- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (248. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| SEBE | |
| 40 | O gün Allah, onların hepsini toplayacak; sonra meleklere: Size tapanlar bunlar mıydı? diyecek. |
| 41 | (Melekler de:) Sen yücesi, bizim dostumuz onlar değil, sensin. Belki onlar cinlere tapıyorlardı. Çoğu onlara inanmıştı; diyecekler. |
| 42 | Bugün birbirinize ne fayda, ne de zarar vermeye gücünüz yeter. Biz zalim olanlara, yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! diyeceğiz. |
| 43 | Onlara apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman demişlerdi ki: Bu, sizi babalarınızın taptığı (putlardan) çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Ve yine bu (Kur'an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir, dediler. Hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler de: Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir, dediler. |
| 44 | Halbuki biz onlara okuyacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce onlara bir uyarıcı (peygamber) de göndermemiştik. |
| 45 | Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) inkâr etmişlerdi. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi. (Böyle iken), peygamberimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim nasıl olmuştu! |
| 46 | (Resûlüm! Onlara) de ki: Size bir tek öğüt vereceğim: Allah için ikişer ikişer ve teker teker ayağa kalkın, sonra da düşünün! Arkadaşınızda (peygamberde) hiçbir delilik yoktur! O ancak şiddetli bir azap gelip çatmadan evvel sizi uyaran bir peygamberdir. |
| 47 | De ki: Ben sizden bir ücret istemişsem, o sizin olsun. Ücretim yalnız Allah'a aittir. O, her şeye şahittir. |
| 48 | De ki: Kuşkusuz, Rabbim gerçeği ortaya koyar. Çünkü O, gaybı çok iyi bilendir. |
| 49 | De ki: Hak geldi; artık bâtıl ne bir şeyi ortaya çıkarabilir ne de geri getirebilir. |
| 50 | De ki: Eğer (haktan) saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer doğru yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır. |
| 51 | (Resûlüm!) Telaşa düştükleri zaman, bir görsen! Artık kurtuluş yoktur, yakın bir yerden yakalanmışlardır. |
| 52 | (İş işten geçtikten sonra:) "Ona inandık" demişlerdir, ama uzak yerden (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imana kavuşmak onlar için nasıl mümkün olur? |
| 53 | Halbuki daha önce onu (hakkı) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı. |
| 54 | Artık, bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına perde çekilmiştir. Şüphesiz onlar, kendilerini endişeye düşüren bir korku içindeydiler. |
| et-TÛR | |
| 1 | Tûr'a, andolsun ki, |
| 2 | Satır satır yazılmış Kitab'a, |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| SEBE | |
| 40 | Allah bir gün hepsini mahşere toplayacak ve meleklere: "Şunlar size mi tapıyorlardı?" diyecek. |
| 41 | "Seni tenzih ederiz. Sensin onlara karşı bizim sahibimiz. Bilakis onlar cinlere tapıyorlardı, çoğu onlara inanmıştı" diyecekler. |
| 42 | İşte o gün kimse kimseye fayda ve zarar verecek gücü kendinde bulamayacak. O gün zulmedenlere: "Tadın bakalım, o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını" diyeceğiz. |
| 43 | Karşılarında söze dayalı apaçık deliller halinde ayetlerimiz okunduğu zaman o zâlimler: "Bu, yalnızca sizi atalarınızın taptığı tanrılardan vazgeçirmek isteyen bir adam. Şu Kur'an dediği de kendi uydurduğu safsatadan başka bir şey değil" diyorlar. Hak kendilerine geldiği halde bu kâfirler: "Bunlar kimilerine çok büyüleyici gelen bir takım lâflar, başka bir anlamı yok" demekten geri durmuyorlar. |
| 44 | Hâlbuki biz bu kâfirlere öyle ders alacakları kitaplar vermedik ve kendilerine senden önce bir uyancı da göndermedik. |
| 45 | Bunlardan önceki çağların kâfirleri de bütün bunlar yalan demişti. Hem de bunlara, önceki çağların kâfirlerine verdiklerimizin onda birini bile vermiş değiliz. Buna rağmen elçilerimi yok saydılar. Benim de onları yok sayışım nasıl olurmuş bir bak! |
| 46 | Söyle onlara: "Size sadece bir tek öğüt vereceğim. İster ikişer üçer, ister yalnız olun daima Allah'ın huzurundasınız. İyice düşünürseniz arkadaşınızda delilikten eser olmadığını anlarsınız. O sizi, ileride şiddetli bir azap var diye uyarmaktan başka bir şey yapmıyor." |
| 47 | Söyle onlara: "Ben, sizden herhangi bir maddî karşılık bekliyorsam, o sizin olsun. Benim mükâfatım ancak Allah'a aittir. Allah her şeyi görüyor." |
| 48 | "Benim Rabbim hakkı / adaleti / gerçeği eninde sonunda ortaya çıkarır. O, sırların sırrını en ince ayrıntısına kadar biliyor." |
| 49 | "Gelen, haktır. Artık sahtelik ne yeni bir şey ortaya koyabilir, ne eskiyi geri getirebilir." |
| 50 | "Eğer yanılırsam bu bendendir. Fakat eğer doğru yolu bulmuşsam, bilin ki bu, Rabbimin bana vahyi sayesindedir. O, çok yakınınızdadır, her şeyi işitir." |
| 51 | Panik içinde kaçacak bir delik aradıkları zaman, onların halini bir görsen! Can damarlarından yakalanacaklar. |
| 52 | "Tamam, inandık" diye yalvarıp duracaklar. Ama artık çok geç... Çok uzaklarda kalmadı mı? |
| 53 | Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi. Uzaktan görmedikleri şey hakkında atıp tutuyorlardı. |
| 54 | Artık canları ne istiyorsa onu yapamayacaklar. Tıpkı onlardan önce benzerlerinin yapamadığı gibi... Çünkü onlar da, şüpheler içinde kıvranıp durmuşlardı. |
| TUR | |
| 1 | Dile gel ey dağ..! |
| 2 | 2-3: Dile gel inceden inceye yazılıp dağıtılan kitap..! |
WhatsApp ile iletişim