Tevrat (26. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Tevrat'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
  YARATILIŞ KİTABI
46/30 İsrail Yusuf´a, "Yüzünü gördüm ya, artık ölsem de gam yemem" dedi, "Yaşıyorsun!"
46/31 Yusuf kardeşleriyle babasının ev halkına şöyle dedi: "Gidip firavuna haber vereyim, ´Kenan ülkesinde yaşayan kardeşlerimle babamın ev halkı yanıma geldi´ diyeyim.
46/32 Çoban olduğunuzu, hayvancılık yaptığınızı, bu yüzden davarlarınızla sığırlarınızı ve her şeyinizi birlikte getirdiğinizi anlatayım.
46/33 Firavun sizi çağırıp da, 'Ne iş yaparsınız?' diye sorarsa,
46/34 ´Atalarımız gibi biz de çocukluktan beri hayvancılık yapıyoruz´ dersiniz. Öyle deyin ki, sizi Goşen bölgesine yerleştirsin. Çünkü Mısırlılar çobanlardan iğrenir."
47/1 Yusuf gidip firavuna, "Babamla kardeşlerim davarları, sığırları ve bütün eşyalarıyla Kenan ülkesinden geldiler" diye haber verdi, "Şu anda Goşen bölgesindeler."
47/2 Sonra kardeşlerinden beşini seçerek firavunun huzuruna çıkardı.
47/3 Firavun Yusuf´un kardeşlerine, "Ne iş yapıyorsunuz?" diye sordu. "Biz kulların atalarımız gibi çobanız" diye yanıtladılar,
47/4 "Bu ülkeye geçici bir süre için geldik. Çünkü Kenan ülkesinde şiddetli kıtlık var. Davarlarımız için otlak bulamıyoruz. İzin ver, Goşen bölgesine yerleşelim."
47/5 Firavun Yusuf'a, "Babanla kardeşlerin yanına geldiler" dedi,
47/6 "Mısır ülkesi senin sayılır. Onları ülkenin en iyi yerine yerleştir. Goşen bölgesine yerleşsinler. Sence aralarında becerikli olanlar varsa, davarlarıma bakmakla görevlendir."
47/7 Yusuf babası Yakup´u getirip firavunun huzuruna çıkardı. Yakup firavunu kutsadı.
47/8 Firavun, Yakup'a, "Kaç yaşındasın?" diye sordu.
47/9 Yakup, "Gurbet yıllarım yüz otuz yılı buldu" diye yanıtladı, "Ama yıllar çabuk ve zorlu geçti. Atalarımın gurbet yılları kadar uzun sürmedi."
47/10 Sonra firavunu kutsayıp huzurundan ayrıldı.
47/11 Yusuf babasıyla kardeşlerini Mısır´a yerleştirdi; firavunun buyruğu uyarınca onlara ülkenin en iyi yerinde, Ramses bölgesinde mülk verdi.
47/12 Ayrıca babasıyla kardeşlerine ve babasının ev halkına, sahip oldukları çocukların sayısına göre yiyecek sağladı.
47/13 Kıtlık öyle şiddetlendi ki, hiçbir ülkede yiyecek bulunmaz oldu. Mısır ve Kenan ülkeleri kıtlıktan kırılıyordu.
47/14 Yusuf sattığı buğdaya karşılık Mısır ve Kenan´daki bütün paraları toplayıp firavunun sarayına götürdü.
47/15 Mısır ve Kenan'da para tükenince Mısırlılar Yusuf'a giderek, "Bize yiyecek ver" dediler, "Gözünün önünde ölelim mi? Paramız bitti."
47/16 Yusuf, "Paranız bittiyse, davarlarınızı getirin" dedi, "Onlara karşılık size yiyecek vereyim."
47/17 Böylece davarlarını Yusuf´a getirdiler. Yusuf atlara, davar ve sığır sürülerine, eşeklere karşılık onlara yiyecek verdi. Bir yıl boyunca hayvanlarına karşılık onlara yiyecek sağladı.
47/18 O yıl geçince, ikinci yıl yine geldiler. Yusuf´a, "Efendim, gerçeği senden saklayacak değiliz" dediler, "Paramız tükendi, davarlarımızı da sana verdik. Canımızdan ve toprağımızdan başka verecek bir şeyimiz kalmadı.
47/19 Gözünün önünde ölelim mi? Toprağımız çöle mi dönsün? Canımıza ve toprağımıza karşılık bize yiyecek sat. Toprağımızla birlikte firavunun kölesi olalım. Bize tohum ver ki ölmeyelim, yaşayalım; toprak da çöle dönmesin."
47/20 Böylece Yusuf Mısır´daki bütün toprakları firavun için satın aldı. Mısırlılar´ın hepsi tarlalarını sattılar, çünkü kıtlık onları buna zorluyordu. Toprakların tümü firavunun oldu.
47/21 Yusuf Mısır´ın bir ucundan öbür ucuna kadar bütün halkı köleleştirdi.
47/22 Yalnız kâhinlerin toprağını satın almadı. Çünkü onlar firavundan aylık alıyor, firavunun bağladığı aylıkla geçiniyorlardı. Bu yüzden topraklarını satmadılar.
47/23 Yusuf halka, "Sizi de toprağınızı da firavun için satın aldım" dedi, "İşte size tohum, toprağı ekin.
47/24 Ürün devşirdiğinizde, beşte birini firavuna vereceksiniz. Beşte dördünü ise tohumluk olarak kullanacak ve ailelerinizle, çocuklarınızla yiyeceksiniz."
47/25 "Canımızı kurtardın" diye karşılık verdiler, "Efendimizin gözünde lütuf bulalım. Firavunun kölesi oluruz."
47/26 Yusuf ürünün beşte birinin firavuna verilmesini Mısır´da toprak yasası yaptı. Bu yasa bugün de yürürlüktedir. Yalnız kâhinlerin toprağı firavuna verilmedi.
47/27 İsrail Mısır´da Goşen bölgesine yerleşti. Orada mülk sahibi oldular, çoğalıp arttılar.
47/28 Yakup Mısır´da on yedi yıl yaşadı. Ömrü toplam yüz kırk yedi yıl sürdü.
47/29 Ölümü yaklaşınca, oğlu Yusuf´u çağırıp, "Eğer benden hoşnut kaldın ise, lütfen elini uyluğumun altına koy" dedi, "Bana sevgi ve sadakat göstereceğine söz ver. Lütfen beni Mısır´da gömme.
47/30 Atalarıma kavuştuğum zaman beni Mısır´dan çıkarıp onların yanına göm." Yusuf, "Dediğin gibi yapacağım" diye karşılık verdi.
47/31 İsrail, "Ant iç" dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip Rabbe tapındı.
48/1 Bir süre sonra, "Baban hasta" diye Yusuf´a haber geldi. Yusuf iki oğlu Manaşşe ile Efrayim´i yanına alıp yola çıktı.
48/2 Yakup´a, "Oğlun Yusuf geliyor" diye haber verdiler. İsrail kendini toparlayıp yatağında oturdu.
48/3 Yusuf´a, "Her Şeye Gücü Yeten Tanrı Kenan ülkesinde, Luz´da bana görünerek beni kutsadı" dedi,
48/4 "Bana, ´Seni verimli kılacak, çoğaltacağım´ dedi, ´Soyundan birçok ulus doğuracağım. Senden sonra bu ülkeyi sonsuza dek mülk olarak senin soyuna vereceğim.´
48/5 "Ben Mısır´a gelmeden önce burada doğan iki oğlun benim sayılır. Efrayim´le Manaşşe benim için Ruben´le Şimon gibidir.
48/6 Onlardan sonra doğacak çocuklar senin olsun. Efrayim´le Manaşşe´den onlara miras geçecek.
48/7 Ben Paddan´dan dönerken Rahel Kenan ülkesinde, Efrat´a varmadan yolda yanımda öldü. Çok üzüldüm, onu orada Efrat´a-Beytlehem´e- giden yolun kenarına gömdüm."
48/8 İsrail, Yusuf'un oğullarını görünce, "Bunlar kim?" diye sordu.
48/9 Yusuf, "Oğullarım" diye yanıtladı, "Tanrı onları bana Mısır´da verdi." İsrail, "Lütfen onları yanıma getir, kutsayayım" dedi.
48/10 İsrail'in gözleri yaşlılıktan zayıflamıştı, göremiyordu. Yusuf oğullarını onun yanına götürdü. Babası onları öpüp kucakladı.
48/11 Sonra Yusuf´a, "Senin yüzünü göreceğimi hiç sanmıyordum" dedi, "Ama işte Tanrı bana soyunu bile gösterdi."
48/12 Yusuf oğullarını babasının kucağından alıp onun önünde yere kapandı.
48/13 Sonra Efrayim´i sağına alarak İsrail´in sol eline, Manaşşe´yi soluna alarak İsrail´in sağ eline yaklaştırdı.
48/14 İsrail ellerini çapraz olarak uzattı, sağ elini küçük olan Efrayim´in, sol elini Manaşşe´nin başına koydu. Oysa ilkin Manaşşe doğmuştu.
48/15 Sonra Yusuf´u kutsayarak şöyle dedi: "Atalarım İbrahim´in, İshak´ın hizmet ettiği, bugüne dek yaşamım boyunca bana çobanlık eden Tanrı,
48/16 Beni bütün kötülüklerden kurtaran melek bu gençleri kutsasın! Adım ve atalarım İbrahim´le İshak´ın adları bu gençlerle yaşasın! Yeryüzünde çoğaldıkça çoğalsınlar."
48/17 Yusuf, babasının sağ elini Efrayim´in başına koyduğunu görünce, bundan hoşlanmadı. Babasının elini Efrayim´in başından kaldırıp Manaşşe´nin başına koymak istedi.
48/18 "Baba, öyle değil" dedi, "İlkin Manaşşe doğdu. Sağ elini onun başına koy."
48/19 Ancak babası bunu istemedi. "Biliyorum oğlum, biliyorum" dedi, "Manaşşe de büyük bir halk olacak. Ama küçük kardeşi daha büyük bir halk olacak, soyundan birçok ulus doğacak."