| |
ÇÖLDE SAYIM |
| 12/13 |
Musa Rabbe, "Ey Tanrı, lütfen Miryam´ı iyileştir!" diye yakardı. |
| 12/14 |
RAB, "Babası onun yüzüne tükürseydi, yedi gün utanç içinde kalmayacak mıydı?" diye karşılık verdi, "Onu yedi gün ordugahtan uzaklaştırın, sonra geri getirilsin." |
| 12/15 |
Böylece Miryam yedi gün ordugahtan uzaklaştırıldı, o geri getirilene dek halk yola çıkmadı. |
| 12/16 |
Bundan sonra halk Haserot´tan ayrılıp Paran Çölü´nde konakladı. |
| 13/1 |
2: RAB Musa´ya, "İsrail halkına vereceğim Kenan ülkesini araştırmak için bazı adamlar gönder" dedi, "Ataların her oymağından bir önder gönder." |
| 13/3 |
Musa Rabbin buyruğu uyarınca Paran Çölü´nden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi. |
| 13/4 |
Adları şöyleydi: Ruben oymağından Zakkur oğlu Şammua; |
| 13/5 |
Şimon oymağından Hori oğlu Şafat; |
| 13/6 |
Yahuda oymağından Yefunne oğlu Kalev; |
| 13/7 |
İssakar oymağından Yusuf oğlu Yigal; |
| 13/8 |
Efrayim oymağından Nun oğlu Hoşea; |
| 13/9 |
Benyamin oymağından Rafu oğlu Palti; |
| 13/10 |
Zevulun oymağından Sodi oğlu Gaddiel; |
| 13/11 |
Yusuf oymağından -Manaşşe oymağından- Susi oğlu Gaddi; |
| 13/12 |
Dan oymağından Gemalli oğlu Ammiel; |
| 13/13 |
Aşer oymağından Mikael oğlu Setur; |
| 13/14 |
Naftali oymağından Vofsi oğlu Nahbi; |
| 13/15 |
Gad oymağından Maki oğlu Geuel. |
| 13/16 |
Ülkeyi araştırmak üzere Musa´nın gönderdiği adamlar bunlardı. Musa Nun oğlu Hoşea´ya Yeşu adını verdi. |
| 13/17 |
Musa, Kenan ülkesini araştırmak üzere onları gönderirken,"Negev'e, dağlık bölgeye gidin" dedi, |
| 13/18 |
"Nasıl bir ülke olduğunu, orada yaşayan halkın güçlü mü zayıf mı, çok mu az mı olduğunu öğrenin. |
| 13/19 |
Yaşadıkları ülke iyi mi kötü mü, kentleri nasıl, surlu mu değil mi anlayın. |
| 13/20 |
Toprak nasıl? Verimli mi, kıraç mı? Çevre ağaçlık mı, değil mi? Elinizden geleni yapıp orada yetişen meyvelerden getirin. "Mevsim üzümün olgunlaşmaya başladığı zamandı. |
| 13/21 |
Böylece adamlar yola çıkıp ülkeyi Zin Çölü'nden Levo-Hamat'a doğru Rehov'a dek araştırdılar. |
| 13/22 |
Negev'den geçip Anakoğulları'ndan Ahiman, Şeşay ve Talmay'ın yaşadığı Hevron'a vardılar. -Hevron Mısır'daki Soan Kenti'nden yedi yıl önce kurulmuştu.- |
| 13/23 |
Eşkol Vadisi'ne varınca, üzerinde bir salkım üzüm olan bir asma dalı kestiler. Adamlardan ikisi dalı bir sırıkta taşıdılar. Yanlarına nar, incir de aldılar. |
| 13/24 |
İsrailliler´in kestiği üzüm salkımından dolayı oraya Eşkol Vadisi adı verildi. |
| 13/25 |
Kırk gün dolaştıktan sonra adamlar ülkeyi araştırmaktan döndüler. |
| 13/26 |
Paran Çölü'ndeki Kadeş'e, Musa'yla Harun'un ve İsrail topluluğunun yanına geldiler. Onlara ve bütün topluluğa gördüklerini anlatıp ülkenin ürünlerini gösterdiler. |
| 13/27 |
Musa'ya, "Bizi gönderdiğin ülkeye gittik" dediler, "Gerçekten süt ve bal akıyor orada! İşte ülkenin ürünleri! |
| 13/28 |
Ancak orada yaşayan halk güçlü, kentler de surlu ve çok büyük. Orada Anak soyundan gelen insanları bile gördük. |
| 13/29 |
Amalekliler Negev´de; Hititler, Yevuslular ve Amorlular dağlık bölgede; Kenanlılar da denizin yanında ve Şeria Irmağı´nın kıyısında yaşıyor." |
| 13/30 |
Kalev, Musa´nın önünde halkı susturup, "Oraya gidip ülkeyi ele geçirelim. Kesinlikle buna yetecek gücümüz var" dedi. |
| 13/31 |
Ne var ki, kendisiyle oraya giden adamlar, "Bu halka saldıramayız, onlar bizden daha güçlü" dediler. |
| 13/32 |
Araştırdıkları ülke hakkında İsrailliler arasında kötü haber yayarak, "Boydan boya araştırdığımız ülke, içinde yaşayanları yiyip bitiren bir ülkedir" dediler, "Üstelik orada gördüğümüz herkes uzun boyluydu. |
| 13/33 |
Nefiller'i, Nefiller'in soyundan gelen Anaklılar'ı gördük. Onların yanında kendimizi çekirge gibi hissettik, onlara da öyle göründük." |
| 14/1 |
O gece bütün topluluk yüksek sesle bağrışıp ağladı. |
| 14/2 |
Bütün İsrail halkı Musa'yla Harun'a karşı söylenmeye başladı. Onlara, "Keşke Mısır'da ya da bu çölde ölseydik!" dediler, |
| 14/3 |
"RAB neden bizi bu ülkeye götürüyor? Kılıçtan geçirilelim diye mi? Karılarımız, çocuklarımız tutsak edilecek. Mısır'a dönmek bizim için daha iyi değil mi?" |
| 14/4 |
Sonra birbirlerine, "Kendimize bir önder seçip Mısır´a dönelim" dediler. |
| 14/5 |
Bunun üzerine Musa´yla Harun İsrail topluluğunun önünde yüzüstü yere kapandılar. |
| 14/6 |
Ülkeyi araştıranlardan Nun oğlu Yeşu´yla Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar. |
| 14/7 |
Sonra bütün İsrail topluluğuna şöyle dediler: "İçinden geçip araştırdığımız ülke çok iyi bir ülkedir. |
| 14/8 |
Eğer RAB bizden hoşnut kalırsa, süt ve bal akan o ülkeye bizi götürecek ve orayı bize verecektir. |
| 14/9 |
Ancak Rab´be karşı gelmeyin. Orada yaşayan halktan korkmayın. Onları ekmek yer gibi yiyip bitireceğiz. Koruyucuları onları bırakıp gitti. Ama RAB bizimledir. Onlardan korkmayın!" |
| 14/10 |
Topluluk onları taşa tutmayı düşünürken, ansızın Rabbin görkemi Buluşma Çadırı´nda bütün İsrail halkına göründü. |
| 14/11 |
RAB Musa´ya şöyle dedi: "Ne zamana dek bu halk bana saygısızlık edecek? Onlara gösterdiğim bunca belirtiye karşın, ne zamana dek bana iman etmeyecekler? |
| 14/12 |
Onları salgın hastalıkla cezalandıracağım, mirastan yoksun bırakacağım. Ama seni onlardan daha büyük, daha güçlü bir ulus kılacağım." |
| 14/13 |
Musa, "Mısırlılar bunu duyacak" diye karşılık verdi, "Çünkü bu halkı gücünle onların arasından sen çıkardın. |
| 14/14 |
Kenan topraklarında yaşayan halka bunu anlatacaklar. Ya RAB, bu halkın arasında olduğunu, onlarla yüz yüze görüştüğünü, bulutunun onların üzerinde durduğunu, gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu içinde onlara yol gösterdiğini duymuşlar. |
| 14/15 |
16: Eğer bu halkı bir insanmış gibi yok edersen, senin ününü duymuş olan bu uluslar, ´RAB ant içerek söz verdiği ülkeye bu halkı götüremediği için onları çölde yok etti diyecekler. |
| 14/17 |
"Şimdi gücünü göster, ya Rab. Demiştin ki, |
| 14/18 |
´RAB tez öfkelenmez, sevgisi engindir, suçu ve isyanı bağışlar. Ancak suçluyu cezasız bırakmaz; babaların işlediği suçun hesabını üçüncü, dördüncü kuşak çocuklarından sorar. |
| 14/19 |
Mısır´dan çıkışlarından bugüne dek bu halkı nasıl bağışladıysan, büyük sevgin uyarınca onların suçunu bağışla." |
| 14/20 |
RAB, "Dileğin üzerine onları bağışladım" diye yanıtladı, |