- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (61. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| YÂSÎN | |
| 32 | Elbette onların hepsi (kıyamet gününde) karşımızda hazır bulunacaklar. |
| 33 | (Bu hususta) ölü toprak onlar için mühim bir delildir. Biz ona yağmurla hayat verdik ve ondan dane çıkardık. İşte onlar bundan yerler. |
| 34 | Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık. |
| 35 | Ta ki, onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden yesinler. Hâla şükretmeyecekler mi? |
| 36 | Yerin bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mahiyetini bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ı tesbih ve takdis ederim. |
| 37 | Gece de onlar için bir ibret alâmetidir. Biz ondan gündüzü sıyırıp çekeriz de onlar karanlıklara gömülürler. |
| 38 | Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (döner). İşte bu, azîz ve alîm olan Allah'ın takdiridir. |
| 39 | Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner. |
| 40 | Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzerler. |
| 41 | Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir. |
| 42 | Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık. |
| 43 | Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar. |
| 44 | Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır. |
| 45 | Onlara yapmakta olduğunuz ve yapıp arkada bıraktığınız işlerde Allah'tan korkun; umulur ki size merhamet olunur denildiğinde (aldırmazlar). |
| 46 | Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, ille de ondan yüz çevirmişlerdir. |
| 47 | Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfediniz, denildiğinde, kâfirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz. |
| 48 | Onlar: Eğer gerçekten doğru söylüyorsanız, bu tehdit ne zaman gerçekleşecektir? derler. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| YASİN | |
| 32 | Onların hepsi toplanıp huzurumuza gelecek. |
| 33 | Ölü toprak onlar için bir ayettir. Biz, ölü toprağa hayat vererek ürünler çıkardık. Ondan yiyip duruyorlar. |
| 34 | Orada hurma bahçeleri ve üzüm bağları yetiştirdik. İçinden pınarlar fışkırttık. |
| 35 | Bütün bunlar kendi elleriyle işleyip ürün elde ederek yesinler diye... Bu şükürsüzlük neden? |
| 36 | Yücedir, eşsizdir O... Her şeyden çiftler meydana getiriyor. Yerin bitidiklerinden, kendilerinden ve daha bilmeyecekleri neler, nelerden... |
| 37 | Gece de onlar için bir ayettir. Ondan gündüzü çekip çıkarırız. Bir de bakarlar ki karanlıkta kalıvermişler. |
| 38 | Güneş de onlar için bir ayettir. Kendi yörüngesinde akıp gidiyor. İşte bu güçlü ve her şeyi bilenin belirlediği doğadır. |
| 39 | Ay da onlar için bir ayettir. Ona da bir takım menziller tayin etmişiz. Döner dolaşır, eğri bir hurma dalı şeklini alır. |
| 40 | Ne Güneş Ay'a yetişebilir ne de gündüz geceyi geçebilir. Hepsi de uzayın içinde yüzer dururlar. |
| 41 | Yüklü gemilerin insanları taşıyıp durmaları da onlar için bir ayettir. |
| 42 | Ve böyle daha nice binekler yaratmamız da onlar için bir ayettir. |
| 43 | Müstahak görürsek onları denizde boğabiliriz. Bu takdirde imdat seslerine ne gelen olur, ne de kurtaran... |
| 44 | Ancak sevgi ve merhametimizle kurtulup, yaşamlarını biraz daha uzatabilirler. |
| 45 | Hal böyleyken onlara: "Geçmişte olanlardan ibret alıp, gelecek için hazırlanarak sakının ki, üzerinize sevgi ve merhamet yağsın" dendiği zaman aldırış etmediler. |
| 46 | Zaten Rablerinin ayetlerinden hiç birine aldırış etmediler, hep yüz çevirip durdular. |
| 47 | Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden infâk edin / verin" denildiği zaman, o kâfirler, iman edenler / güvenenler için şöyle dediler: "Allah isterse onları doyurur, biz mi doyuracağız onları? Siz düpedüz sapıtmışsınız, başka bir şey değil?" |
| 48 | "Ne zamanmış şu sözünü edip durduğunuz kıyamet?" diyorlar. |
WhatsApp ile iletişim