- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (334. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| el-HAŞR | |
| 5 | Hurma ağaçlarından, herhangi birini kesmeniz veya olduğu gibi bırakmanız hep Allah'ın izniyledir ve O'nun yoldan çıkanları rezil etmesi içindir. |
| 6 | Allah'ın, onlardan (mallarından) Peygamberine verdiği ganimetler için siz at ve deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini dilediği kimselere karşı üstün kılar. Allah her şeye kadirdir. |
| 7 | Allah'ın, (fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir. |
| 8 | (Allah'ın verdiği bu ganimet malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır. |
| 9 | Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. |
| 10 | Bunların arkasından gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin! |
| 11 | Münafıkların, kitap ehlinden inkâr eden dostlarına: Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız. Eğer savaşa tutuşursanız, mutlaka yardım ederiz, dediklerini görmedin mi? Allah, onların yalancı olduklarına şahitlik eder. |
| 12 | Andolsun, eğer onlar çıkarılsalar, onlarla beraber çıkmazlar; savaşa tutuşmuş olsalar, onlara yardım etmezler; yardım etseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez. |
| 13 | Onların içlerinde size karşı duydukları korku, Allah'a olan korkularından daha şiddetlidir. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur. |
| 14 | Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar. Kendi aralarındaki savaşları ise çetindir. Sen onları derli toplu sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur. |
| 15 | (Onların durumu) kendilerinden az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların durumu gibidir. Onlara acıklı bir azap vardır. |
| 16 | Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana "İnkâr et" der. İnsan inkâr edince de: Ben senden uzağım, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım, der. |
| 17 | Nihayet ikisinin de sonu, içinde ebedî kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, zalimlerin cezasıdır. |
| 18 | Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. |
| 19 | Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir. |
| 20 | Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli, isteklerine erişenlerdir. |
| 21 | Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| HAŞR | |
| 5 | Siz herhangi bir hurma ağacını kesip devirdiniz veya kökleri üzerinde ayakta bıraktıysanız, hepsi Allah'ın izniyleydi. Yaptıkları antlaşmadan tek yanlı dönmelerine karşılık olsun içindi. |
| 6 | Allah'ın peygamberine, düşmandan savaşsız ele geçirmesini sağladığı gelire gelince, siz onun için ne at koşturdunuz ne de deve... Allah ise elçilerini müstahak gördüğü kimselere üstün kılar. Allah'ın her şeye gücü yeter. |
| 7 | Allah'ın peygamberine diğer memleketlerden savaşsız ele geçirmesini sağladığı o gelirler, içinizden sadece zenginler arasında dönüp dolaşan bir devlete dönüşmesin dîye Allah'a, peygamberine, gariplere, öksüzlere, yoksullara ve sokakta kalmışlara aittir. Peygamber size ne emrederse tutun, yasakladığından da sakının. Sakının, Allah'ın tokadı çok çetindir. |
| 8 | Yine o gelirler, yurtlarından çıkarılıp mallarına el konulan yoksul göçmenlere aittir. Çünkü onlar Allah'tan bir genişlik ve hoşnutluk aramaktadırlar. Allah'a ve peygamberine yardım etmişlerdir. İşte onlar sözü namus bilenlerdir. |
| 9 | Daha önceden buraları yurt edinmiş ve iman kalplerine yerleşmiş olanlar, göçmenleri sevgiyle bağrına basarlar ve onlara verilenlerden dolayı haset etmezler. Kendilerinin ihtiyacı olsa bile onları kendilerine tercih ederler. Kim bencilce hırslarından arınırsa işte onlar kurtulmuşlardır. |
| 10 | Onlardan sonra gelenler ise: "Ey Rabbimiz, bizleri ve önceden iman ederek bizleri geçmiş olan kardeşlerimizi bağışla. İçimizden iman etmiş olanlara karşı kin besletme. Ey Rabbimiz, sen çok şefkatlisin, sevgin ve merhametin sonsuzdur. Bundan hiç şüphemiz yok!" diye dua ederler. |
| 11 | Şu münafıkları görüyorsun değil mi? Kitap ehlinden kâfirlik yapan işbirlikçilerine: "Eğer sizi sürerlerse elbette biz de sizinle birlikte çıkarız. Sizin aleyhinize asla kimseye itaat etmeyiz . Size karşı olası bir savaşta mutlaka yanınızda oluruz" diyorlar. Fakat Allah görüyor, onlar kesinlikle yalancıdır. |
| 12 | Oysa eğer sürülseler onlarla birlikte çıkmazlar. Eğer onlara savaş açılırsa onların yanında da yer almazlar. Yer alsalar bile kesin arkalarını döner kaçarlar. Sonra da kimseden yardım göremezler. |
| 13 | Yüreklerine sizin saldığınız korku, Allah korkusundan daha fazladır. Bu, derinlikli düşünmekten yoksun birer dar kafalı olmalarından dolayıdır. |
| 14 | Onlar sizinle yalınkılıç savaşamazlar. Ancak korumalar arkasından veya cephe gerisinden savaşabilirler. Kendi aralarında ise şiddetli rekabet halindedirler. Geriden yek vücut görünürler, oysa kalpleri paramparçadır. Bu, sebepsonuç ilişkilerini kavrayamayan birer aptal olmalarından dolayıdır. |
| 15 | Bunların sonu az öncekilerden farklı olmayacak. Onlar da yaptıklarının cezasını tatmışlardı. Dahası, onları acı bir azap da bekliyor. |
| 16 | Tıpkı şeytan örneğinde olduğu gibi... Hani insana "inkâr et" der, inkar edince de "benim seninle alakam yok, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım" deyiverir. |
| 17 | Velhâsıl her iki güruhun akıbeti de ebedi ateş olacak. İşte ömrü zulüm ve haksızlık yapmakla geçenlerin görüp göreceği budur... |
| 18 | Ey iman edenler! Sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın. Sakının. Çünkü Allah, yaptığınız her şeyden haberdar oluyor. |
| 19 | Allah'ı unutan ve bu yüzden de Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir. |
| 20 | Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennete girmeyi hak edenler kurtuluşa erenlerdir. |
| 21 | Biz bu Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık, onun Allah korkusu ve titremesinden ezilip büzülerek, paramparça olduğunu görürdün. İşte böyle örnekler veriyoruz ki insanların düşünme melekeleri açılsın. |
WhatsApp ile iletişim