Tevrat (72. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Tevrat'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
  ÇÖLDE SAYIM
10/29 Musa, kayınbabası Midyanlı Reuel oğlu Hovav´a, "Rabbin, size vereceğim dediği yere gidiyoruz" dedi, "Bizimle gel, sana iyi davranırız. Çünkü RAB İsrail´e iyilik edeceğine söz verdi."
10/30 Hovav, "gelmem" diye yanıtladı, "ülkeme, akrabalarımın yanına döneceğim."
10/31 Musa, "lütfen bizi bırakma" diye üsteledi, "Çünkü çölde konaklayacağımız yerleri sen biliyorsun. Sen bize göz olabilirsin.
10/32 Bizimle gelirsen, Rabbin yapacağı bütün iyilikleri seninle paylaşırız."
10/33 Rabbin Dağı´ndan ayrılıp üç günlük yol aldılar. Konaklayacakları yeri bulmaları için Rabbin Antlaşma Sandığı üç gün boyunca önleri sıra gitti.
10/34 Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da Rabbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.
10/35 Sandık yola çıkınca Musa, "Ya RAB, kalk! Düşmanların dağılsın, senden nefret edenler önünden kaçsın!" diyordu.
10/36 Sandık konaklayınca da, "Ya RAB, binlerce, on binlerce İsrailli'ye dön!" diyordu.
11/1 Halk çektiği sıkıntılardan ötürü yakınmaya başladı. RAB bunu duyunca öfkelendi, aralarına ateşini göndererek ordugahın kenarlarını yakıp yok etti.
11/2 Halk Musa´ya yalvardı. Musa Rabbe yakarınca ateş söndü.
11/3 Bu nedenle oraya Tavera adı verildi. Çünkü Rabbin gönderdiği ateş onların arasında yanmıştı.
11/4 Derken, halkın arasındaki yabancılar başka yiyeceklere özlem duymaya başladılar. İsrailliler de yine ağlayarak, "Keşke yiyecek biraz et olsaydı!" dediler,
11/5 "Mısır´da parasız yediğimiz balıkları, salatalıkları, karpuzları, pırasaları, soğanları, sarımsakları anımsıyoruz.
11/6 Şimdiyse yemek yeme isteğimizi yitirdik. Bu mandan* başka hiçbir şey gördüğümüz yok."
11/7 Man kişniş tohumuna benzerdi, görünüşü de reçine gibiydi.
11/8 Halk çıkıp onu toplar, değirmende öğütür ya da havanda döverdi. Çömlekte haşlayıp pide yaparlardı. Tadı zeytinyağında pişirilmiş yiyeceklere benzerdi.
11/9 Gece ordugaha çiy düşerken, man da birlikte düşerdi.
11/10 Musa herkesin, her ailenin çadırının önünde ağladığını duydu. RAB buna çok öfkelendi. Musa da üzüldü.
11/11 Rabbe, "Kuluna neden kötü davrandın?" dedi, "Seni hoşnut etmeyen ne yaptım ki, bu halkın yükünü bana yüklüyorsun?
11/12 Bütün bu halka ben mi gebe kaldım? Onları ben mi doğurdum? Öyleyse neden emzikteki çocuğu taşıyan bir dadı gibi, atalarına ant içerek söz verdiğin ülkeye onları kucağımda taşımamı istiyorsun?
11/13 Bütün bu halka verecek eti nereden bulayım? Bana, ´Bize yiyecek et ver diye sızlanıp duruyorlar.
11/14 Bu halkı tek başıma taşıyamam, bunca yükü kaldıramam.
11/15 Bana böyle davranacaksan -eğer gözünde lütuf bulduysam- lütfen beni hemen öldür de kendi yıkımımı görmeyeyim."
11/16 RAB Musa'ya, "Halk arasında önder ve yönetici bildiğin İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi topla" dedi, "Onları Buluşma Çadırı'na getir, yanında dursunlar.
11/17 Ben inip seninle orada konuşacağım. Senin üzerindeki Ruh´tan alıp onlara vereceğim. Halkın yükünü tek başına taşımaman için sana yardım edecekler.
11/18 "Halka de ki, 'Yarın için kendinizi kutsayın, et yiyeceksiniz. Keşke yiyecek biraz et olsaydı, Mısır'da durumumuz iyiydi diye ağladığınızı RAB duydu. Şimdi yemeniz için size et verecek.
11/19 Yalnız bir gün, iki gün, beş, on ya da yirmi gün değil,
11/20 bir ay boyunca, burnunuzdan gelinceye dek, tiksinene dek yiyeceksiniz. Çünkü aranızda olan Rabbi reddettiniz. O´nun önünde, Mısır´dan neden çıktık diyerek ağladınız."
11/21 Musa, "Aralarında bulunduğum halkın 600000´i yetişkin erkektir" diye karşılık verdi, "Oysa sen, ´Bu halka bir ay boyunca yemesi için et vereceğim diyorsun.
11/22 Bütün davarlar, sığırlar kesilse, onları doyurur mu? Denizdeki bütün balıklar tutulsa, onları doyurur mu?"
11/23 RAB, "Elim kısaldı mı?" diye yanıtladı, "Sana söylediklerimin yerine gelip gelmeyeceğini şimdi göreceksin."
11/24 Böylece Musa dışarı çıkıp Rabbin kendisine söylediklerini halka bildirdi. Halkın ileri gelenlerinden yetmiş adam toplayıp çadırın çevresine yerleştirdi.
11/25 Sonra RAB bulutun içinde inip Musa'yla konuştu. Musa'nın üzerindeki Ruh'tan alıp yetmiş ileri gelene verdi. Ruh'u alınca peygamberlik ettilerse de, daha sonra hiç peygamberlik etmediler.
11/26 Eldat ve Medat adında iki kişi ordugahta kalmıştı. Seçilen yetmiş kişi arasındaydılar ama çadıra gitmemişlerdi. Ruh üzerlerine konunca ordugahta peygamberlik ettiler.
11/27 Bir genç koşup Musa'ya, "Eldat'la Medat ordugahta peygamberlik ediyor" diye haber verdi.
11/28 Gençliğinden beri Musa'nın yardımcısı olan Nun oğlu Yeşu,"Ey efendim Musa, onlara engel ol!" dedi.
11/29 Ama Musa, "Sen benim adıma mı kıskanıyorsun?" diye yanıtladı, "Keşke Rabbin bütün halkı peygamber olsa da RAB üzerlerine Ruhu'nu gönderse!"
11/30 Sonra Musa'yla İsrail'in ileri gelenleri ordugaha döndüler. Rab Bıldırcın Gönderiyor
11/31 RAB denizden bıldırcın getiren bir rüzgar gönderdi. Rüzgar bıldırcınları ordugahın her yönünden bir günlük yol kadar uzaklığa, yerden iki arşın yüksekliğe indirdi.
11/32 Halk bütün gün, bütün gece ve ertesi gün durmadan bıldırcın topladı. Kimse on homerden az toplamadı. Bıldırcınları ordugahın çevresine serdiler.
11/33 Et daha halkın dişleri arasındayken, çiğnemeye vakit kalmadan RAB öfkelendi, onları büyük bir yıkımla cezalandırdı.
11/34 Bu nedenle oraya Kivrot-Hattaava adı verildi. Başka yiyeceklere özlem duyanları oraya gömdüler.
11/35 Halk Kivrot-Hattaava'dan Haserot'a göç edip orada kaldı.
12/1 Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryam´la Harun onu yerdiler.
12/2 "RAB yalnız Musa aracılığıyla mı konuştu?" dediler, "Bizim aracılığımızla da konuşmadı mı?" RAB bu yakınmaları duydu.
12/3 Musa yeryüzünde yaşayan herkesten daha alçak gönüllüydü.
12/4 RAB ansızın Musa, Harun ve Miryam´a, "Üçünüz Buluşma Çadırı´na gelin" dedi. Üçü de gittiler.
12/5 RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harun´la Miryam´ı çağırdı. İkisi ilerlerken
12/6 RAB onlara seslendi: "Sözlerime kulak verin: Eğer aranızda bir peygamber varsa, Ben RAB görümde kendimi ona tanıtır, Onunla düşte konuşurum.
12/7 Ama kulum Musa öyle değildir. O bütün evimde sadıktır.
12/8 Onunla bilmecelerle değil, Açıkça, yüz yüze konuşurum. O Rabbin suretini görüyor. Öyleyse kulum Musa´yı yermekten korkmadınız mı?"
12/9 RAB onlara öfkelenip oradan gitti.
12/10 Bulut çadırın üzerinden ayrıldığında Miryam deri hastalığına yakalanmış, kar gibi bembeyaz olmuştu. Harun Miryam´a baktı, deri hastalığına yakalandığını gördü.
12/11 Musa´ya, "Ey efendim, lütfen akılsızca işlediğimiz günahtan ötürü bizi cezalandırma" dedi,
12/12 "Miryam etinin yarısı yenmiş olarak ana rahminden çıkan ölü bir bebeğe benzemesin."