- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (114. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| en-NEML | |
| 43 | Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler (o zamana kadar tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkârcı bir kavimdendi. |
| 44 | Ona: Köşke gir! dendi. Melike onu görünce derin bir su sandı ve eteğini yukarı çekti. Süleyman: Bu, billûrdan yapılmış, şeffaf bir zemindir, dedi. Melike de di ki: Rabbim! Ben gerçekten kendime yazık etmişim. Süleymanla beraber âlemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum. |
| 45 | Andolsun ki, "Allah'a kulluk edin!" (demesi için) Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Hemen birbiriyle çekişen iki zümre oluverdiler. |
| 46 | Sâlih dedi ki: Ey kavmim! İyilik dururken niçin kötülüğe koşuyorsunuz? Allah'tan mağfiret dileseniz olmaz mı? Belki size merhamet edilir. |
| 47 | Şöyle dediler: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. Sâlih: Size çöken uğursuzluk (sebebi), Allah katında (yazılı) dır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi. |
| 48 | O şehirde dokuz kişi (elebaşı) vardı ki, bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, iyilik tarafına hiç yanaşmıyorlardı. |
| 49 | Allah'a and içerek birbirlerine şöyle dediler: Gece ona ve ailesine baskın yapalım (hepsini öldürelim); sonra da velisine: "Biz (Sâlih) ailesinin yok edilişi sırasında orada değildik, inanın ki doğru söylüyoruz" diyelim. |
| 50 | Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik. |
| 51 | Bak işte, tuzaklarının âkıbeti nice oldu: Onları da; (kendilerine uyan) kavimlerini de (nasıl) toptan helâk ettik! |
| 52 | İşte haksızlıkları yüzünden çökmüş evleri! Anlayan bir kavim için elbette bunda bir ibret vardır. |
| 53 | İman edip Allah'a karşı gelmekten sakınanları ise kurtardık. |
| 54 | Lût'u da (peygamber olarak kavmine gönderdik.) Kavmine şöyle demişti: Göz göre göre hâla o hayâsızlığı yapacak mısınız? |
| 55 | (Bu ilâhî ikazdan sonra hâla) siz, ille de kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşacak mısınız? Doğrusu siz, beyinsizlikte devam edegelen bir kavimsiniz! |
| 56 | Kavminin cevabı sadece: "Lût ailesini memleketinizden çıkarın; çünkü onlar (bizim yaptıklarımızdan) uzak kalmak isteyen insanlarmış!" demelerinden ibaret oldu. |
| 57 | Bunun üzerine onu ve ailesini kurtardık. Yalnız karısı müstesna; onun geride (azaba uğrayanların içinde) kalmasını takdir ettik. |
| 58 | Onların üzerlerine müthiş bir yağmur indirdik. Bu sebeple, uyarılan (fakat aldırmayan) ların yağmuru ne kötü olmuştur! |
| 59 | (Resûlüm!) De ki: Hamd olsun Allah'a, selam olsun seçkin kıldığı kullarına. Allah mı daha hayırlı, yoksa O'na koştukları ortaklar mı? |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| NEML | |
| 43 | Daha önce Allah'tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü kâfirlerle / gerçeği örtenlerle / hak yiyenlerle birlikteydi. |
| 44 | Kraliçe'ye "saraya gir" denildi. Kraliçe sarayın zemininde su var sandı ve eteğini yukarı çekti. Süleyman: "Bu, zemini camla döşenmiş bir saraydır" dedi. Kraliçe: "Ey Rabbim, gerçekten ben önce nefsime zulmetmişim. Artık Süleyman'la beraber âlemlerin Rabbi Allah için Müslüman oluyorum" dedi. |
| 45 | Semud'a da: "Allah için çalışın, O'na ibadet edin" diye kardeşleri Salih'i göndermiştik. Çok geçmeden birbirleriyle çekişip ikiye bölündüler. |
| 46 | Salih demişti ki: "Ey benim halkım... İyilikten önce niçin kötülüğü istiyorsunuz? Ne olur Allah'tan af dileseniz? Bakarsınız üzerinize sevgi ve merhamet yağar." |
| 47 | Onlar: "Biz, senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih: "Uğurumuz veya uğursuzluğumuz Allah'ın elindedir" dedi. Açıkçası, siz imtihan ediliyorsunuz. |
| 48 | Şehirde, yapıcı hiçbir işe yanaşmayan, boyuna yıkıcı davranıp fesat çıkaran dokuz çete vardı. |
| 49 | Allah'ın adını anarak kendi aralarında: "Bir gece evini basarak onu ailecek katledelim. Sonra yakınlarına "biz olay anında orada değildik, inanın hiçbir şeyden haberimiz yok deriz" diye anlaştılar. |
| 50 | Onlar böylece bir tuzak kurdular, fakat hiç fark edemeyecekleri şekilde biz de bir tuzak kurduk. |
| 51 | Şimdi bir bak, kurduğu tuzakların sonu ne oldu? Kendilerini ve avenesini toptan yerle bir ettik. |
| 52 | İşte onların yaşadığı yerler ve zulümleriyle birlikte viran olmuş ıssız evleri... Bu olayda bilen bir toplum için ibret alınacak nice dersler vardır. |
| 53 | Öte yandan iman edip sakınanları ise tabi ki kurtarmıştık. |
| 54 | Lut'a da peygamberlik verdik. Bir zamanlar halkına şöyle demişti: "Siz göz göre göre bu iğrençliği nasıl işliyorsunuz?" |
| 55 | "Kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Açıkçası siz ne yaptığınızı bilmiyorsunuz." |
| 56 | Buna halkının cevabı: "Şu Lut ve taraftarlarını memleketinizden kovun. Kendileri çok temiz insanlar ya..! "demekten başka bir şey olmadı. |
| 57 | Bunun üzerine Lut'u ve beraberindekileri kurtardık. Ancak karısının geride kalanlar arasında olmasını uygun gördük. |
| 58 | Onların üzerine öyle bir şey yağdırdık ki bir görseydin... Uyarılıp durdukları halde aldırış etmeyenlerin üzerlerine yağan ne berbat bir şeydi. |
| 59 | Şimdi söyle: "Bütün övgüler Allah'a ve selâm olsun O'nun seçtiği kullarına... Allah mı daha hayırlı yoksa ortak koştukları mı?" |
WhatsApp ile iletişim