Kur'an (93. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası)
  er-RÛM
42 (Resûlüm!) De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha öncekilerin âkıbetleri nice oldu, görün. Onların çoğu müşrik idi.
43 Allah katından, dönüşü olmayan bir gün (kıyamet günü) gelmeden önce yönünü o gerçek dine çevir! O gün (insanlar) bölük bölük ayrılacaklardır.
44 Kim inkâr ederse, inkârı kendi aleyhine olur. İyi işler yapanlara gelince, onlar da kendileri için (cennetteki yerlerini) hazırlamış olurlar.
45 Zira Allah, iman edip iyi işler yapanlara kendi lütfundan karşılık verecektir. Şüphesiz O, kâfirleri sevmez.
46 Size rahmetinden tattırsın, emriyle gemiler yüzsün, fazlından (nasibinizi) arayasınız ve şükredesiniz diye (hayat ve bereket) müjdecileri olarak rüzgârları göndermesi de Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir.
47 Andolsun ki, biz senden önce kendi kavimlerine nice peygamberler gönderdik de onlara açık deliller getirdiler. (Onları dinlemeyip) günaha dalanların ise cezalarını hakkıyla vermişizdir. Müminlere yardım etmek de bize düşer.
48 Allah O'dur ki, rüzgârları gönderir, bunlar da bulutu kaldırır. Derken, Allah onu gökte dilediği gibi yayar ve parça parça eder; nihayet arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah dilediği kullarına yağmuru nasip edince, onlar seviniverirler.
49 0ysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.
50 Allah'ın rahmetinin eserlerine bir bak: Arzı, ölümünün ardından nasıl diriltiyor! Şüphesiz O, ölüleri de mutlaka diriltecektir. O, her şeye kadirdir.
51 Andolsun ki, bir rüzgâr göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, ardından muhakkak nankörlüğe başlarlar.
52 (Resûlüm!) Elbette sen ölülere duyuramazsın; arkalarını dönüp giderlerken sağırlara o daveti işittiremezsin.
53 Körleri de sapıklıklarından (vazgeçirip) doğru yola iletemezsin. Ancak teslimiyet göstererek âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.
54 Sizi güçsüz yaratan, sonra güçsüzlügün ardından kuvvet veren ve sonra kuvvetin ardından güçsüzlük ve ihtiyarlık veren, Allah'tır. O, dilediğini yaratır. O, hakkıyla bilendir, üstün kudret sahibidir.
55 Kıyamet koptuğu gün, günahkârlar, (dünyada) ancak pek kısa bir süre kaldıklarına yemin ederler. İşte onlar, (dünyada da haktan) böyle döndürülüyorlardı.
56 Kendilerine ilim ve iman verilenler şöyle derler: Andolsun ki siz, Allah'ın yazısında (hükmedildiği gibi) yeniden dirilme gününe kadar kaldınız. İşte bugün yeniden dirilme günüdür; fakat siz onu tanımıyordunuz.
57 Artık o gün, zulmedenlerin (beyan edecekleri) mazeretleri fayda vermeyeceği gibi, onlardan Allah'ı hoşnut etmeye çalışmaları da istenmez.
58 Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlar için her çeşit misale yer vermişizdir. Şayet onlara bir mucize getirsen inkârcılar kesinlikle şöyle diyeceklerdir: Siz ancak bâtıl şeyler ortaya atmaktasınız.
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası)
  RUM
42 Söyle onlara: "Yeryüzünde gezin de önceki çağlarda yaşayanların sonu ne olmuş bir bakın." Onların da çoğu ortak koşanlardan idi.
43 Öyleyse Allah'ın kaçınılmaz günü gelmezden önce yüzünü o gerçek hayat dinine çevir. O gün kimin ne olduğu ayan beyan ortaya çıkacak.
44 Her kim kâfirlik ederse sonucuna katlanır. Kim de iyiliğe, güzelliğe, doğruluğa kendini adarsa iyi bir hazırlık yapmış olur.
45 İman edip iyilik, güzellik, doğruluk için çalışanların karşılığını engin cömertliğinden bol bol verecektir. Allah kâfirleri asla sevmez.
46 Emriyle yağmuru müjdeleyen rüzgârlar göndermesi, yelkenli gemileri onunla yüzdürmesi, böylece siz karada ve denizde O'nun lütfunu ararken üzerinize sevgi ve merhametini yağdırmış olması, O'nun ayetlerindendir. Artık şükür diye bir şey aklınıza gelir halhalde?
47 Senden önceki çağların halklarına kendi içlerinden birçok peygamber gönderdik. Onlara söze dayalı apaçık deliller getirdiler. Günaha batıp gitmiş olanlardan intikam alırken, iman edenlere / güvenenlere yardım etmek üzerimizde bir hak oldu.
48 Bulutları yükseklere kaldırsın diye rüzgârları estiren O'dur. Öyle ki bulutları göklerde dolaştırıp dizi dizi yayar. Derken içlerinden yağmurların boşaldığını görürsün. Nihayet istediği kullarının üzerine yağdırarak onları sevince boğar.
49 Oysa daha önce hasretle bekledikleri yağmurdan artık ümitlerini kesmişlerdi.
50 Allah'ın sevgi ve merhametinin yansımalarına bir bakın, ölü toprağa nasıl hayat veriyor. Ölüler de işte böyle canlanacak. Kesinlikle..! O'nun her şeye gücü yeter.
51 Böyleyken gönderdiğimiz rüzgârın bitkilerine zarar verdiğini görünce insanoğlu, hemen nankörlük etmeye başlar.
52 Demek ki sen ölülere duyuramazsın. Çağrına sırtını dönmüş giden sağırlara da duyuramazsın.
53 Körleri de sapıklıktan vazgeçirip doğru yolda yürütemezsin. Sen ancak ayetlerimize iman etmeye meyyal olanlara duyurabilirsin. Ancak onlar müslüman olurlar.
54 Sizi biçare bir halde yaratan, sonra güç kuvvet veren, sonra tekrar yaşlı bir biçareye çeviren O'dur. O neyi uygun görürse onu yaratıyor. O her şeyi biliyor, O'nun her şeye gücü yeter.
55 Kıyamet gelip çattığında, günah küpü haline gelmiş olanlar, dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin edecekler. Zaten böyle kendilerini kandırıp durmuşlardı.
56 Oysa bilgi ve imanla donanmış olanlar: "Açıkçası siz, Allah'ın kitabı hakkında kıyamete kadar bekleyip durdunuz. İşte o kitapta sözü edilen kıyamet günü bu! Fakat sizin gözünüz hiç bir şey görmüyordu" diyecekler.
57 Ne var ki zâlimlerin mazeret beyan edip yola gelmeleri için o gün artık çok geç...
58 Velhasıl bu Kur'an'da vermediğimiz örnek neredeyse kalmadı. Fakat yine de ne söylersen söyle o kâfirler: "Hikâye, boş lâflar bunlar" diyorlar.