| |
YARATILIŞ KİTABI |
| 36/41 |
Oholivama, Ela, Pinon, |
| 36/42 |
Kenaz, Teman, Mivsar, |
| 36/43 |
Magdiel, İram. Sahip oldukları ülkede yaşadıkları yerlere adlarını veren Edom beyleri bunlardı. Edomlular'ın atası Esav'dı. |
| 37/1 |
Yakup babasının yabancı olarak kalmış olduğu Kenan ülkesinde yaşadı. |
| 37/2 |
Yakup soyunun öyküsü: Yusuf on yedi yaşında bir gençti. Babasının karıları Bilha ve Zilpa'dan olan üvey kardeşleriyle birlikte sürü güdüyordu. Kardeşlerinin yaptığı kötülükleri babasına ulaştırırdı. |
| 37/3 |
İsrail Yusuf'u öbür oğullarının hepsinden çok severdi. Çünkü Yusuf onun yaşlılığında doğmuştu. Yusuf'a uzun, renkli bir giysi yaptırmıştı. |
| 37/4 |
Yusuf'un kardeşleri babalarının onu kendilerinden çok sevdiğini görünce, ondan nefret ettiler. Yusuf'a tatlı söz söylemez oldular. |
| 37/5 |
Yusuf bir düş gördü. Bunu kardeşlerine anlatınca, ondan daha çok nefret ettiler. |
| 37/6 |
Yusuf, "Lütfen gördüğüm düşü dinleyin" dedi, |
| 37/7 |
"Tarlada demet bağlıyorduk. Ansızın benim demetim kalkıp dikildi. Sizinkiler ise, çevresine toplanıp önünde eğildiler." |
| 37/8 |
Kardeşleri, "Başımıza kral mı olacaksın? Bizi sen mi yöneteceksin?" dediler. Düşlerinden, söylediklerinden ötürü ondan büsbütün nefret ettiler. |
| 37/9 |
Yusuf bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı. "Dinleyin, bir düş daha gördüm" dedi, "Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler." |
| 37/10 |
Yusuf babasıyla kardeşlerine bu düşü anlatınca, babası onu azarladı: "Ne biçim düş bu?" dedi, "Ben, annen, kardeşlerin gelip önünde yere mi eğileceğiz yani?" |
| 37/11 |
Kardeşleri Yusuf'u kıskanıyordu, ama bu olay babasının aklına takıldı. |
| 37/12 |
Bir gün Yusuf'un kardeşleri babalarının sürüsünü gütmek için Şekem'e gittiler. |
| 37/13 |
İsrail Yusuf'a, "Kardeşlerin Şekem'de sürü güdüyorlar" dedi, "Gel seni de onların yanına göndereyim." Yusuf, "Hazırım" diye yanıtladı. |
| 37/14 |
Babası, "Git kardeşlerine ve sürüye bak" dedi, "Her şey yolunda mı, değil mi, bana haber getir." Böylece onu Hevron Vadisi'nden gönderdi. Yusuf Şekem'e vardı. |
| 37/15 |
Kırda dolaşırken bir adam onu görüp, "Ne arıyorsun?" diye sordu. |
| 37/16 |
Yusuf, "Kardeşlerimi arıyorum" diye yanıtladı, "Buralarda sürü güdüyorlar. Nerede olduklarını biliyor musun?" |
| 37/17 |
Adam, "Buradan ayrıldılar" dedi, "Dotan'a gidelim" dediklerini duydum. Böylece Yusuf kardeşlerinin peşinden gitti ve Dotan'da onları buldu. |
| 37/18 |
Kardeşleri onu uzaktan gördüler. Yusuf yanlarına varmadan, onu öldürmek için düzen kurdular. |
| 37/19 |
Birbirlerine, "İşte düş hastası geliyor" dediler, |
| 37/20 |
"Hadi onu öldürüp kuyulardan birine atalım. Yabanıl bir hayvan yedi deriz. Bakalım o zaman düşleri ne olacak!" |
| 37/21 |
Ruben bunu duyunca Yusuf'u kurtarmaya çalıştı: "Canına kıymayın" dedi, |
| 37/22 |
"Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki kuyuya atın, ama kendisine dokunmayın." Amacı Yusuf'u kurtarıp babasına geri götürmekti. |
| 37/23 |
Yusuf yanlarına varınca, kardeşleri sırtındaki renkli uzun giysiyi çekip çıkardılar |
| 37/24 |
ve onu susuz, boş bir kuyuya attılar. |
| 37/25 |
Yemek yemek için oturduklarında, Gilat yönünden bir İsmaili kervanının geldiğini gördüler. Develeri kitre, pelesenk, laden yüklüydü. Mısır'a gidiyorlardı. |
| 37/26 |
Yahuda, kardeşlerine, "Kardeşimizi öldürür, suçumuzu gizlersek ne kazanırız?" dedi, |
| 37/27 |
"Gelin onu İsmaililer'e satalım. Böylece canına dokunmamış oluruz. Çünkü o kardeşimizdir, aynı kanı taşıyoruz." Kardeşleri kabul etti. |
| 37/28 |
Midyanlı tüccarlar oradan geçerken, kardeşleri Yusuf'u kuyudan çekip çıkardılar, yirmi gümüşe İsmaililer'e sattılar. İsmaililer Yusuf'u Mısır'a götürdüler. |
| 37/29 |
Kuyuya geri dönen Ruben Yusuf'u orada göremeyince üzüntüden giysilerini yırttı. |
| 37/30 |
Kardeşlerinin yanına gidip, "Çocuk orada yok" dedi, "Ne yapacağım şimdi ben?" |
| 37/31 |
Bunun üzerine bir teke keserek Yusuf'un renkli uzun giysisini kanına buladılar. |
| 37/32 |
Giysiyi babalarına götürerek, "Bunu bulduk" dediler, "Bak, bakalım, oğlunun mu, değil mi?" |
| 37/33 |
Yakup giysiyi tanıdı, "Evet, bu oğlumun giysisi" dedi, "Onu yabanıl bir hayvan yemiş olmalı. Yusuf'u parçalamış olsa gerek." |
| 37/34 |
Yakup üzüntüden giysilerini yırttı, beline çul sardı, oğlu için uzun süre yas tuttu. |
| 37/35 |
Bütün oğulları, kızları onu avutmaya çalıştılarsa da o avunmak istemedi. "Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas tutarak gideceğim" diyerek oğlu için ağlamaya devam etti. |
| 37/36 |
Bu arada Midyanlılar da Yusuf'u Mısır'da firavunun bir görevlisine, muhafız birliği komutanı Potifar'a sattılar. |
| 38/1 |
O sıralarda Yahuda kardeşlerinden ayrılarak Adullamlı Hira adında bir adamın yanına gitti. |
| 38/2 |
Orada Kenanlı bir kızla karşılaştı. Kızın babasının adı Şua'ydı. Yahuda kızla evlendi. |
| 38/3 |
Kadın hamile kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Yahuda ona Er adını verdi. |
| 38/4 |
Kadın yine hamile kaldı, bir erkek çocuk daha doğurdu, adını Onan koydu. |
| 38/5 |
Yine bir erkek çocuk doğurdu, adını Şela koydu. Şela doğduğu zaman Yahuda Keziv'deydi. |
| 38/6 |
Yahuda ilk oğlu Er için bir kadın aldı. Kadının adı Tamar'dı. |
| 38/7 |
Yahuda'nın ilk oğlu Er, Rabbin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu öldürdü. |
| 38/8 |
Yahuda Onan´a, "Kardeşinin karısıyla evlen" dedi," Kayın biraderlik görevini yap. Kardeşinin soyunu sürdür." |
| 38/9 |
Ama Onan doğacak çocukların kendisine ait olmayacağını biliyordu. Bu yüzden ne zaman kardeşinin karısıyla yatsa, kardeşine soy yetiştirmemek için menisini yere boşaltıyordu. |
| 38/10 |
Bu yaptığı Rabbin gözünde kötüydü. Bu yüzden RAB onu da öldürdü. |
| 38/11 |
Bunun üzerine Yahuda, gelini Tamar'a, "Babanın evine dön" dedi, "Oğlum Şela büyüyünceye kadar orada dul olarak yaşa." Yahuda, "Şela da kardeşleri gibi ölebilir" diye düşünüyordu. Böylece Tamar babasının evine döndü. |
| 38/12 |
Uzun süre sonra Şua´nın kızı olan Yahuda´nın karısı öldü. Yahuda yası bittikten sonra arkadaşı Adullamlı Hira´yla birlikte Timna´ya, sürüsünü kırkanların yanına gitti. |
| 38/13 |
Tamar'a, "Kayın baban sürüsünü kırkmak için Timna'ya gidiyor" diye haber verdiler. |
| 38/14 |
Tamar üzerindeki dul giysilerini çıkardı. Peçesini örttü, sarınıp Timna yolu üzerindeki Enayim Kapısı'nda oturdu. Çünkü Şela büyüdüğü halde onunla evlenmesine izin verilmediğini görmüştü. |
| 38/15 |
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü. |
| 38/16 |
Yolun kenarına, ona doğru seğirterek, kendi gelini olduğunu bilmeden, "hadi gel, seninle yatmak istiyorum" dedi. Tamar, "seninle yatarsam, bana ne vereceksin?" diye sordu. |