- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (82. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| TAHA | |
| 86 | Bunun üzerine Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndü. Ey kavmim! dedi, Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Şu halde size zaman mı çok uzun geldi, yoksa üstünüze Rabbinizin gazabının inmesini mi istediniz ki, bana olan vâdinizden döndünüz? |
| 87 | Dediler ki: Biz sana olan vâdimizden, kendi kudret ve irademizle dönmedik. Fakat biz, o kavmin (Mısır'lıların) zinet eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiş, sonra da onları atmıştık; aynı şekilde Sâmirî de atmıştı. |
| 88 | Bu adam, onlar için, böğürebilen bir buzağı heykeli icat etti. Bunun üzerine: İşte, dediler, bu, sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat onu unuttu. |
| 89 | O şeyin, kendilerine hiçbir sözle mukabele edemeyeceğini, kendilerine ne bir zarar ne de bir fayda vermek gücünde olmadığını görmezler mi? |
| 90 | Hakikaten Harun, onlara daha önce: Ey kavmim! demişti, siz bunun yüzünden sadece fitneye uğradınız. Sizin Rabbiniz şüphesiz çok merhametli olan Allah'tır. Şu halde bana uyunuz ve emrime itaat ediniz. |
| 91 | Onlar: Biz, dediler, Musa aramıza dönünceye kadar buna tapmaktan asla vazgeçmeyeceğiz! |
| 92 | (Musa, döndüğünde)Dedi: Ey Harun! bunların dalâlete düştüklerini gördüğün vakit seni engelleğen ne oldu. |
| 93 | (Neden) benim yolumu takip etmedin? Emrime âsi mi oldun? |
| 94 | (Harun:) Ey annemin oğlu! dedi, saçımı sakalımı, yolma! Ben, senin: "İsrailoğullarının arasına ayrılık düşürdün; sözümü tutmadın!" demenden korktum. |
| 95 | Musa: Ya senin zorun nedir, ey Sâmirî? dedi. |
| 96 | O da: Ben, onların görmediklerini gördüm. Zira, o elçinin izinden bir avuç (toprak) alıp onu (erimiş mücevheratın içine) attım. Bunu böyle nefsim bana hoş gösterdi, dedi. |
| 97 | Musa: Defol! dedi, artık hayatın boyunca sen: "Bana dokunmayın!" diyeceksin. Ayrıca senin için, kurtulamayacağın bir ceza günü var. Tapmakta olduğun tanrına da bak! Yemin ederim, biz onu yakacağız; sonra da onu parça parça edip denize savuracağız! |
| 98 | Sizin ilâhınız, yalnızca, kendisinden başka ilâh olmayan Allah'tır. O'nun ilmi her şeyi kuşatmıştır. |
| 99 | (Resûlüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik. |
| 100 | Kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz ki kıyamet gününde o, ağır bir günah yükünü yüklenecektir. |
| 101 | Bu kimseler, onda (o günah yükünün altında) ebedî kalırlar. Onlar için kıyamet gününde bu ne kötü bir yüktür! |
| 102 | O günde Sûr'a üflenir ve biz o zaman günahkârları, gözleri (korkudan) gömgök bir halde mahşerde toplarız. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| TAHA | |
| 86 | Musa öfkeli ve morali bozuk bir şekilde halkına döndü. "Ey halkım, Rabbiniz size son derece güzel vaatlerde bulunmadı mı? Çok mu uzadı vaat? Yoksa üzerinize Rabbinizden öfke yağmasını mı istediniz de bana verdiğiniz sözü tutmadınız?" dedi. |
| 87 | Onlar: "Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden caymadık. Fakat biz Mısır'dan çıkarken halktan borç olarak bir takım süs eşyaları almıştık. Onları ateşe attık, aynı şekilde Samiri de attı" dediler. |
| 88 | Senin ardından halkına böğüren bir buzağı heykeli yapıp çıkardı. "İşte sizin tanrınız ve Musa'nın tanrısı bu... Fakat Musa bunu unuttu" dediler. |
| 89 | Peki görmüyorlar mıydı ki, o onlara cevap veremez. Onlara ne zarar verebilir, ne de fayda sağlayabilir |
| 90 | İşin doğrusu, önceden Harun onlara: "Ey halkım, siz bununla fena halde kandırılıyorsunuz. Sizin Rabbiniz kesinlikle Rahman olandır. Gelin bana uyun ve sözümü dinleyin!" demişti. |
| 91 | Onlar ise: "Musa dönünceye kadar biz ona saygı duymaktan asla vazgeçmeyeceğiz" dediler. |
| 92 | Musa gelince: "Ey Harun! Bunların yoldan çıktığını gördüğün halde neden engel olmadın?" |
| 93 | Neden bana uymadın, emrime karşı mı geldin?" dedi. |
| 94 | Harun: "Kardeşim benim, yakamı bırak. Sözümü tutmayıp İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın demenden tabii ki korktum" dedi. |
| 95 | Musa: "Peki, senin derdin neydi ey Samiri?" dedi. |
| 96 | Samiri: "Ben onların görmediklerini gördüm. Musa'nın öğretisinden bir kısmını attım. Bence böylesi daha doğru." dedi. |
| 97 | Musa: "Yıkıl karşımdan! Senin cezan ömür boyu toplumdan tecrit edilmendir. Ayrıca sana asla kurtulamayacağın bir ceza daha var. O büyük saygı gösterdiğin düzmece tanrına bak, onu nasıl yakıp un ufak ederek denize atacağız." |
| 98 | "Açın kulağınızı! Sizin tanrınız ancak Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. Allah, bilgisiyle her şeyi kuşatmıştır" dedi. |
| 99 | İşte böyle sana geçmiş çağların önemli olaylarını anlatıyoruz. Unutma ki bizden sana gelen, insanlara özünü hatırlatan bir mesajdır. |
| 100 | Her kim bu hatırlatmadan yüz çevirirse kıyamet gününe büyük bir yük taşımış olur. |
| 101 | Sonsuza dek bu yükün altında kalır. Kıyamet günü ne berbat bir yüktür o... |
| 102 | O gün diriltici soluk esince, günaha batmış olanları gözleri kan çanağına dönmüş bir vaziyette huzurumuzda toplayacağız. |
WhatsApp ile iletişim