| |
YARATILIŞ KİTABI |
| 43/13 |
Kardeşinizi alıp gidin, o adamın yanına dönün. |
| 43/14 |
Her Şeye Gücü Yeten Tanrı, adamın yüreğine size karşı merhamet koysun da, adam öbür kardeşinizle Benyamin´i size geriversin. Bana gelince, çocuklarımdan yoksun kalacaksam kalayım." |
| 43/15 |
Böylece kardeşler yanlarına armağanlar, iki kat para ve Benyamin´i alarak hemen Mısır´a gidip Yusuf´un huzuruna çıktılar. |
| 43/16 |
Yusuf Benyamin´i yanlarında görünce, kâhyasına, "Bu adamları eve götür" dedi, "Bir hayvan kesip hazırla. Çünkü öğlen benimle birlikte yemek yiyecekler." |
| 43/17 |
Kâhya Yusuf´un buyurduğu gibi onları Yusuf´un evine götürdü. |
| 43/18 |
Ne var ki kardeşleri Yusuf´un evine götürüldükleri için korktular. "İlk gelişimizde torbalarımıza konan para yüzünden götürülüyoruz galiba!" dediler, "Bize saldırıp egemen olmak, bizi köle edip eşeklerimizi almak istiyor." |
| 43/19 |
Yusuf'un kâhyasına yaklaşıp evin kapısında onunla konuştular: |
| 43/20 |
"Aman, efendim!" dediler, "Buraya ilk kez yiyecek satın almaya gelmiştik. |
| 43/21 |
Konakladığımız yerde torbalarımızı açınca, bir de baktık ki, paramız eksiksiz olarak torbalarımızın ağzına konmuş. Onu size geri getirdik. |
| 43/22 |
Ayrıca yeniden yiyecek almak için yanımıza başka para da aldık. Paraları torbalarımıza kimin koyduğunu bilmiyoruz." |
| 43/23 |
Kâhya, "Merak etmeyin" dedi, "Korkmanıza gerek yok. Parayı Tanrınız, babanızın Tanrısı torbalarınıza koydurmuş. Ben paranızı aldım." Sonra Şimon´u onlara getirdi. |
| 43/24 |
Kâhya onları Yusuf´un evine götürüp ayaklarını yıkamaları için su getirdi, eşeklerine yem verdi. |
| 43/25 |
Kardeşler öğlene, Yusuf'un geleceği saate kadar armağanlarını hazırladılar. Çünkü orada yemek yiyeceklerini duymuşlardı. |
| 43/26 |
Yusuf eve gelince, getirdikleri armağanları kendisine sunup önünde yere kapandılar. |
| 43/27 |
Yusuf hatırlarını sorduktan sonra, "Bana sözünü ettiğiniz yaşlı babanız iyi mi?" dedi, "Hâlâ yaşıyor mu?" |
| 43/28 |
Kardeşleri, "Babamız kulun iyi" diye yanıtladılar, "Hâlâ yaşıyor." Sonra saygıyla eğilip yere kapandılar. |
| 43/29 |
Yusuf göz gezdirirken kendisiyle aynı anneden olan kardeşi Benyamin´i gördü. "Bana sözünü ettiğiniz küçük kardeşiniz bu mu?" dedi, "Tanrı sana lütfetsin, oğlum." |
| 43/30 |
Sonra hemen oradan ayrıldı, çünkü kardeşini görünce yüreği sızlamıştı. Ağlayacak bir yer aradı. Odasına girip orada ağladı. |
| 43/31 |
Yüzünü yıkadıktan sonra dışarı çıktı. Kendisini toparlayarak, "Yemeği getirin" dedi. |
| 43/32 |
Yusuf´a ayrı, kardeşlerine ayrı, Yusuf´la yemek yiyen Mısırlılar´a ayrı hizmet edildi. Çünkü Mısırlılar İbraniler ile birlikte yemek yemez, bunu iğrenç sayarlardı. |
| 43/33 |
Kardeşleri Yusuf´un önünde büyükten küçüğe doğru yaş sırasına göre oturdular. Şaşkın şaşkın birbirlerine baktılar. |
| 43/34 |
Yusuf´un masasından onlara yemek dağıtıldı. Benyamin´in payı ötekilerden beş kat fazlaydı. İçtiler, birlikte hoş vakit geçirdiler. |
| 44/1 |
Yusuf kâhyasına, "Bu adamların torbalarına taşıyabilecekleri kadar yiyecek doldur" diye buyurdu, "Her birinin parasını torbasının ağzına koy. |
| 44/2 |
En küçüğünün torbasına benim gümüş kâsemi ve buğdayının parasını koy." Kâhya Yusuf´un buyruğunu yerine getirdi. |
| 44/3 |
Sabah erkenden adamlar eşekleriyle yolcu edildi. |
| 44/4 |
Onlar kentten pek uzaklaşmamıştı ki Yusuf kâhyasına, "Hemen o adamların peşine düş" dedi, "Onlara yetişince, ´Niçin iyiliğe karşı kötülük yaptınız?´ de, |
| 44/5 |
´Efendimin şarap içmek, fala bakmak için kullandığı kâse değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz.´" |
| 44/6 |
Kâhya onlara yetişip bu sözleri yineledi. |
| 44/7 |
Adamlar, "Efendim, neden böyle konuşuyorsun?" dediler, "bizden uzak olsun, biz kulların böyle şey yapmayız. |
| 44/8 |
Torbalarımızın ağzında bulduğumuz paraları Kenan ülkesinden sana geri getirdik. Nasıl efendinin evinden altın ya da gümüş çalarız? |
| 44/9 |
Kullarından birinde çıkarsa öldürülsün, geri kalanlar efendimin kölesi olsun." |
| 44/10 |
Kâhya, "Peki, dediğiniz gibi olsun" dedi, "Kimde çıkarsa kölem olacak, geri kalanlar suçsuz sayılacak." |
| 44/11 |
Hemen torbalarını indirip açtılar. |
| 44/12 |
Kâhya büyükten küçüğe doğru hepsinin torbasını aradı. Kâse Benyamin´in torbasında çıktı. |
| 44/13 |
Kardeşleri üzüntüden giysilerini yırttılar. Sonra torbalarını eşeklerine yükleyip kente geri döndüler. |
| 44/14 |
Yahuda´yla kardeşleri Yusuf´un evine geldiğinde, Yusuf daha evdeydi. Önünde yere kapandılar. |
| 44/15 |
Yusuf, "Nedir bu yaptığınız?" dedi, "Benim gibi birinin fala bakabileceği aklınıza gelmedi mi?" |
| 44/16 |
Yahuda, "Ne diyelim, efendim?" diye karşılık verdi, "Nasıl anlatalım? Kendimizi nasıl temize çıkaralım? Tanrı suçumuzu ortaya çıkardı. Hepimiz köleniz artık, efendim; hem biz hem de kendisinde kâse bulunan kardeşimiz." |
| 44/17 |
Yusuf, "Benden uzak olsun!" dedi, "Yalnız kendisinde kâse bulunan kölem olacak. Siz esenlikle babanızın yanına dönün." |
| 44/18 |
Yahuda yaklaşıp, "Efendim, lütfen izin ver konuşayım" dedi, "Kuluna öfkelenme. Sen firavunla aynı yetkiye sahipsin. |
| 44/19 |
Efendim, biz kullarına sormuştun: ´Babanız ya da başka kardeşiniz var mı?´ diye. |
| 44/20 |
Biz de, ´Yaşlı bir babamız ve onun yaşlılığında doğan küçük bir kardeşimiz var´ demiştik, ´O çocuğun kardeşi öldü, kendisi annesinin tek oğlu. Babamız onu çok sever.´ |
| 44/21 |
"Sen de biz kullarına, ´O çocuğu bana getirin, gözümle göreyim´ demiştin. |
| 44/22 |
Biz de, ´Çocuk babasından ayrılamaz, ayrılırsa babası ölür´ diye karşılık vermiştik. |
| 44/23 |
Sen de biz kullarına, ´Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz´ demiştin. |
| 44/24 |
"Kulun babamızın yanına döndüğümüzde, söylediklerini ona anlattık. |
| 44/25 |
Babamız, 'Yine gidin, bize biraz yiyecek alın' dedi. |
| 44/26 |
Ama biz, ´Gidemeyiz´ dedik, ´Ancak küçük kardeşimiz bizimle gelirse gideriz. Küçük kardeşimiz bizimle olmazsa o adamın yüzünü göremeyiz.´ |
| 44/27 |
"Babam, biz kullarına, ´Biliyorsunuz, karım bana iki erkek çocuk doğurdu´ dedi, |
| 44/28 |
´Biri yanımdan ayrıldı. Besbelli bir hayvan parçaladı, bir daha göremedim onu. |
| 44/29 |
Bunu da götürürseniz ve ona bir zarar gelirse, bu acıyla ak saçlı başımı ölüler diyarına götürürsünüz.´ |
| 44/30 |
31: "Efendim, şimdi babam kulunun yanına döndüğümde çocuk yanımızda olmazsa, babam onu görmeyince ölür. Çünkü onu yaşama bağlayan bu çocuktur. Biz kulların da acı içinde babamızın ak saçlı başını ölüler diyarına indiririz. |
| 44/32 |
Ben kulun bu çocuğa kefil oldum. Babama, ´Onu sana geri getirmezsem, ömrümce kendimi sana karşı suçlu sayarım´ dedim. |
| 44/33 |
"Lütfen şimdi çocuğun yerine beni kölen kabul et. Çocuk kardeşleriyle birlikte geri dönsün. |
| 44/34 |
O yanımda olmadan babamın yanına nasıl dönerim? Babamın başına gelecek kötülüğe dayanamam." |