Tevrat (124. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Tevrat'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
  HAKİMLER
16/2 Gazzeliler'e, "Şimşon buraya geldi" diye haber verilinceçevreyi kuşattılar. Bütün gece kentin kapısında pusuya yattılar. "Gün ağarınca onu öldürürüz" diyerek gece boyunca yerlerinden kımıldamadılar.
16/3 Şimşon gece yarısına dek yattı. Gece yarısı kalktı, kent kapısının iki kanadıyla iki direğini tutup sürgüyle birlikte yerlerinden söktü. Hepsini omuzlayıp Hevron'un karşısındaki tepeye çıkardı.
16/4 Bir süre sonra Şimşon Sorek Vadisi'nde yaşayan Delila adındabir kadına aşık oldu.
16/5 Filist beyleri kadına gelip, "Şimşon'un üstün gücünün kaynağı nedir, onu kandırıp öğrenmeye bak" dediler, "Böylece belki onu bağlar, etkisiz hale getirip yenebiliriz. Her birimiz sana bin yüzer parça gümüş vereceğiz."
16/6 Bunun üzerine Delila Şimşon'a, "Lütfen, söyle bana, bu üstüngücü nereden alıyorsun?" diye sordu, "Seni bağlayıp yenmek olası mı?"
16/7 Şimşon, "Beni kurumamış yedi taze sırımla bağlarlarsasıradan bir adam gibi güçsüz olurum" dedi.
16/8 Bunun üzerine Filist beyleri Delila'ya kurumamış yedi tazesırım getirdiler. Delila bunlarla Şimşon'u bağladı.
16/9 Adamları bitişik odada pusuya yatmıştı. Delila, "Şimşon,Filistliler geldi!" dedi. Şimşon sırımları ateş değdiğinde dağılıveren kendir lifleri gibi koparıp attı. Gücünün sırrını vermemişti.
16/10 Delila, "Beni kandırdın, bana yalan söyledin" dedi, "Lütfensöyle bana, seni neyle bağlamalı?"
16/11 Şimşon, "Beni hiç kullanılmamış yeni urganla sımsıkıbağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum" dedi.
16/12 Böylece Delila yeni urgan alıp Şimşon'u bağladı. Sonra, "Şimşon, Filistliler geldi!" dedi. Adamlar hâlâ bitişik odada pusu kurmuş bekliyorlardı. Şimşon urganları iplik koparır gibi koparıp kollarından sıyırdı.
16/13 Delila ona, "Şimdiye kadar beni hep kandırdın, bana yalansöyledin" dedi, "Söyle bana, seni neyle bağlamalı?" Şimşon, "Başımdaki yedi örgüyü dokuma tezgahındaki kumaşla birlikte dokuyup kazıkla burarsan sıradan bir adam gibi güçsüz olurum" dedi.
16/14 Şimşon uyurken Delila onun başındaki yedi örgüyü dokuma tezgahındaki kumaşla birlikte dokuyup kazıkla burdu. Sonra, "Şimşon, Filistliler geldi!" dedi. Şimşon uykusundan uyandı, saçını tezgah kazığından ve kumaştan çekip kurtardı.
16/15 Delila, "Bana güvenmiyorsan nasıl olur da, 'Seni seviyorum diyorsun?" dedi, "Üç kezdir beni kandırıyorsun, üstün gücünün nereden geldiğini söylemiyorsun."
16/16 Bu sözlerle Şimşon'u sıkıştırıp günlerce başını ağrıttı. Sonunda Şimşon dayanamayıp
16/17 yüreğini kadına tümüyle açtı. "Başıma hiç ustura değmedi" dedi, "Çünkü ben ana rahmindeyken Tanrı'ya adanmışım*. Tıraş olursam gücümü yitiririm. Sıradan bir adam gibi güçsüz olurum."
16/18 Delila Şimşon'un gerçeği söylediğini anlayınca haber gönderip Filist beylerini çağırttı. "Bir kez daha gelin" dedi, "Şimşon bana gerçeği söyledi." Kadının yanına gelen Filist beyleri gümüşü de birlikte getirdiler.
16/19 Delila Şimşon'u dizleri üzerinde uyuttuktan sonra adamlardan birini çağırtıp başındaki yedi örgüyü kestirdi. Sonra alay ederek onu dürtüklemeye başladı. Çünkü Şimşon gücünü yitirmişti.
16/20 Delila, "Şimşon, Filistliler geldi!" dedi. Şimşon uyandı ve, "Her zamanki gibi kalkıp silkinirim" diye düşündü. Rabbin kendisinden ayrıldığını bilmiyordu.
16/21 Filistliler onu yakalayıp gözlerini oydular. Gazze'ye götürüp tunç* zincirlerle bağladılar, cezaevinde değirmen taşına koştular.
16/22 Bu arada Şimşon'un kesilen saçları uzamaya başladı.
16/23 Filist beyleri ilahları Dagon'un onuruna çok sayıda kurban kesip eğlenmek için toplandılar. "İlahımız, düşmanımız Şimşon'u elimize teslim etti" dediler.
16/24 Halk Şimşon'u görünce kendi ilahlarını övmeye başladı. "İlahımız ülkemizi yakıp yıkan, Birçoğumuzu öldüren Düşmanımızı elimize teslim etti" diyorlardı.
16/25 İyice coşunca, "Şimşon'u getirin, bizi eğlendirsin"dediler. Şimşon'u cezaevinden getirip oynatmaya başladılar, sonrasütunların arasında durdurdular.
16/26 Şimşon, elinden tutan gence, "Beni tapınağın damını taşıyansütunların yanına götür de onlara yaslanayım" dedi.
16/27 Tapınak erkeklerle, kadınlarla doluydu. Bütün Filist beyleri de oradaydı. Üç bin kadar kadın erkek Şimşon'un oynayışını damdan seyrediyordu.
16/28 Şimşon Rab'be yakarmaya başladı: "Ey Egemen RAB, lütfenbeni anımsa. Ey Tanrı, bir kez daha beni güçlendir; Filistliler'den bir vuruşta iki gözümün öcünü alayım."
16/29 Sonra tapınağın damını taşıyan iki ana sütunun ortasındadurup sağ eliyle birini, sol eliyle ötekini kavradı.
16/30 "Filistliler'le birlikte öleyim" diyerek bütün gücüylesütunlara yüklendi. Tapınak Filist beylerinin ve bütün içindekilerin üzerine çöktü. Böylece Şimşon ölürken, yaşamı boyunca öldürdüğünden daha çok insan öldürdü.
16/31 Şimşon'un kardeşleriyle babası Manoah'ın bütün ailesi onunölüsünü almaya geldiler. Şimşon'u götürüp babasının Sora ile Eştaol arasındaki mezarına gömdüler. Şimşon İsrail'i yirmi yıl süreyle yönetmişti.
17/1 Efrayim'in dağlık bölgesinde Mika adında bir adam vardı.
17/2 Mika annesine, "Senden çalınan, lanetlediğini duyduğum binyüz parça gümüş var ya, işte o gümüşler bende, onları ben çaldım" dedi.Annesi, "RAB seni kutsasın, oğlum!" dedi.
17/3 Mika bin yüz parça gümüşü annesine geri verdi. Annesi, "Oğlumun bir oyma put, bir de dökme put yaptırabilmesi için gümüşün tamamını Rab'be adıyorum" dedi, "Gümüşü sana geri veriyorum."
17/4 Gümüşü Mika'dan geri alan kadın, iki yüz parçasını ayırıpkuyumcuya verdi. Kuyumcu bundan bir oyma, bir de dökme put yaptı.Putlar Mika'nın evine götürüldü.
17/5 Mika'nın bir tapınma yeri vardı. Özel aile putları ve birefod* yaptırmış, oğullarından birini de kâhinliğe atamıştı.
17/6 O dönemde İsrail'de kral yoktu. Herkes dilediğini yapıyordu.
17/7 Yahuda'nın Beytlehem Kenti'nde, Yahudalı bir ailenin yanındageçici olarak yaşayan genç bir Levili vardı.
17/8 Adam yerleşecek başka bir yer bulmak üzere Yahuda'nın Beytlehem Kenti'nden ayrıldı. Efrayim'in dağlık bölgesinden geçerken Mika'nın evine geldi.
17/9 Mika, "Nereden geliyorsun?" diye sorunca adam, "Yahuda'nınBeytlehem Kenti'nden geliyorum, Levili'yim, yerleşecek yer arıyorum" dedi.
17/10 Mika, "Benimle kal" dedi, "Bana danışmanlık ve kâhinlik yap. Seni doyurur, yılda bir takım giysi, on parça da gümüş veririm." Levili kabul etti.
17/11 Mika ile kalmaya razı oldu. Mika da ona oğlu gibi davrandı.
17/12 Genç Levili'yi kâhinliğe atayarak evine aldı.
17/13 Mika, "Şimdi biliyorum ki, RAB bana iyi davranacak" dedi,"Çünkü bir Levili kâhinim* var."
18/1 O dönemde İsrail'de kral yoktu ve Dan oymağından olanlar yerleşecek yer arıyorlardı. Çünkü İsrail oymakları arasında kendilerine düşen payı henüz almamışlardı.
18/2 Böylece kendi boylarından, Sora ve Eştaol kentlerinden beşcesur savaşçıyı toprakları araştırıp bilgi toplamak üzere yola çıkardılar. Onlara, "Gidin, toprakları araştırın" dediler. Adamlar Efrayim'in dağlık bölgesinde bulunan Mika'nın evine gelip geceyi orada geçirdiler.
18/3 Mika'nın evinin yanındayken genç Levili'nin sesini tanıdılar. Eve yaklaşarak ona, "Seni buraya kim getirdi? Burada ne yapıyorsun? Burada ne işin var?" diye sordular.
18/4 Levili Mika'nın kendisi için yaptıklarını anlattı. "Banaverdiği ücrete karşılık ona kâhinlik ediyorum" dedi.
18/5 Adamlar, "Lütfen Tanrı'ya danış, bu yolculuğumuz başarılıolacak mı, bilelim" dediler.
18/6 Kâhin, "Esenlikle gidin, Tanrı yolculuğunuzu onaylıyor" diyeyanıtladı.
18/7 Böylece beş adam yola çıkıp Layiş'e vardılar. Kent halkınınSaydalılar gibi kaygıdan uzak, esenlik ve güvenlik içinde yaşadığını gördüler. Yörede onlara egemen olan, baskı yapan kimse yoktu. Saydalılar'dan uzaktaydılar, başka kimseyle de ilişkileri yoktu.
18/8 Sonra adamlar Sora ve Eştaol'a, soydaşlarının yanınadöndüler. Soydaşları, "Ne öğrendiniz?" diye sordular.
18/9 Adamlar, "Haydi, onlara saldıralım" dediler, "Ülkeyi gördük,toprağı çok güzel. Ne duruyorsunuz? Gecikmeden gidip ülkeyi sahiplenin.
18/10 Oraya vardığınızda halkın her şeyden habersiz olduğunu göreceksiniz. Tanrı'nın elinize teslim ettiği bu ülke çok geniş; öyle bir yer ki, hiçbir eksiği yok."
18/11 Bunun üzerine Dan oymağından altı yüz kişi silahlarınıkuşanıp Sora ve Eştaol'dan yola çıktı.
18/12 Gidip Yahuda'nın Kiryat-Yearim Kenti yakınında ordugah kurdular. Bu nedenle Kiryat-Yearim'in batısındaki bu yer bugün de Mahane-Dan diye anılıyor.