- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (182. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| HÛD | |
| 47 | Nuh dedi ki: Ey Rabbim! Ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uğrayanlardan olurum! |
| 48 | Denildi ki: Ey Nuh! Sana ve seninle beraber olan ümmetlere bizden selam ve bereketlerle (gemiden) in! Kendilerini (dünyada) faydalandıracağımız, sonra da bizden kendilerine elem verici bir azabın dokunacağı ümmetler de olacaktır. |
| 49 | (Resûlüm!) İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü iyi sonuç (sabredip) sakınanlarındır. |
| 50 | Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Siz yalan uyduranlardan başkası değilsiniz. |
| 51 | Ey kavmim! Ben, ona (peygamberliğe) karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz? |
| 52 | Ey kavmim! Rabbinizden bağış dileyin; sonra da O'na tevbe edin ki, üzerinize göğü (yağmuru) bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Günah işleyerek (Allah'tan) yüz çevirmeyin. |
| 53 | Dediler ki: Ey Hûd! Sen bize açık bir mucize getirmedin, biz de senin sözünle tanrılarımızı bırakacak değiliz ve biz sana iman edecek de değiliz. |
| 54 | Biz "Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!" demekten başka bir söz söylemeyiz! (Hûd) dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım." |
| 55 | "O'ndan başka (taptıklarınızın hepsinden uzağım). Haydi hepiniz bana tuzak kurun; sonra da bana mühlet vermeyin!" |
| 56 | "Ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayandım. Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın. Şüphesiz Rabbim dosdoğru yoldadır." |
| 57 | "Eğer yüz çevirirseniz şüphesiz ki benimle size gönderileni size bildirdim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi yerinize getirir de O'na hiçbir zarar veremezsiniz. Çünkü benim Rabbim her şeyi gözetendir." |
| 58 | Emrimiz gelince, Hûd'u ve onunla beraber iman edenleri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık, onları ağır bir azaptan kurtuluşa erdirdik. |
| 59 | İşte Âd (kavmi). Rablerinin âyetlerini inkâr ettiler; O'nun peygamberlerine âsi oldular ve inatçı her zorbanın emrine uydular. |
| 60 | Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Ad (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı. |
| 61 | Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. O sizi yerden (topraktan) yarattı. Ve sizi orada yaşattı. O halde O'ndan mağfiret isteyin; sonra da O'na tevbe edin. Çünkü Rabbim (kullarına) çok yakındır, (dualarını) kabul edendir. |
| 62 | Dediler ki: Ey Sâlih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz. |
| 63 | (Sâlih) dedi ki: Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden (verilen) apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendinden bir rahmet (peygamberlik) vermişse, buna ne dersiniz? Bu durum karşısında O'na âsi olursam beni Allah'tan (O'nun azabından) kim korur? O zaman siz de bana ziyan vermekten fazla bir şey yapamazsınız. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| HÛD | |
| 47 | Nuh: "Ey Rabbim, senden bilmediğim şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer sen, beni bağışlamaz ve üzerimden sevgi ve merhametini eksik edersen mahvolurum" dedi. |
| 48 | Denildi ki: "Ey Nuh! Sen ve beraberindekiler, bizden bir barış ve esenlik içinde inin. Daha birçok topluluğu çağlar boyu yaşatacağız. Sonuç olarak inkarcıların bizden göreceği, acı bir azaptır." |
| 49 | İşte bunlar sana vahiy ile bildirdiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen bilirdin, ne de halkın... O halde güçlüklere göğüs ger. Gelecek, sakınanlarındır. |
| 50 | Âd'a da kardeşleri Hûd'u gönderdik. Onlara, "Ey halkım! Allah için çalışın, O'na ibadet edin. Sizin O'ndan başka hiç bir tanrınız yoktur. Sizin yaptığınız kuru kuruya iftiradır." |
| 51 | "Ey halkım! Ben sizden bunun için maddi bir karşılık istemiyorum. Benim mükâfatım, ancak beni yaratana aittir. Bu akıl tutulması neden?" |
| 52 | "Ey halkım! Rabbinizden af dileyin. O'na tövbe edin ki üzerinize göğün bereketini, sevgi ve merhametini bolca indirsin. Gücünüze güç katarak sizi yükseltsin. Günahta ısrar edip yüz çevirmeyin" dedi. |
| 53 | Dediler ki: "Ey Hûd! Sen bize mucize getirmedin. Senin bir tek sözünle tanrılarımızı terk edip sana inanamayız." |
| 54 | 54-55: "İhtimal, tanrılarımızın birisi seni fena halde çarpmış." Hud: "Ben Allah'ı şahit gösteriyorum. Siz de şahit olun ki, ben O'ndan başka, koştuğunuz ortakların hiçbirini tanımıyorum. Haydi toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, bir an bile göz açtırmayın." |
| 55 | |
| 56 | "Ama şunu unutmayın ki, ben hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmışım. Hiçbir canlı yoktur ki ipi O'nun elinde olmasın. Benim Rabbim, doğruluk ve dürüstlük yolundadır." |
| 57 | "Eğer aldırış etmezseniz, gönderilmiş olduğum vazifemi size tebliğ ettim. Rabbim sizin yerinize başka bir halk da getirir. Siz, O'na zerrece zarar veremezsiniz. Rabbim her şeyi gözetip koruyandır" dedi. |
| 58 | Nihayet emrimiz vaki olunca, Hûd'u ve beraberinde iman etmiş olanları sevgi ve merhametimizle kurtardık. Böylece onları ağır bir azaptan kurtarmış olduk. |
| 59 | İşte Rablerinin ayetlerini inkâr eden, elçilerine isyan eden ve her inatçı zorbanın emrine uyan Âd kavminin sonu böyle oldu. |
| 60 | Hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde bir lanet cezasına çarptırıldılar. Bak işte böyle... Rablerini yok saymıştı Âd kavmi... Ve bak Hûd'un halkı Âd, nasıl bir daha geri gelmemecesine silinip gitti. |
| 61 | Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. O, "Ey halkım! Allah için çalışın, O'na ibadet edin. O'ndan başka ilâhnız yoktur. Sizi yerden O meydana getirdi, yeryüzünde yerleşerek orayı imara memur etti. O'dan af dileyin, sonra O'na tövbe edin. Rabbim çok yakındır, tövbe edene karşılık verendir" dedi. |
| 62 | Onlar: "Ey Salih! Senin geleceğinden ümitliydik. Şimdi bizi atalarımızın tapındığına tapmaktan vazgeçirmek mi istiyorsun? Bu yaptığın endişe verici" dediler. |
| 63 | Salih: "Ey halkım! Eğer Rabbimden apaçık söz ile gelmişsem ve beni sevgi ve merhametiyle desteklemişse, O'na karşı çıktığım takdirde beni O'ndan kim kurtarabilir? Demek ki, siz bana verilecek zararı artırmaktan başka bir şey yapmayacaksınız." |
WhatsApp ile iletişim