- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (55. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| SÂD | |
| 18 | Biz, dağları onun emrine vermiştik.Akşam sabah onunla beraber tesbih ederlerdi. |
| 19 | Kuşları da toplu halde onun emri altına vermiştik. Hepsi de ona uyarak zikir ve tesbih ederlerdi. |
| 20 | Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiş; ona hikmet ve güzel konuşma vermiştik. |
| 21 | (Ey Muhammed!), Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarına tırmanmışlardı. |
| 22 | Davud'un yanına girmişlerdi de Dâvud onlardan korkmuştu. "Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız, aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster" dediler. |
| 23 | (Onlardan biri şöyle dedi:) Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken "Onu da bana ver" dedi ve tartışmada beni yendi. |
| 24 | Davud: Andolsun ki, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuştur. Doğrusu ortakçıların çoğu, birbirlerinin haklarına tecâvüz ederler. Yalnız iman edip de iyi işler yapanlar müstesna. Bunlar da ne kadar az! dedi. Davud, kendisini denediğimizi sandı ve Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapandı, tevbe edip Allah'a yöneldi. |
| 25 | Sonra bu tutumundan dolayı onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır. |
| 26 | Ey Davud! Biz seni yeryüzünde halife yaptık. O halde insanlar arasında adaletle hükmet. Hevâ ve hevese uyma, sonra bu seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır. |
| 27 | Göğü, yeri ve ikisi arasındakileri biz boş yere yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Vay o inkâr edenlerin ateşteki haline! |
| 28 | Yoksa biz, iman edip de iyi işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Veya (Allah'tan) korkanları yoldan çıkanlar gibi mi sayacağız? |
| 29 | (Resûlüm!) Sana bu mübarek Kitab'ı, âyetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik. |
| 30 | Biz Davud'a Süleyman'ı verdik. Süleyman ne güzel bir kuldu! Doğrusu o, daima Allah'a yönelirdi. |
| 31 | Akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerine durup bir ayağını tırnağının üzerine diken çalımlı ve safkan koşu atları sunulmuştu. |
| 32 | Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı. |
| 33 | Süleyman: Gerçekten ben mal sevgisini, Rabbimi anmak için istedim, dedi. Nihayet güneş battı. (O zaman:) Onları (atları) tekrar bana getirin, dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başladı. |
| 34 | Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bırakıverdik, sonra o, yine eski haline döndü. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| SAD | |
| 18 | Biz dağları onun emrine amade kılmıştık. Sabah akşam onunla birlikte Allah'ı yüceltirlerdi. |
| 19 | Kuşları da toplu olarak onun emrine amade kılmıştık. Hepsi de onun Allah ile olan yürüyüşüne katılırlardı. |
| 20 | Böylece hem egemenliğini güçlendirmiş, hem de kendisine açık sözlü bir bilgelik vermiştik. |
| 21 | Bir de, Davud'un huzuruna gelen iki davacı olayı var; onlardan haberin var mı? Hani duvarı tırmanarak, |
| 22 | Davud'un yanına gelmişlerdi de adamlardan bayağı korkmuştu. Davud'a: "Korkma " demişlerdi. "Biz iki davacıyız, birimiz diğerinin hakkını yedi. Sen aramızda adaletle karar ver, haksızlık yapma, aramızı bularak bize doğru yolu göster." |
| 23 | Ardından: "Bu benim kardeşim. Onun doksan dokuz koyunu, benimse tek bir koyunum var. 'Onu da bana ver' diye tutturdu ve dediğini de yaptırdı " diye anlattı. |
| 24 | Davut dedi ki: "Koyununu kendi koyunlarına katmak istemekle doğrusu sana haksızlık etmiş. Zaten toplumda birçok kişi birbirine böyle haksızlık yapıyor. İman edip iyilik, güzellik, doğruluktan ayrılmayanlar ancak uzak kalabiliyor. Ama onlar da maalesef çok az... " Davut kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden af diledi, rükû ederek yere kapandı ve O'na yöneldi. |
| 25 | Biz de bu şekilde kendisini affettik. Dahası ona katımızdan bir yakınlık ve güzel bir dönüş hazırladık; hiç kuşkusuz... |
| 26 | Ey Davut! Biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. İnsanlar arasında adaletle hükmet. Heva ve hevesine uyma ki seni Allah yolundan saptırmasın. Çünkü Allah yolundan sapanları, hesap gününü unuttukları için şiddetli bir azap bekliyor. |
| 27 | Biz göğü, yeri ve arasındakileri, kâfirlerin sandığı gibi boş yere yaratmadık. Cehennemi boylayacak o kâfirlerin vay haline! |
| 28 | Yoksa iman edip iyilik, güzellik, doğruluk için çalışanları, yeryüzünü karıştıranlarla bir mi tutsaydık? Sakınanları, hiç yoldan çıkmışlarla aynı kefeye koyar mıyız? |
| 29 | Çağlar boyu yankısı sürecek bu kitabı sana,, aklı ve vicdanı olanlar ayetleri üzerinde düşünsünler ve ibret alsınlar diye indirdik. |
| 30 | Yine Davud'a Süleyman'ı bahşettik. O ne güzel kuldu. Bütün ömrünü Allah'ı yüceltmeye ve O'nun ile yürümeye adamıştı. |
| 31 | Kendisine akşam üstü üç ayağını basıp dördüncüsünü tırnağının üzerine dikerek durabilen safkan koşu atları gösterildiğinde bile: |
| 32 | "Ben güzel olan her şeyi severim, çünkü bana Rabbimi hatırlatır" derdi. Atlar gözden kayboluncaya kadar böyle söylenirdi. |
| 33 | Sonra, "geri getirin onları bana " der, bacaklarını ve boyunlarını şefkatle sıvazlardı. |
| 34 | Süleyman'ı imtihan etmiştik. Sağlığı öyle bozulmuştu ki tahtında sanki bir ceset oturuyordu. Sonra dönüp tekrar sağlığına kavuşunca: |
WhatsApp ile iletişim