| |
YARATILIŞ KİTABI |
| 25/31 |
Yakup, "Önce sen ilk oğulluk hakkını bana ver" diye karşılık verdi. |
| 25/32 |
Esav, "Baksana, açlıktan ölmek üzereyim" dedi, "İlk oğulluk hakkının bana ne yararı var?" |
| 25/33 |
Yakup, "Önce ant iç" dedi. Esav ant içerek ilk oğulluk hakkını Yakup'a sattı. |
| 25/34 |
Yakup Esav'a ekmekle mercimek çorbası verdi. Esav yiyip içtikten sonra kalkıp gitti. Böylece Esav ilk oğulluk hakkını küçümsemiş oldu. |
| 26/1 |
İbrahim'in yaşadığı dönemdeki kıtlıktan başka ülkede bir kıtlık daha oldu. İshak Gerar'a, Filist Kralı Avimelek'in yanına gitti. |
| 26/2 |
RAB İshak'a görünerek, "Mısır'a gitme" dedi, "Sana söyleyeceğim ülkeye yerleş. |
| 26/3 |
Orada bir süre kal. Ben seninle olacak, seni kutsayacağım: Bütün bu toprakları sana ve soyuna vereceğim. Baban İbrahim´e ant içerek verdiğim sözü yerine getireceğim. |
| 26/4 |
Soyunu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Bu ülkelerin tümünü onlara vereceğim. Yeryüzündeki bütün uluslar senin soyun aracılığıyla kutsanacak. |
| 26/5 |
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı." |
| 26/6 |
Böylece İshak Gerar'da kaldı. |
| 26/7 |
Yöre halkı karısıyla ilgili soru sorunca, "Kız kardeşimdir" diyordu. Çünkü "Karımdır" demekten korkuyordu. Rebeka yüzünden yöre halkı beni öldürebilir diye düşünüyordu. Çünkü Rebeka güzeldi. |
| 26/8 |
İshak orada uzun zaman kaldı. Bir gün Filist Kralı Avimelek, pencereden dışarı bakarken, İshak'ın karısı Rebeka'yı okşadığını gördü. |
| 26/9 |
İshak´ı çağırtarak, "Bu kadın gerçekte senin karın!" dedi, "Neden kız kardeşin olduğunu söyledin?" İshak, "Çünkü onun yüzünden canımdan olurum diye düşündüm" dedi. |
| 26/10 |
Avimelek, "Nedir bize bu yaptığın?" dedi, "Az kaldı halkımdan biri karınla yatacaktı. Bize suç işletecektin." |
| 26/11 |
Sonra bütün halka, "Kim bu adama ya da karısına dokunursa, kesinlikle öldürülecek" diye buyruk verdi. |
| 26/12 |
İshak o ülkede ekin ekti ve o yıl ektiğinin yüz katını biçti. RAB onu kutsamıştı. |
| 26/13 |
İshak bolluğa kavuştu. Varlığı gittikçe büyüyordu. Çok zengin oldu. |
| 26/14 |
Sürülerle davar, sığır ve birçok uşak sahibi oldu. Filistliler onu kıskanmaya başladılar. |
| 26/15 |
Babası İbrahim yaşarken kölelerinin kazmış olduğu bütün kuyuları toprakla doldurup kapadılar. |
| 26/16 |
Avimelek İshak'a, "Ülkemizden git" dedi, "Çünkü gücün bizim gücümüzü aştı." |
| 26/17 |
İshak oradan ayrıldı. Gerar Vadisi'nde çadır kurup oraya yerleşti. |
| 26/18 |
Babası İbrahim yaşarken kazılmış olan kuyuları yeniden açtırdı. Çünkü Filistliler İbrahim'in ölümünden sonra o kuyuları kapamışlardı. Kuyulara aynı adları, babasının vermiş olduğu adları verdi. |
| 26/19 |
İshak'ın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular. |
| 26/20 |
Gerar'ın çobanları, "Su bizim" diyerek İshak'ın çobanlarıyla kavgaya tutuştular. İshak kendisiyle çekiştikleri için kuyuya Esek adını verdi. |
| 26/21 |
İshak´ın köleleri başka bir kuyu kazdılar. Bu kuyu yüzünden de kavga çıkınca İshak kuyuya Sitna adını verdi. |
| 26/22 |
Oradan ayrılıp başka bir yerde kuyu kazdırdı. Bu kuyu yüzünden kavga çıkmadı. Bu nedenle İshak ona Rehovot adını verdi. "RAB en sonunda bize rahatlık verdi" dedi, "Bu ülkede verimli olacağız." |
| 26/23 |
İshak oradan Beer-Şeva'ya gitti. |
| 26/24 |
O gece RAB kendisine görünerek, "Ben baban İbrahim'in Tanrısı'yım, korkma" dedi, "Seninle birlikteyim. Seni kutsayacak, kulum İbrahim'in hatırı için soyunu çoğaltacağım." |
| 26/25 |
İshak orada bir sunak yaparak Rabbe yakardı. Çadırını oraya kurdu. Köleleri de orada bir kuyu kazdı. |
| 26/26 |
Avimelek, danışmanı Ahuzzat ve ordusunun komutanı Fikol ile birlikte, Gerar'dan İshak'ın yanına gitti. |
| 26/27 |
İshak onlara, "Niçin yanıma geldiniz?" dedi, "Benden nefret ediyorsunuz. Üstelik beni ülkenizden kovdunuz." |
| 26/28 |
29: "Açıkça gördük ki, RAB seninle" diye yanıtladılar, "Onun için, aramızda ant olsun: Biz nasıl sana dokunmadıksa, hep iyi davranarak seni esenlik içinde gönderdikse, sen de bize kötülük etme. Bu konuda seninle anlaşalım. Sen şimdi Rabbin kutsadığı bir adamsın." |
| 26/30 |
İshak onlara bir şölen verdi, yiyip içtiler. |
| 26/31 |
Sabah erkenden kalkıp karşılıklı ant içtiler. Sonra İshak onları yolcu etti. Esenlik içinde oradan ayrıldılar. |
| 26/32 |
Aynı gün İshak'ın köleleri gelip kazdıkları kuyu hakkında kendisine bilgi verdiler, "Su bulduk" dediler. |
| 26/33 |
İshak kuyuya Şiva adını verdi. Bu yüzden kent bugüne kadar Beer-Şeva diye anılır. |
| 26/34 |
Esav kırk yaşında Hititli Beeri'nin kızı Yudit ve Hititli Elon'un kızı Basemat'la evlendi. |
| 26/35 |
Bu kadınlar İshak'la Rebeka'nın başına dert oldular. |
| 27/1 |
İshak yaşlanmış, gözleri görmez olmuştu. Büyük oğlu Esav'ı çağırıp, "Oğlum!" dedi. Esav, "Efendim!" diye yanıtladı. |
| 27/2 |
İshak, "Artık yaşlandım" dedi, "Ne zaman öleceğimi bilmiyorum. |
| 27/3 |
Silahlarını -ok kılıfını, yayını- al, kırlara çıkıp benim için bir hayvan avla. |
| 27/4 |
Sevdiğim lezzetli bir yemek yap, bana getir yiyeyim. Ölmeden önce seni kutsayayım." |
| 27/5 |
İshak, oğlu Esav'la konuşurken Rebeka onları dinliyordu. Esav avlanmak için kıra çıkınca, |
| 27/6 |
Rebeka oğlu Yakup'a şöyle dedi: "Dinle, babanın ağabeyin Esav'a söylediklerini duydum. |
| 27/7 |
Baban ona, ´Bana bir hayvan avla getir´ dedi, ´Lezzetli bir yemek yap, yiyeyim. Ölmeden önce seni Rabbin huzurunda kutsayayım.´ |
| 27/8 |
Bak oğlum, sana söyleyeceklerimi iyi dinle: |
| 27/9 |
Git süründen bana iki seçme oğlak getir. Onlarla babanın sevdiği lezzetli bir yemek yapayım. |
| 27/10 |
Yemesi için onu babana sen götüreceksin. Öyle ki, ölmeden önce seni kutsasın." |
| 27/11 |
Yakup, "Ama kardeşim Esav'ın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız" diye yanıtladı, |
| 27/12 |
"Ya babam bana dokunursa? O zaman kendisini aldattığımı anlar. Kutsama yerine üzerime lanet getirmiş olurum." |
| 27/13 |
Annesi, "Sana gelecek lanet bana gelsin, oğlum" dedi, "Sen beni dinle, git oğlakları getir." |
| 27/14 |
Yakup gidip oğlakları annesine getirdi. Annesi babasının sevdiği lezzetli bir yemek yaptı. |
| 27/15 |
Büyük oğlu Esav'ın en güzel giysileri o anda evdeydi. Rebeka onları küçük oğlu Yakup'a giydirdi. |
| 27/16 |
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı. |
| 27/17 |
Yaptığı güzel yemekle ekmeği Yakup'un eline verdi. |