak geldiği zaman: "Niçin Musa'ya verilenin aynısı verilmedi?" dediler. Oysa bundan önce Musa'ya verileni de inkâr etmemişler miydi? Onlar: "Al birini vur ötekine, ikisi de aldatmaca" ve "Biz hiçbirine inanmıyoruz." dediler.
49 Söyle onlara: "Eğer doğru söylüyorsanız Allah katından doğru yolu bu ikisinden daha iyi gösteren bir kitap getirin, ben de ona uyayım."
50 Eğer yine çağrına uymazlarsa, artık bil ki, onlar sadece kendi heva ve heveslerinin peşinden gidiyorlar. Allah'ın gösterdiği doğru yolda yürümeyip sırf kendi heva ve heveslerinin peşinden giden kimselerden daha şaşkın kim olabilir? Allah zâlimler güruhunu doğru yolda yürütmez.
51 İyi dinleyin..! Biz, belki zihin tutulmaları açılır diye hiç durmadan "söz" indirdik.