Kur'an (106. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası)
  eş-ŞUARÂ
131 Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
132 Bildiğiniz şeyleri size bol bol veren, Allah'dan korkun.
133 "O size verdi : davarlar, oğullar".
134 "Bahçeler çeşmeler." (Allah'a karşı gelmek) den sakının.
135 Doğrusu sizin hakkınızda muazzam bir günün azabından endişe ediyorum.
136 (Onlar) şöyle dediler: Sen öğüt versen de, vermesen de bizce birdir.
137 Bu, öncekilerin geleneğinden başka bir şey değildir.
138 Biz azaba uğratılacak da değiliz.
139 Böylece onu yalancılıkla suçladılar; biz de kendilerini helâk ettik. Doğrusu bunda büyük bir ibret vardır; ama çokları iman etmezler.
140 Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
141 Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla suçladı.
142 Kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
143 Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.
144 Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
145 Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.
146 Siz burada, güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?
147 "Böyle bahçelerde, çeşme başlarında ?"
148 "Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında?"
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası)
  ŞUARA
131 "Artık sakının ve bana itaat edin."
132 "Size bildiğiniz nimetleri bol bol veren Allah'a saygılı olun."
133 133-134: "Size davarlar, oğullar, cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar verdi."
134
135 "Açıkçası büyük bir azaba uğrayacağınızdan korkuyorum."
136 Dediler ki: "Sen, ha öğüt vermişsin ha vermemişsin, bizce birdir."
137 "Bunlar bizim geleneklerimizdir."
138 "Azaba uğrayacak da değiliz."
139 O'na yalan dediler. Biz de kendilerini helak ettik. Bunda ibret alınacak büyük dersler vardır. Gel gör ki çoğu iman etmez.
140 Rabbin çok güçlüdür, sevgi ve merhamet kaynağıdır.
141 Semud halkı da gönderilen elçilerini yalanladı.
142 Bir zamanlar kardeşleri Salih onlara: "Sakınmayacak mısınız?"
143 "Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
144 "Gelin sakının ve bana itaat edin."
145 "Buna karşı sizden maddi bir karşılık da beklemiyorum. Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir" diye çağrıda bulundu.
146 Ve devam etti: "Siz burada hep böyle rahat ve lüks içinde yaşayacağınızı mı sanıyorsunuz?"
147 "Cennetler, pınarlar..."
148 "Salkım salkım hurmalar, ekinler içinde..."