- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (109. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| eş-ŞUARÂ | |
| 185 | Onlar şöyle dediler: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin! |
| 186 | Sen de, ancak bizim gibi bir beşersin. Bilki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz. |
| 187 | Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır. |
| 188 | Şuayb: Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir, dedi. |
| 189 | Velhasıl onu yalancı saydilar da, kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, muazzam bir günün azabı idi! |
| 190 | Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler. |
| 191 | Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir. |
| 192 | Muhakkak ki o (Kur'an) âlemlerin Rabbinin indirmesidir. |
| 193 | (Resûlüm!) Onu Rûhu'l-emîn (Cebrail) indirdi. |
| 194 | Senin kalbine; uyarıcılardan olman için, |
| 195 | Apaçık Arapça bir dille. |
| 196 | O, şüphesiz daha öncekilerin kitaplarında da vardır. |
| 197 | Benî İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir? |
| 198 | Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, |
| 199 | Bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi. |
| 200 | Onu günahkârların kalplerine böyle soktuk. |
| 201 | Onun için, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| ŞUARA | |
| 185 | Şöyle cavap verdiler: "Sen kesinlikle büyülenmişlerdensin." |
| 186 | "Sen de bizim gibi bir beşerden başka nesin? Açıkçası senin yalancının teki olduğunu sanıyoruz." |
| 187 | "Madem öyle üzerimize gökten bir parça düşür bakalım, eğer söylediklerin doğruysa." |
| 188 | Şuayb: "Rabbim yaptıklarınızı çok iyi biliyor" dedi. |
| 189 | Ona da yalan dediler. Onları da kopkoyu gölgelerle kaplı günün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, büyük bir günün azabı idi. |
| 190 | Bu olayda da ibret alınacak büyük dersler vardır. Gel gör ki çoğu iman etmez. |
| 191 | Rabbin çok güçlüdür, sevgi ve merhamet kaynağıdır. |
| 192 | Açın kulağınızı! Bu Kur'an âlemlerin Rabbinden gelmektedir. |
| 193 | Senin kalbine onu, güvenilir Ruh indirdi. |
| 194 | Ki onunla insanları uyanışa çağırasın... |
| 195 | Sade bir Arapça ile... |
| 196 | Doğrusu önceki çağlarda da böyle kitaplar indirilmişti. |
| 197 | İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil mi? |
| 198 | Eğer onu Arapça bilmeyen bir yabancıya indirseydik de... |
| 199 | O yabancı onlara okusaydı, yine iman etmeyeceklerdi. |
| 200 | Biz onu, günaha batmış olanların bir kulağından girip diğerinden öyle çıkardık ki, |
| 201 | Acı bir azabı görmedikçe imana gelmeyecekler. |
WhatsApp ile iletişim