Kur'an (84. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası)
  TAHA
120 Derken şeytan onun aklını karıştırıp "Ey Adem! dedi, sana ebedîlik ağacını ve sonu gelmez bir saltanatı göstereyim mi?"
121 Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.
122 Sonra Rabbi onu seçkin kıldı; tevbesini kabul etti ve doğru yola yöneltti.
123 Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.
124 Kim de beni anmaktan yüz çevirirse şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu, kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.
125 O: Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin? Oysa ben, hakikaten görür idim!, der.
126 (Allah) buyurur ki: İşte böyle. Çünkü sana âyetlerimiz geldi; ama sen onları unuttun. Bugün de aynı şekilde sen unutuluyorsun!
127 Doğru yoldan sapanı ve Rabbinin âyetlerine inanmayanı işte böyle cezalandırırız. Ahiret azabı, elbette daha şiddetli ve daha süreklidir.
128 Bizim, onlardan önce nice nesilleri helâk etmiş olmamız kendilerini yola getirmedi mi? Halbuki onların yurtlarında gezip dolaşırlar. Bunda, elbette ki akıl sahipleri için nice ibretler vardır.
129 Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, (ceza onlar için de dünyada) kaçınılmaz olurdu.
130 (Resûlüm!) Sen, onların söylediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgü ile tesbih et; gecenin bir kısım saatleri ile gündüzün etrafında (iki ucunda) da tesbih et ki, sen, Allah'tan hoşnut olasın, (Allah da senden!).
131 Sakın, kendilerini denemek için onlardan bir kesimi faydalandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine gözlerini dikme! Rabbinin nimeti hem daha hayırlı, hem de daha süreklidir.
132 Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir.
133 Onlar: (Muhammed) bize Rabbinden bir mucize getirmeli değil miydi? dediler. Önce gelen kitaplardakinin apaçık delili (Kur'an) onlara gelmedi mi?
134 Eğer biz, bundan (Kur'an'dan) önce onları bir azapla helâk etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: Ya Rabbi! Bize bir elçi gönderseydin de, şu aşağılığa ve rüsvaylığa düşmeden önce âyetlerine uysaydık!
135 De ki: Herkes beklemektedir: Öyle ise siz de bekleyin. Yakında anlayacaksınız; doğru düzgün yolun yolcuları kimmiş ve hidayette olan kimmiş!
  el-VÂKIA
1 Kıyamet koptuğu zaman,
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası)
  TAHA
120 Derken şeytan ona sinsice fısıldayarak: "Ey Âdem, sana son sınırına kadar toplamayı, yani yıkılmayacak bir mülkün yolunu göstereyim mi?" dedi.
121 Böylece her ikisi de yasak ağaçtan yediler. Çirkin yerleri kendilerine açılıp göründü. Üzerlerine yeşil bahçe yaprağından örtmeye başladılar. Âdem Rabbine karşı gelmiş, yoldan çıkmıştı.
122 Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul ederek doğru yola iletti.
123 Allah: "Hep birlikte dağılın, kiminiz kiminize düşman olarak... Sonra ne zaman size benden bir doğru yolu gösteren gelir de, her kim benim bu yoluma uyarsa, işte o, sapıklığa düşmez ve mutsuz olmaz."
124 "Her kim de beni unutursa darlanır durur ve onu kıyamet günü kör olarak diriltiriz" dedi.
125 O der ki: "Ey Rabbim beni niçin kör olarak dirilttin? Oysa ben gayet iyi görüyordum."
126 Allah: "Öyle... Sana ayetlerimiz geldi de sen onları unuttun. Bugün de sen böyle unutulacaksın" buyurur.
127 İşte haddi aşıp Rabbinin ayetlerine inanmayanların bizden göreceği karşılık budur. Ahiret azabı çok daha çetin ve çok daha kalıcıdır.
128 Kalıntıları üzerinde gezinip durdukları, o yok ettiğimiz önceki çağların nesillerine bakıp da doğru yola gelmezler mi? Akıl sahipleri için bunda nice ibretler vardır.
129 Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz olmasaydı kesinlikle azap yakalarına yapışırdı. Fakat tanınmış bir süre var.
130 Şu halde onların dediklerine sabret. Güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini överek yücelt. Gece saatlerinde de, gündüzün uçlarında da, O'nu yücelt ki hoşnutluğa eresin.
131 Sakın, onlardan çoğunu sınamak için dünya hayatının parlak cazibesi olarak sunduğumuz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı hem daha hayırlı, hem daha kalıcıdır.
132 Çevrendekilere birbirine destek olmayı / dayanışmayı emret. Sen de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Unutma ki gelecek, sakınanlarındır.
133 Diyorlar ki: "Rabbinden bir mucize getirse ya!" Peki, daha önceki sayfalarda yer alan, o söze dayalı apaçık deliller onlara da gelmedi mi?
134 Eğer biz onları bundan önce azap ile helak etmiş olsaydık bu sefer de: "Ey Rabbimiz, ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de böyle rezil rüsva olmadan önce ayetlerine uysaydık!" diyeceklerdi.
135 Söyle onlara: "Hepimiz gözlemekteyiz, siz de gözleyin bakalım. Yakında kimin doğru yolda olduğunu, dosdoğru yürüyenlerin kimler olduğunu bileceksiniz."
  VAKIA
1 Büyük olay patlak verdiği zaman,