Kur'an (47. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası)
  el-MÜLK
8 Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.
9 Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah'ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.
10 Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.
11 Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Allah'ın rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkûmları!
12 Fakat daha görmeden Rablerinden (azabından) korkanlara gelince, onlar için gerçekten hem bağışlanma hem de büyük mükâfat vardır.
13 Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, kalplerin içindekini bilmektedir.
14 Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
15 Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.
16 Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.
17 Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte (bu) tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!
18 Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!
19 Üstlerinde kanatlarını aça-kapata uçan kuşları (hiç) görmediler mi? Onları (havada) rahmân olan Allah'tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.
20 Rahmân olan Allah'a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.
21 Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.
22 Şimdi (düşünün bakalım), yüz üstü kapanarak yürüyen mi (varılacak) yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?
23 (Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!
24 De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur; ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası)
  MÜLK
8 Cehennem kudururcasına yanacak. İçine bir grup atıldıkça her defasında bekçileri onlara soracak: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?"
9 Onlar: "Evet, bize bir uyarıcı gelmişti, ama biz ona inanmamıştık. Üstelik, 'Allah hiç bir şey indirmedi, siz düpedüz sapkınsınız' diye yalanlamıştık' diyecekler.
10 Ve ekleyecekler: "Zaten dinleseydik veya aklımızı kullansaydık, bu çılgın ateşin içinde olmazdık."
11 Böyle itiraf edecekler ama heyhat, olmaz olsun böyle cehennem sürüleri...
12 Öte yandan, ıssız tenhalarda Rablerine karşı korku ve titreme içinde yaşayanları bağışlanma ve büyük bir karşılama bekliyor.
13 Ey insanlar! İnancınızı ister gizleyin, ister açığa vurun, Allah iç dünyanızda neler olup bittiğini çok iyi biliyor.
14 O yarattığını bilmez mi? O en gizli sırları biliyor, her şeyi duyup haber alıyor.
15 Yeryüzünü sizin hizmetinize sunan O'dur. Haydi, üzerinde dolaşın da ürünlerinden yiyin. Sonunda dönüp dolaşıp O'na geleceksiniz.
16 O görkem sahibinin sizi yere batırmayacağına dair garantiniz mi var?
17 Yoksa O görkem sahibinin başınıza taş yağdırmayacağından emin misiniz? Azabım nasılmış yakında göreceksiniz...
18 Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Azabım nasılmış gördüler..!
19 Üstlerinde sıra sıra kanat çırparak uçan kuşlan görmüyorlar mı? Onları havada tutan ancak Rahman'dır. O her şeyi görüyor.
20 Rahman'a karşı size yardım edecek kimmiş? Ordunuz mu? Kâfirler gerçekten büyük bir yanılgı içindeler.
21 Peki rızkınızı keserse sizlere rızık verecek olan kimse var mı? Tabiî ki yok... Ama hala azgınca, körkütük inat ediyorlar.
22 Yüzüstü sürünerek giden mi, yoksa doğru yolda dimdik yürüyen mi hedefe daha iyi ulaşır?
23 Şimdi haykır! Sizi inşa eden kulaklar, gözler, gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
24 Sizi yeryüzünde üreten O'dur. O'nun huzurunda toplanacaksanız.