Tevrat (28. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Tevrat'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
  YARATILIŞ KİTABI
50/22 Yusuf´la babasının ev halkı Mısır´a yerleştiler. Yusuf yüz on yıl yaşadı.
50/23 Efrayim´in üç göbek çocuklarını gördü. Manaşşe´nin oğlu Makir´in çocukları onun elinde doğdu.
50/24 Yusuf yakınlarına, "Ben ölmek üzereyim" dedi, "Ama Tanrı kesinlikle size yardım edecek; sizi İbrahim´e, İshak´a, Yakup´a ant içerek söz verdiği topraklara götürecek."
50/25 Sonra onlara ant içirerek, "Tanrı kesinlikle size yardım edecek" dedi, "O zaman kemiklerimi buradan götürürsünüz."
50/26 Yusuf yüz on yaşında öldü. Onu mumyalayıp Mısır'da bir tabuta koydular.
  MISIRDAN ÇIKIŞ
1/1 Yakup'la birlikte aileleriyle Mısır'a giden İsrailoğulları'nın adları şunlardır:
1/2 Ruben, Şimon, Levi, Yahuda,
1/3 İssakar, Zevulun, Benyamin,
1/4 Dan, Naftali, Gad, Aşer.
1/5 Yakup´un soyundan gelenler toplam yetmiş kişiydi. Yusuf zaten Mısır´daydı.
1/6 Zamanla Yusuf, kardeşleri ve o kuşağın hepsi öldü.
1/7 Ama soyları arttı; üreyip çoğaldılar, gittikçe büyüdüler, ülke onlarla dolup taştı.
1/8 Sonra Yusuf hakkında bilgisi olmayan yeni bir kral Mısır´da tahta çıktı.
1/9 Halkına, "Bakın, İsrailliler sayıca bizden daha çok" dedi,
1/10 "Gelin, onlara karşı aklımızı kullanalım, yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa, düşmanlarımıza katılıp bize karşı savaşır, ülkeyi terk ederler."
1/11 Böylece Mısırlılar İsrailliler'in başına onları ağır işlere koşacak angaryacılar atadılar. İsrailliler firavun için Pitom ve Ramses adında ambarlı kentler yaptılar.
1/12 Ama Mısırlılar baskı yaptıkça İsrailliler daha da çoğalarak bölgeye yayıldılar. Mısırlılar korkuya kapılarak,
1/13 İsrailliler'i amansızca çalıştırdılar.
1/14 Her türlü tarla işi, harç ve kerpiç yapımı gibi ağır işlerle yaşamı onlara zehir ettiler. Bütün işlerinde onları amansızca kullandılar.
1/15 Mısır Kralı, Şifra ve Pua adındaki İbrani ebelere şöyle dedi:
1/16 "İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın."
1/17 Ama ebeler Tanrı´dan korkan kimselerdi, Mısır Kralı´nın buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.
1/18 Bunun üzerine Mısır Kralı ebeleri çağırtıp, "Niçin yaptınız bunu?" diye sordu, "Neden erkek çocukları sağ bıraktınız?"
1/19 Ebeler, "İbrani kadınlar Mısırlı kadınlara benzemiyor" diye yanıtladılar, "Çok güçlüler. Daha ebe gelmeden doğuruyorlar."
1/20 Tanrı ebelere iyilik etti. Halk çoğaldıkça çoğaldı.
1/21 Ebeler kendisinden korktukları için Tanrı onları ev bark sahibi yaptı.
1/22 Bunun üzerine firavun bütün halkına buyruk verdi: "Doğan her İbrani erkek çocuk Nil'e atılacak, kızlar sağ bırakılacak."
2/1 Levili bir adam kendi oymağından bir kızla evlendi.
2/2 Kadın gebe kaldı ve bir erkek çocuk doğurdu. Güzel bir çocuk olduğunu görünce, onu üç ay gizledi.
2/3 Daha fazla gizleyemeyeceğini anlayınca, hasır bir sepet alıp katran ve ziftle sıvadı. İçine çocuğu yerleştirip Nil kıyısındaki sazlığa bıraktı.
2/4 Çocuğun ablası kardeşine ne olacağını görmek için uzaktan gözlüyordu.
2/5 O sırada firavunun kızı yıkanmak için ırmağa indi. Hizmetçileri ırmak kıyısında yürüyorlardı. Sazların arasındaki sepeti görünce, firavunun kızı onu getirmesi için hizmetçisini gönderdi.
2/6 Sepeti açınca ağlayan çocuğu gördü. Ona acıyarak, "Bu bir İbrani çocuğu" dedi.
2/7 Çocuğun ablası firavunun kızına, "Gidip bir İbrani sütnine çağırayım mı?" diye sordu, "Senin için bebeği emzirsin."
2/8 Firavunun kızı, "Olur" diye yanıtladı. Kız gidip bebeğin annesini çağırdı.
2/9 Firavunun kızı kadına, "Bu bebeği al, benim için emzir, ücretin neyse veririm" dedi. Kadın bebeği alıp emzirdi.
2/10 Çocuk büyüyünce, onu geri getirdi. Firavunun kızı çocuğu evlat edindi. "Onu sudan çıkardım" diyerek adını Musa koydu.
2/11 Musa büyüdükten sonra bir gün soydaşlarının yanına gitti. Yaptıkları ağır işleri seyrederken bir Mısırlı'nın bir İbrani'yi dövdüğünü gördü.
2/12 Çevresine göz gezdirdi; kimse olmadığını anlayınca, Mısırlı´yı öldürüp kuma gizledi.
2/13 Ertesi gün gittiğinde, iki İbrani´nin kavga ettiğini gördü. Haksız olana, "Niçin kardeşini dövüyorsun?" diye sordu.
2/14 Adam, "Kim seni başımıza yönetici ve yargıç atadı?" diye yanıtladı, "Mısırlı´yı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?" O zaman Musa korkarak, "Bu iş ortaya çıkmış!" diye düşündü.
2/15 Firavun olayı duyunca Musa´yı öldürtmek istedi. Ancak Musa ondan kaçıp Midyan yöresine gitti. Bir kuyunun başında otururken
2/16 Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.
2/17 Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.
2/18 Sonra kızlar babaları Reuel´in yanına döndüler. Reuel, "Nasıl oldu da bugün böyle tez geldiniz?" diye sordu.
2/19 Kızlar, "Mısırlı bir adam bizi çobanların elinden kurtardı" diye yanıtladılar, "Üstelik bizim için su çekip hayvanlara verdi."
2/20 Babaları, "Nerede o?" diye sordu, "Niçin adamı dışarıda bıraktınız? Gidin onu yemeğe çağırın."
2/21 Musa Reuel´in yanında kalmayı kabul etti. Reuel de kızı Sippora´yı onunla evlendirdi.
2/22 Sippora bir erkek çocuk doğurdu. Musa, "Garibim bu yabancı ülkede" diyerek çocuğa Gerşom adını verdi.
2/23 Aradan yıllar geçti, bu arada Mısır Kralı öldü. İsrailliler hâlâ kölelik altında inliyor, feryat ediyorlardı. Sonunda yakarışları Tanrı'ya erişti.
2/24 Tanrı iniltilerini duydu. İbrahim, İshak ve Yakup ile yaptığı antlaşmayı anımsadı.
2/25 İsrailliler'e baktı ve onlara ilgi gösterdi.
3/1 Musa, kayınbabası Midyanlı Kâhin Yitro´nun sürüsünü güdüyordu. Sürüyü çölün batısına sürdü ve Tanrı Dağı´na, Horev´e vardı.
3/2 Rabbin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona göründü. Musa baktı, çalı yanıyor, ama tükenmiyor.
3/3 "Çok garip" diye düşündü, "Gidip bir bakayım, çalı neden tükenmiyor!"