| |
ÇÖLDE SAYIM |
| 19/14 |
"Çadırda biri öldüğü zaman uygulanacak kural şudur: Çadıra giren ve çadırda bulunan herkes yedi gün kirli sayılacaktır. |
| 19/15 |
Kapağı iple bağlanmamış, ağzı açık her kap kirli sayılacaktır. |
| 19/16 |
"Kırda kılıçla öldürülmüş ya da doğal ölümle ölmüş birine, insan kemiğine ya da mezara her dokunan yedi gün kirli sayılacaktır. |
| 19/17 |
"Kirli sayılan kişi için bir kabın içine yakılan günah sunusunun külünden koyun, üstüne duru su dökeceksiniz. |
| 19/18 |
Temiz sayılan bir adam mercan köşk otunu alıp suya batıracak. Sonra çadırın, bütün eşyaların ve orada bulunanların üzerine serpecek. Kemiğe, öldürülmüş ya da doğal ölümle ölmüş kişiye ya da mezara dokunanın üzerine de suyu serpecek. |
| 19/19 |
Temiz sayılan adam, üçüncü ve yedinci gün kirli sayılanın üzerine suyu serpecek. Yedinci gün onu arındıracak. Arınan kişi giysilerini yıkayacak, yıkanacak ve akşam temiz sayılacak. |
| 19/20 |
Ancak, kirli sayılan biri kendini arındırmazsa topluluğun arasından atılmalı. Çünkü Rabbin Tapınağı'nı kirletmiştir. Temizlenme suyu üzerine dökülmediği için kirli sayılır. |
| 19/21 |
Onlar için bu kural kalıcı olacaktır. Temizlenme suyunu serpen kişi de giysisini yıkamalı. Temizlenme suyuna dokunan kişi akşama dek kirli sayılacak. |
| 19/22 |
Kirli sayılan birinin dokunduğu nesne kirli sayılır; o nesneye dokunan da akşama dek kirli sayılır." |
| 20/1 |
İsrail topluluğu birinci ay Zin Çölü´ne vardı, halk Kadeş´te konakladı. Miryam orada öldü ve gömüldü. |
| 20/2 |
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musa´yla Harun´a karşı toplandı. |
| 20/3 |
Musa'ya, "Keşke kardeşlerimiz Rabbin önünde öldüğünde bizde ölseydik!" diye çıkıştılar, |
| 20/4 |
"Rabbin topluluğunu neden bu çöle getirdiniz? Biz de hayvanlarımız da ölelim diye mi? |
| 20/5 |
Neden bizi bu korkunç yere getirmek için Mısır'dan çıkardınız? Ne tahıl, ne incir, ne üzüm ne de nar var. Üstelik içecek su da yok!" |
| 20/6 |
Musa´yla Harun topluluktan ayrılıp Buluşma Çadırı´nın giriş bölümüne gittiler, yüzüstü yere kapandılar. Rabbin görkemi onlara göründü. |
| 20/7 |
8: RAB Musa´ya, "Değneği al" dedi, "Sen ve ağabeyin Harun topluluğu toplayın. Halkın gözü önünde su fışkırması için kayaya buyruk verin. Onlar da hayvanları da içsin diye kayadan onlara su çıkaracaksınız." |
| 20/9 |
Musa kendisine verilen buyruk uyarınca değneği Rabbin önünden aldı. |
| 20/10 |
Musa'yla Harun topluluğu kayanın önüne topladılar. Musa, "Ey siz, başkaldıranlar, beni dinleyin!" dedi, "Bu kayadan size su çıkaralım mı?" |
| 20/11 |
Sonra kolunu kaldırıp değneğiyle kayaya iki kez vurdu. Kayadan bol su fışkırdı, topluluk da hayvanları da içti. |
| 20/12 |
RAB Musa'yla Harun'a, "Madem İsrailliler'in gözü önünde benim kutsallığımı sayarak bana güvenmediniz" dedi, "Bu topluluğu kendilerine vereceğim ülkeye de götürmeyeceksiniz." |
| 20/13 |
Bu sulara Meriva suları denildi. Çünkü İsrail halkı orada Rabbe çıkışmış, RAB de aralarında kutsallığını göstermişti. |
| 20/14 |
Musa Kadeş´ten Edom Kralı´na ulaklarla şu haberi gönderdi: "Kardeşin İsrail şöyle diyor: ´Başımıza gelen güçlükleri biliyorsun. |
| 20/15 |
Atalarımız Mısır´a gitmişler. Orada uzun yıllar yaşadık. Mısırlılar atalarımıza da bize de kötü davrandılar. |
| 20/16 |
Ama biz Rabbe yakarınca, yakarışımızı işitti. Bir melek gönderip bizi Mısır´dan çıkardı. "´Şimdi senin sınırına yakın bir kent olan Kadeş´teyiz. |
| 20/17 |
İzin ver, ülkenden geçelim. Tarlalardan, bağlardan geçmeyeceğiz, hiçbir kuyudan da su içmeyeceğiz. Sınırından geçinceye dek, sağa sola sapmadan kral yolundan yolumuza devam edeceğiz." |
| 20/18 |
Ama Edom Kralı, "Ülkemden geçmeyeceksiniz!" diye yanıtladı, "Geçmeye kalkışırsanız kılıçla karşınıza çıkarım." |
| 20/19 |
İsrailliler, "Yol boyunca geçip gideceğiz" dediler, "Eğer biz ya da hayvanlarımız suyundan içersek karşılığını öderiz. Yürüyüp geçmek için senden izin istiyoruz, hepsi bu." |
| 20/20 |
Edom Kralı yine, "Geçmeyeceksiniz!" yanıtını verdi. Edomlular İsrailliler'e saldırmak üzere kalabalık ve güçlü bir orduyla yola çıktılar. |
| 20/21 |
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar. |
| 20/22 |
İsrail topluluğu Kadeş'ten ayrılıp Hor Dağı'na geldi. |
| 20/23 |
RAB, Edom sınırındaki Hor Dağı'nda Musa'yla Harun'a şöyle dedi: |
| 20/24 |
"Harun ölüp atalarına kavuşacak. İsrail halkına vereceğim ülkeye girmeyecek. Çünkü ikiniz Meriva sularında verdiğim buyruğa karşı geldiniz. |
| 20/25 |
Harun'la oğlu Elazar'ı Hor Dağı'na çıkar. |
| 20/26 |
Harun'un kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazar'a giydir. Harun orada ölüp atalarına kavuşacak." |
| 20/27 |
Musa Rabbin buyurduğu gibi yaptı. Bütün topluluğun gözü önünde Hor Dağı´na çıktılar. |
| 20/28 |
Musa Harun'un kâhinlik giysilerini üzerinden çıkarıp oğlu Elazar'a giydirdi. Harun orada, dağın tepesinde öldü. Sonra Musa'yla Elazar dağdan indiler. |
| 20/29 |
Harun´un öldüğünü öğrenince bütün İsrail halkı onun için otuz gün yas tuttu. |
| 21/1 |
Negev'de yaşayan Kenanlı Arat Kralı, İsrailliler'in Atarim yolundan geldiğini duyunca, onlara saldırarak bazılarını tutsak aldı. |
| 21/2 |
Bunun üzerine İsrailliler, "Eğer bu halkı tümüyle elimize teslim edersen, kentlerini büsbütün yok edeceğiz" diyerek Rabbe adak adadılar. |
| 21/3 |
RAB İsrailliler'in yalvarışını işitti ve Kenanlılar'ı ellerine teslim etti. İsrailliler onları da kentlerini de büsbütün yok ettiler. Oraya Horma adı verildi. |
| 21/4 |
Edom ülkesinin çevresinden geçmek için Kızıldeniz yoluyla Hor Dağı´ndan ayrıldılar. Ama yolda halk sabırsızlandı. |
| 21/5 |
Tanrı'dan ve Musa'dan yakınarak, "Çölde ölelim diye mi bizi Mısır'dan çıkardınız?" dediler, "Burada ne ekmek var, ne de su. Ayrıca bu iğrenç yiyecekten de tiksiniyoruz!" |
| 21/6 |
Bunun üzerine RAB halkın arasına zehirli yılanlar gönderdi. Yılanlar ısırınca İsrailliler'den birçok kişi öldü. |
| 21/7 |
Halk Musa´ya gelip, "Rabden ve senden yakınmakla günah işledik. Yalvar da, RAB aramızdan yılanları kaldırsın" dedi. Bunun üzerine Musa halk için yalvardı. |
| 21/8 |
RAB Musa´ya, "Bir yılan yap ve onu bir direğin üzerine koy. Isırılan herkes ona bakınca yaşayacaktır" dedi. |
| 21/9 |
Böylece Musa tunç bir yılan yaparak direğin üzerine koydu. Yılan tarafından ısırılan kişiler tunç yılana bakınca yaşadı. |
| 21/10 |
İsrail halkı yola koyulup Ovot'ta konakladı. |
| 21/11 |
Sonra Ovot'tan ayrılıp doğuda Moav'a bakan çölde, İye-Haavarim'de konakladı. |
| 21/12 |
Oradan da ayrılıp Zeret Vadisi'nde konakladı. |
| 21/13 |
Oradan da ayrılıp Amorlular'ın sınırına dek uzanan çölde, Arnon Vadisi'nin karşı yakasında konakladılar. Arnon Moav'la Amorlular'ın ülkesi arasındaki Moav sınırıdır. |
| 21/14 |
Rabbin Savaşları Kitabı'nda şöyle yazılıdır: Sufa topraklarında Vahev Kenti, vadiler, Arnon Vadisi, |
| 21/15 |
Ar Kenti´ne dayanan ve Moav sınırı boyunca uzanan vadilerin yamaçları..." |
| 21/16 |
Oradan Rabbin Musa´ya, "Halkı bir araya topla, onlara su vereceğim" dediği kuyuya, Beer´e doğru yol aldılar. |
| 21/17 |
O zaman İsrailliler şu ezgiyi söylediler: "Suların fışkırsın, ey kuyu! Ezgi okuyun ona. |
| 21/18 |
O kuyu ki, onu önderlerle halkın soyluları Asayla, değnekle kazdılar. "Bundan sonra çölden Mattana´ya, |