Kur'an (39. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası)
  el-KAMER
37 Onlar Lût'un misafirlerine karşı kötülük yapmayı planlamışlardı. Hemen biz onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).
38 Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.
39 İşte azabımı ve uyanlarımı tadın! (denildi).
40 Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
41 Şüphesiz Firavun'un kavmine de uyarıcılar gelmişti.
42 Lâkin onlar bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize lâyık bir şekilde yakaladık.
43 Şimdi sizin kâfirleriniz, onlardan daha mı iyidirler? Yoksa kitaplarda sizin için bir berât mı var?
44 Yoksa "Biz, intikam almağa gücü yeten bir topluluğuz" mu diyorlar?
45 O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır.
46 Bilakis kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir ve o saat daha belâlı ve daha acıdır.
47 Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
48 O gün yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde "Cehennemin elemini tadın!" denir.
49 Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık.
50 Bizim buyruğumuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir.
51 Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helâk ettik. Düşünüp ibret alan yok mu?
52 Yaptıkları her şey kitaplarda (amel defterlerinde) mevcuttur.
53 Küçük büyük her şey satır satır yazılmıştır.
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası)
  KAMER
37 Gelen misafirlerini tacize kalkıştılar. Biz de onları böyle körkütük bir halde bırakarak, "uyarılarıma kulak asmamaya karşılık tadın bakalım azabımı " dedik.
38 Nitekim olan oldu ve azap kendilerini bir sabah yakalayıverdi.
39 Uyarılarıma kulak asmamaya karşılık tadın bakalım azabımı!
40 Açın kulağınızı! Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık, yok mu düşünen?
41 Firavun'un âvanesine de, kendilerini neyin beklediği konusunda uyaran elçiler geldi.
42 Ayetlerimizin hepsine, "yalan bütün bunlar" dediler. Biz de yaptıklarına, üstün ve güçlü birine yaraşır bir şekilde karşılık verdik.
43 Şimdi... Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı iyi? Yoksa beraat ettiğinize dair yazılı bir belge mi var?
44 Demek, "biz birleşmiş güçlü kuvvetli bir topluluğuz" diyorlar...
45 Kuvvetleri yakında dağılacak ve tabana kuvvet kaçacaklar.
46 Onları çok daha acı ve feci bir son (saat) bekliyor.
47 O günaha batmış olanlar şaşırıp afallayacaklar.
48 Yüzükoyun ateşi boylayacakları gün... "Ateş nasıl yakarmış, tadın bakalım."
49 Biz her şeyi belirli bir kapasiteyle yarattık.
50 İşimiz, göz kırpması gibi anlık bir iştir.
51 Açın kulağınızı! Sizin gibi nice grupları helak ettik. Yok mu düşünen?
52 Yaptıkları her şey kayda geçti.
53 Küçük büyük hepsi, tek tek yazıldı.