| |
YARATILIŞ KİTABI |
| 46/30 |
İsrail Yusuf´a, "Yüzünü gördüm ya, artık ölsem de gam yemem" dedi, "Yaşıyorsun!" |
| 46/31 |
Yusuf kardeşleriyle babasının ev halkına şöyle dedi: "Gidip firavuna haber vereyim, ´Kenan ülkesinde yaşayan kardeşlerimle babamın ev halkı yanıma geldi´ diyeyim. |
| 46/32 |
Çoban olduğunuzu, hayvancılık yaptığınızı, bu yüzden davarlarınızla sığırlarınızı ve her şeyinizi birlikte getirdiğinizi anlatayım. |
| 46/33 |
Firavun sizi çağırıp da, 'Ne iş yaparsınız?' diye sorarsa, |
| 46/34 |
´Atalarımız gibi biz de çocukluktan beri hayvancılık yapıyoruz´ dersiniz. Öyle deyin ki, sizi Goşen bölgesine yerleştirsin. Çünkü Mısırlılar çobanlardan iğrenir." |
| 47/1 |
Yusuf gidip firavuna, "Babamla kardeşlerim davarları, sığırları ve bütün eşyalarıyla Kenan ülkesinden geldiler" diye haber verdi, "Şu anda Goşen bölgesindeler." |
| 47/2 |
Sonra kardeşlerinden beşini seçerek firavunun huzuruna çıkardı. |
| 47/3 |
Firavun Yusuf´un kardeşlerine, "Ne iş yapıyorsunuz?" diye sordu. "Biz kulların atalarımız gibi çobanız" diye yanıtladılar, |
| 47/4 |
"Bu ülkeye geçici bir süre için geldik. Çünkü Kenan ülkesinde şiddetli kıtlık var. Davarlarımız için otlak bulamıyoruz. İzin ver, Goşen bölgesine yerleşelim." |
| 47/5 |
Firavun Yusuf'a, "Babanla kardeşlerin yanına geldiler" dedi, |
| 47/6 |
"Mısır ülkesi senin sayılır. Onları ülkenin en iyi yerine yerleştir. Goşen bölgesine yerleşsinler. Sence aralarında becerikli olanlar varsa, davarlarıma bakmakla görevlendir." |
| 47/7 |
Yusuf babası Yakup´u getirip firavunun huzuruna çıkardı. Yakup firavunu kutsadı. |
| 47/8 |
Firavun, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu. |
| 47/9 |
Yakup, "Gurbet yıllarım yüz otuz yılı buldu" diye yanıtladı, "Ama yıllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi." |
| 47/10 |
Sonra firavunu kutsayıp huzurundan ayrıldı. |
| 47/11 |
Yusuf babasıyla kardeşlerini Mısır´a yerleştirdi; firavunun buyruğu uyarınca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi. |
| 47/12 |
Ayrıca babasıyla kardeşlerine ve babasının ev halkına, sahip oldukları çocukların sayısına göre yiyecek sağladı. |
| 47/13 |
Kıtlık öyle şiddetlendi ki, hiçbir ülkede yiyecek bulunmaz oldu. Mısır ve Kenan ülkeleri kıtlıktan kırılıyordu. |
| 47/14 |
Yusuf sattığı buğdaya karşılık Mısır ve Kenan´daki bütün paraları toplayıp firavunun sarayına götürdü. |
| 47/15 |
Mısır ve Kenan'da para tükenince Mısırlılar Yusuf'a giderek, "Bize yiyecek ver" dediler, "Gözünün önünde ölelim mi? Paramız bitti." |
| 47/16 |
Yusuf, "Paranız bittiyse, davarlarınızı getirin" dedi, "Onlara karşılık size yiyecek vereyim." |
| 47/17 |
Böylece davarlarını Yusuf´a getirdiler. Yusuf atlara, davar ve sığır sürülerine, eşeklere karşılık onlara yiyecek verdi. Bir yıl boyunca hayvanlarına karşılık onlara yiyecek sağladı. |
| 47/18 |
O yıl geçince, ikinci yıl yine geldiler. Yusuf´a, "Efendim, gerçeği senden saklayacak değiliz" dediler, "Paramız tükendi, davarlarımızı da sana verdik. Canımızdan ve toprağımızdan başka verecek bir şeyimiz kalmadı. |
| 47/19 |
Gözünün önünde ölelim mi? Toprağımız çöle mi dönsün? Canımıza ve toprağımıza karşılık bize yiyecek sat. Toprağımızla birlikte firavunun kölesi olalım. Bize tohum ver ki ölmeyelim, yaşayalım; toprak da çöle dönmesin." |
| 47/20 |
Böylece Yusuf Mısır´daki bütün toprakları firavun için satın aldı. Mısırlılar´ın hepsi tarlalarını sattılar, çünkü kıtlık onları buna zorluyordu. Toprakların tümü firavunun oldu. |
| 47/21 |
Yusuf Mısır´ın bir ucundan öbür ucuna kadar bütün halkı köleleştirdi. |
| 47/22 |
Yalnız kâhinlerin toprağını satın almadı. Çünkü onlar firavundan aylık alıyor, firavunun bağladığı aylıkla geçiniyorlardı. Bu yüzden topraklarını satmadılar. |
| 47/23 |
Yusuf halka, "Sizi de toprağınızı da firavun için satın aldım" dedi, "İşte size tohum, toprağı ekin. |
| 47/24 |
Ürün devşirdiğinizde, beşte birini firavuna vereceksiniz. Beşte dördünü ise tohumluk olarak kullanacak ve ailelerinizle, çocuklarınızla yiyeceksiniz." |
| 47/25 |
"Canımızı kurtardın" diye karşılık verdiler, "Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz." |
| 47/26 |
Yusuf ürünün beşte birinin firavuna verilmesini Mısır´da toprak yasası yaptı. Bu yasa bugün de yürürlüktedir. Yalnız kâhinlerin toprağı firavuna verilmedi. |
| 47/27 |
İsrail Mısır´da Goşen bölgesine yerleşti. Orada mülk sahibi oldular, çoğalıp arttılar. |
| 47/28 |
Yakup Mısır´da on yedi yıl yaşadı. Ömrü toplam yüz kırk yedi yıl sürdü. |
| 47/29 |
Ölümü yaklaşınca, oğlu Yusuf´u çağırıp, "Eğer benden hoşnut kaldın ise, lütfen elini uyluğumun altına koy" dedi, "Bana sevgi ve sadakat göstereceğine söz ver. Lütfen beni Mısır´da gömme. |
| 47/30 |
Atalarıma kavuştuğum zaman beni Mısır´dan çıkarıp onların yanına göm." Yusuf, "Dediğin gibi yapacağım" diye karşılık verdi. |
| 47/31 |
İsrail, "Ant iç" dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip Rabbe tapındı. |
| 48/1 |
Bir süre sonra, "Baban hasta" diye Yusuf´a haber geldi. Yusuf iki oğlu Manaşşe ile Efrayim´i yanına alıp yola çıktı. |
| 48/2 |
Yakup´a, "Oğlun Yusuf geliyor" diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu. |
| 48/3 |
Yusuf´a, "Her Şeye Gücü Yeten Tanrı Kenan ülkesinde, Luz´da bana görünerek beni kutsadı" dedi, |
| 48/4 |
"Bana, ´Seni verimli kılacak, çoğaltacağım´ dedi, ´Soyundan birçok ulus doğuracağım. Senden sonra bu ülkeyi sonsuza dek mülk olarak senin soyuna vereceğim.´ |
| 48/5 |
"Ben Mısır´a gelmeden önce burada doğan iki oğlun benim sayılır. Efrayim´le Manaşşe benim için Ruben´le Şimon gibidir. |
| 48/6 |
Onlardan sonra doğacak çocuklar senin olsun. Efrayim´le Manaşşe´den onlara miras geçecek. |
| 48/7 |
Ben Paddan´dan dönerken Rahel Kenan ülkesinde, Efrat´a varmadan yolda yanımda öldü. Çok üzüldüm, onu orada Efrat´a-Beytlehem´e- giden yolun kenarına gömdüm." |
| 48/8 |
İsrail, Yusuf'un oğullarını görünce, "Bunlar kim?" diye sordu. |
| 48/9 |
Yusuf, "Oğullarım" diye yanıtladı, "Tanrı onları bana Mısır´da verdi." İsrail, "Lütfen onları yanıma getir, kutsayayım" dedi. |
| 48/10 |
İsrail'in gözleri yaşlılıktan zayıflamıştı, göremiyordu. Yusuf oğullarını onun yanına götürdü. Babası onları öpüp kucakladı. |
| 48/11 |
Sonra Yusuf´a, "Senin yüzünü göreceğimi hiç sanmıyordum" dedi, "Ama işte Tanrı bana soyunu bile gösterdi." |
| 48/12 |
Yusuf oğullarını babasının kucağından alıp onun önünde yere kapandı. |
| 48/13 |
Sonra Efrayim´i sağına alarak İsrail´in sol eline, Manaşşe´yi soluna alarak İsrail´in sağ eline yaklaştırdı. |
| 48/14 |
İsrail ellerini çapraz olarak uzattı, sağ elini küçük olan Efrayim´in, sol elini Manaşşe´nin başına koydu. Oysa ilkin Manaşşe doğmuştu. |
| 48/15 |
Sonra Yusuf´u kutsayarak şöyle dedi: "Atalarım İbrahim´in, İshak´ın hizmet ettiği, bugüne dek yaşamım boyunca bana çobanlık eden Tanrı, |
| 48/16 |
Beni bütün kötülüklerden kurtaran melek bu gençleri kutsasın! Adım ve atalarım İbrahim´le İshak´ın adları bu gençlerle yaşasın! Yeryüzünde çoğaldıkça çoğalsınlar." |
| 48/17 |
Yusuf, babasının sağ elini Efrayim´in başına koyduğunu görünce, bundan hoşlanmadı. Babasının elini Efrayim´in başından kaldırıp Manaşşe´nin başına koymak istedi. |
| 48/18 |
"Baba, öyle değil" dedi, "İlkin Manaşşe doğdu. Sağ elini onun başına koy." |
| 48/19 |
Ancak babası bunu istemedi. "Biliyorum oğlum, biliyorum" dedi, "Manaşşe de büyük bir halk olacak. Ama küçük kardeşi daha büyük bir halk olacak, soyundan birçok ulus doğacak." |