Tevrat (24. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Tevrat'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
  YARATILIŞ KİTABI
43/13 Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün.
43/14 Her Şeye Gücü Yeten Tanrı, adamın yüreğine size karşı merhamet koysun da, adam öbür kardeşinizle Benyamin´i size geriversin. Bana gelince, çocuklarımdan yoksun kalacaksam kalayım."
43/15 Böylece kardeşler yanlarına armağanlar, iki kat para ve Benyamin´i alarak hemen Mısır´a gidip Yusuf´un huzuruna çıktılar.
43/16 Yusuf Benyamin´i yanlarında görünce, kâhyasına, "Bu adamları eve götür" dedi, "Bir hayvan kesip hazırla. Çünkü öğlen benimle birlikte yemek yiyecekler."
43/17 Kâhya Yusuf´un buyurduğu gibi onları Yusuf´un evine götürdü.
43/18 Ne var ki kardeşleri Yusuf´un evine götürüldükleri için korktular. "İlk gelişimizde torbalarımıza konan para yüzünden götürülüyoruz galiba!" dediler, "Bize saldırıp egemen olmak, bizi köle edip eşeklerimizi almak istiyor."
43/19 Yusuf'un kâhyasına yaklaşıp evin kapısında onunla konuştular:
43/20 "Aman, efendim!" dediler, "Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik.
43/21 Konakladığımız yerde torbalarımızı açınca, bir de baktık ki, paramız eksiksiz olarak torbalarımızın ağzına konmuş. Onu size geri getirdik.
43/22 Ayrıca yeniden yiyecek almak için yanımıza başka para da aldık. Paraları torbalarımıza kimin koyduğunu bilmiyoruz."
43/23 Kâhya, "Merak etmeyin" dedi, "Korkmanıza gerek yok. Parayı Tanrınız, babanızın Tanrısı torbalarınıza koydurmuş. Ben paranızı aldım." Sonra Şimon´u onlara getirdi.
43/24 Kâhya onları Yusuf´un evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi.
43/25 Kardeşler öğlene, Yusuf'un geleceği saate kadar armağanlarını hazırladılar. Çünkü orada yemek yiyeceklerini duymuşlardı.
43/26 Yusuf eve gelince, getirdikleri armağanları kendisine sunup önünde yere kapandılar.
43/27 Yusuf hatırlarını sorduktan sonra, "Bana sözünü ettiğiniz yaşlı babanız iyi mi?" dedi, "Hâlâ yaşıyor mu?"
43/28 Kardeşleri, "Babamız kulun iyi" diye yanıtladılar, "Hâlâ yaşıyor." Sonra saygıyla eğilip yere kapandılar.
43/29 Yusuf göz gezdirirken kendisiyle aynı anneden olan kardeşi Benyamin´i gördü. "Bana sözünü ettiğiniz küçük kardeşiniz bu mu?" dedi, "Tanrı sana lütfetsin, oğlum."
43/30 Sonra hemen oradan ayrıldı, çünkü kardeşini görünce yüreği sızlamıştı. Ağlayacak bir yer aradı. Odasına girip orada ağladı.
43/31 Yüzünü yıkadıktan sonra dışarı çıktı. Kendisini toparlayarak, "Yemeği getirin" dedi.
43/32 Yusuf´a ayrı, kardeşlerine ayrı, Yusuf´la yemek yiyen Mısırlılar´a ayrı hizmet edildi. Çünkü Mısırlılar İbraniler ile birlikte yemek yemez, bunu iğrenç sayarlardı.
43/33 Kardeşleri Yusuf´un önünde büyükten küçüğe doğru yaş sırasına göre oturdular. Şaşkın şaşkın birbirlerine baktılar.
43/34 Yusuf´un masasından onlara yemek dağıtıldı. Benyamin´in payı ötekilerden beş kat fazlaydı. İçtiler, birlikte hoş vakit geçirdiler.
44/1 Yusuf kâhyasına, "Bu adamların torbalarına taşıyabilecekleri kadar yiyecek doldur" diye buyurdu, "Her birinin parasını torbasının ağzına koy.
44/2 En küçüğünün torbasına benim gümüş kâsemi ve buğdayının parasını koy." Kâhya Yusuf´un buyruğunu yerine getirdi.
44/3 Sabah erkenden adamlar eşekleriyle yolcu edildi.
44/4 Onlar kentten pek uzaklaşmamıştı ki Yusuf kâhyasına, "Hemen o adamların peşine düş" dedi, "Onlara yetişince, ´Niçin iyiliğe karşı kötülük yaptınız?´ de,
44/5 ´Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.´"
44/6 Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi.
44/7 Adamlar, "Efendim, neden böyle konuşuyorsun?" dediler, "bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız.
44/8 Torbalarımızın ağzında bulduğumuz paraları Kenan ülkesinden sana geri getirdik. Nasıl efendinin evinden altın ya da gümüş çalarız?
44/9 Kullarından birinde çıkarsa öldürülsün, geri kalanlar efendimin kölesi olsun."
44/10 Kâhya, "Peki, dediğiniz gibi olsun" dedi, "Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak."
44/11 Hemen torbalarını indirip açtılar.
44/12 Kâhya büyükten küçüğe doğru hepsinin torbasını aradı. Kâse Benyamin´in torbasında çıktı.
44/13 Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler.
44/14 Yahuda´yla kardeşleri Yusuf´un evine geldiğinde, Yusuf daha evdeydi. Önünde yere kapandılar.
44/15 Yusuf, "Nedir bu yaptığınız?" dedi, "Benim gibi birinin fala bakabileceği aklınıza gelmedi mi?"
44/16 Yahuda, "Ne diyelim, efendim?" diye karşılık verdi, "Nasıl anlatalım? Kendimizi nasıl temize çıkaralım? Tanrı suçumuzu ortaya çıkardı. Hepimiz köleniz artık, efendim; hem biz hem de kendisinde kâse bulunan kardeşimiz."
44/17 Yusuf, "Benden uzak olsun!" dedi, "Yalnız kendisinde kâse bulunan kölem olacak. Siz esenlikle babanızın yanına dönün."
44/18 Yahuda yaklaşıp, "Efendim, lütfen izin ver konuşayım" dedi, "Kuluna öfkelenme. Sen firavunla aynı yetkiye sahipsin.
44/19 Efendim, biz kullarına sormuştun: ´Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?´ diye.
44/20 Biz de, ´Yaşlı bir babamız ve onun yaşlılığında doğan küçük bir kardeşimiz var´ demiştik, ´O çocuğun kardeşi öldü, kendisi annesinin tek oğlu. Babamız onu çok sever.´
44/21 "Sen de biz kullarına, ´O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim´ demiştin.
44/22 Biz de, ´Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür´ diye karşılık vermiştik.
44/23 Sen de biz kullarına, ´Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz´ demiştin.
44/24 "Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık.
44/25 Babamız, 'Yine gidin, bize biraz yiyecek alın' dedi.
44/26 Ama biz, ´Gidemeyiz´ dedik, ´Ancak küçük kardeşimiz bizimle gelirse gideriz. Küçük kardeşimiz bizimle olmazsa o adamın yüzünü göremeyiz.´
44/27 "Babam, biz kullarına, ´Biliyorsunuz, karım bana iki erkek çocuk doğurdu´ dedi,
44/28 ´Biri yanımdan ayrıldı. Besbelli bir hayvan parçaladı, bir daha göremedim onu.
44/29 Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.´
44/30 31: "Efendim, şimdi babam kulunun yanına döndüğümde çocuk yanımızda olmazsa, babam onu görmeyince ölür. Çünkü onu yaşama bağlayan bu çocuktur. Biz kulların da acı içinde babamızın ak saçlı başını ölüler diyarına indiririz.
44/32 Ben kulun bu çocuğa kefil oldum. Babama, ´Onu sana geri getirmezsem, ömrümce kendimi sana karşı suçlu sayarım´ dedim.
44/33 "Lütfen şimdi çocuğun yerine beni kölen kabul et. Çocuk kardeşleriyle birlikte geri dönsün.
44/34 O yanımda olmadan babamın yanına nasıl dönerim? Babamın başına gelecek kötülüğe dayanamam."