| |
ÇÖLDE SAYIM |
| 35/28 |
Çünkü adam öldüren, baş kâhinin ölümüne dek sığınak kentte kalmalı. Ancak onun ölümünden sonra kendi toprağına dönebilir. |
| 35/29 |
"'Bunlar kuşaklar boyunca yaşadığınız her yerde sizin için kesin kural olacaktır. |
| 35/30 |
"'Adam öldüren, tanıkların tanıklığıyla öldürülecek, bir tek kişinin tanıklığıyla öldürülmeyecektir. |
| 35/31 |
"'Ölümü hak etmiş katilin canı için bedel almayacaksınız; o kesinlikle öldürülecektir. |
| 35/32 |
"´Sığınak kente kaçmış olan birinin baş kâhinin ölümünden önce toprağına dönüp yaşaması için bedel almayacaksınız. |
| 35/33 |
"'İçinde yaşadığınız ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Kan dökmek ülkeyi kirletir. İçinde kan dökülen ülke ancak kan dökenin kanıyla bağışlanır. |
| 35/34 |
"´İçinde oturduğunuz, benim de içinde yaşadığım ülkeyi kirletmeyeceksiniz; çünkü ben İsrailliler´in arasında yaşayan Rabbim." |
| 36/1 |
Yusufoğulları boylarından Manaşşe oğlu Makir oğlu Gilat'ın boyunun aile başları gelip Musa'ya ve İsrail'in aile başı olan önderlerine şöyle dediler: |
| 36/2 |
"RAB ülkeyi mülk olarak kurayla İsrailliler arasında paylaştırması için efendimiz Musa´ya buyruk verdi. Kardeşimiz Selofhat´ın mirasının kızlarına verilmesi için de buyruk verildi. |
| 36/3 |
Eğer Selofhat'ın kızları başka bir İsrail oymağına bağlı erkeklerle evlenirlerse, mirasları bizim ailelerimizden alınıp kocalarının bağlı oldukları oymağın mirasına eklenecek. Böylece kurayla bize düşen pay eksilecek. |
| 36/4 |
İsrailliler´in özgürlük yılı kutlandığında, kızların mirası kocalarının bağlı olduğu oymağa eklenecek. Böylece onların mirası atalarımızın oymağına düşen mirastan alınacak." |
| 36/5 |
Musa, Rabbin buyruğu uyarınca, İsrailliler´e şöyle buyurdu: "Yusuf soyundan gelenlerin söyledikleri doğrudur. |
| 36/6 |
RAB Selofhat´ın kızları için şöyle diyor: Selofhat´ın kızları babalarının bağlı olduğu oymak ve boydan herhangi bir erkekle evlenmekte özgürdürler. |
| 36/7 |
İsrail´de miras bir oymaktan öbür oymağa geçmeyecek. Her İsrailli atalarının bağlı olduğu oymağın mirasına bağlı kalacak. |
| 36/8 |
Herhangi bir İsrail oymağında miras alan kız, babasının bağlı olduğu oymak ve boydan biriyle evlenmelidir. Öyle ki, her İsrailli atalarının mirasını sahiplenebilsin. |
| 36/9 |
Miras bir oymaktan öbür oymağa geçmeyecek. Her İsrail oymağı aldığı mirasa bağlı kalacak." |
| 36/10 |
11: Selofhat´ın kızları Mahla, Tirsa, Hogla, Milka, Noa, Rabbin Musa´ya verdiği buyruk uyarınca davranarak amcalarının oğullarıyla evlendiler. |
| 36/12 |
Böylece Yusuf oğlu Manaşşe boylarından erkeklerle evlendiler, dolayısıyla mirasları da babalarının bağlı olduğu boy ve oymakta kaldı. |
| 36/13 |
Rabbin Musa aracılığıyla Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında İsrailliler'e verdiği buyruklar ve ilkeler bunlardı. |
| |
YASANIN TEKRARI |
| 1/1 |
Şeria Irmağı'nın doğu yakasındaki çölde, Suf'un karşısında Arava'da, Paran ile Tofel, Lavan, Haserot, Di-Zahav arasında Musa İsrailliler'e şunları anlattı. |
| 1/2 |
Horev'den Seir Dağı yoluyla Kadeş-Barnea'ya gitmek on bir gün sürer. |
| 1/3 |
Mısır´dan çıktıktan sonra kırkıncı yılın on birinci ayının birinci günü, Musa Rabbin, kendisi aracılığıyla İsrailliler´e neler buyurduğunu anlattı. |
| 1/4 |
Bu olay Musa Heşbon'da yaşayan Amorlular'ın Kralı Sihon'u, Aştarot'ta ve Edrei'de yaşayan Başan Kralı Og'u bozguna uğrattıktan sonra oldu. |
| 1/5 |
Musa Şeria Irmağı´nın doğu yakasındaki Moav topraklarında bu yasayı şöyle açıklamaya başladı: |
| 1/6 |
"Tanrımız RAB Horev´de bize, bu dağda yeteri kadar kaldınız dedi, |
| 1/7 |
`Haydi kalkın, Arava'da, dağlık bölgede, Şefela'da, Negev'de ve Akdeniz kıyısında yaşayan bütün komşu halklara, Amorlular'ın dağlık bölgesine, büyük Fırat Irmağı'na kadar uzanan Kenanlılar ülkesine ve Lübnan'a gidin. |
| 1/8 |
Bu toprakları size verdim. Gidin, atalarınıza, İbrahim'e, İshak'a, Yakup'a ve soylarına ant içerek söz verdiğim toprakları mülk edinin." |
| 1/9 |
"O sırada size, tek başıma yükünüzü taşıyamam dedim, |
| 1/10 |
Tanrınız RAB sizi çoğalttı. Bugün göklerdeki yıldızlar kadar çoğaldınız. |
| 1/11 |
Atalarınızın Tanrısı RAB sizi bin kat daha çoğaltsın ve söz verdiği gibi kutsasın! |
| 1/12 |
Sorunlarınıza, yükünüze, davalarınıza ben tek başıma nasıl katlanabilirim? |
| 1/13 |
Kendinize her oymaktan bilge, anlayışlı, deneyimli adamlar seçin. Onları size önder atayacağım. |
| 1/14 |
"Siz de bunun iyi olduğunu onayladınız. |
| 1/15 |
Böylece oymaklarınızın bilge ve deneyimli kişiler olan ileri gelenlerini size önder atadım. Onlara biner, yüzer, ellişer, onar kişilik toplulukların sorumluluğunu verdim. Oymaklarınız için de yöneticiler görevlendirdim. |
| 1/16 |
Ayrıca yargıçlarınıza, 'Kardeşleriniz arasındaki sorunları dinleyin dedim, 'Bir adamla İsrailli kardeşi ya da bir yabancı arasındaki davalarda adaletle karar verin. |
| 1/17 |
Yargılarken kimseyi kayırmayın; küçüğe de, büyüğe de aynı gözle bakın. Hiç kimseden korkmayın. Yargı Tanrı'ya özgüdür. Çözemeyeceğiniz bir sorun olursa bana getirin, ben gerekeni yaparım. |
| 1/18 |
O sırada yapmanız gereken her şeyi size buyurmuştum." |
| 1/19 |
"Sonra Tanrımız Rabbin bize buyurduğu gibi Horev'den ayrıldık, Amorlular'ın dağlık bölgesine giden yoldan geçerek gördüğünüz o geniş ve korkunç çölü aşıp Kadeş-Barnea'ya vardık. |
| 1/20 |
Size, ´Tanrımız Rabbin bize vereceği Amorlular´ın dağlık bölgesine vardınız dedim, |
| 1/21 |
'İşte, Tanrınız RAB size ülkeyi verdi. Haydi, atalarınızın Tanrısı Rabbin size söylediği gibi, gidip orayı mülk edinin. Korkmayın, yılmayın. |
| 1/22 |
"O zaman hepiniz bana gelip, 'Ülkeyi araştırmak için önümüzden adamlar gönderelim dediniz, 'Hangi yoldan gideceğiz, hangi kentlere uğrayacağız? Bilgi versinler. |
| 1/23 |
"Bu düşünceyi benimsedim. Her oymaktan birer kişi olmak üzere aranızdan on iki kişi seçtim. |
| 1/24 |
Bunlar dağlık bölgeye çıkarak Eşkol Vadisi´ne varıp ülkeyi araştırdılar. |
| 1/25 |
Dönüşte orada yetişen meyvelerden getirdiler ve, ´Tanrımız Rabbin bize vereceği ülke verimlidir diye haber verdiler. |
| 1/26 |
"Ne var ki, siz oraya gitmek istemediniz. Tanrınız Rabbin buyruğuna karşı geldiniz. |
| 1/27 |
Çadırlarınızda söylenerek, 'RAB bizden nefret ediyor dediniz, 'Bizi Amorlular'ın eline verip yok etmek için Mısır'dan çıkardı. |
| 1/28 |
Oraya niye gidelim? Kardeşlerimiz yöre halkının bizden daha güçlü, daha uzun boylu olduğunu söyleyerek cesaretimizi kırdılar. Kentler büyükmüş, göğe dek yükselen surlarla çevriliymiş. Orada Anaklılar'ı da görmüşler. |
| 1/29 |
"Oysa ben size, 'Onlardan korkmayın, yılmayın dedim, |
| 1/30 |
31: ´Önünüzden giden Tanrınız RAB sizin için savaşacak. Gözünüzün önünde Mısır´da ve çölde sizler için yaptıklarının aynısını yapacak. Tanrınız Rabbin buraya varıncaya dek, çocuğunu taşıyan bir adam gibi sizi nasıl yol boyunca taşıdığını gördünüz. |
| 1/32 |
Bütün bunlara karşın Tanrınız Rabbe güvenmediniz. |
| 1/33 |
O RAB ki, çadırlarınızı kurmanız için size yer aramak, gideceğiniz yolu göstermek için geceleyin ateşte, gündüzün bulutta önünüz sıra gitti." |
| 1/34 |
"RAB yakınmalarınızı duyunca öfkelendi ve şöyle ant içti: |
| 1/35 |
36: ´Atalarınıza ant içerek söz verdiğim o verimli ülkeyi, bu kötü kuşaktan Yefunne oğlu Kalev dışında hiç kimse görmeyecek. Yalnız o görecek, ayak bastığı toprakları ona ve soyuna vereceğim. Çünkü o bütün yüreğiyle Rabbin yolunda yürüdü. |
| 1/37 |
"Sizin yüzünüzden RAB bana da öfkelenerek, ´Sen de o ülkeye girmeyeceksin dedi, |
| 1/38 |
'Ama yardımcın Nun oğlu Yeşu oraya girecek. Onu yüreklendir. İsrailliler'in ülkeyi mülk edinmesini o sağlayacak. |