| |
YEŞU |
| 7/24 |
Yeşu ile İsrail halkı, Zerah oğlu Akan'ı, gümüşü, altın külçeyi, kaftanı, Akan'ın oğullarıyla kızlarını, sığır ve davarlarıyla eşeğini, çadırıyla bütün eşyalarını alıp Akor Vadisi'ne götürdüler. |
| 7/25 |
Yeşu Akan'a, "Bizi neden bu felakete sürükledin?" dedi,"RAB de bugün seni felakete sürükleyecek." Ardından bütün İsrailhalkı Akan'ı taşa tuttu; kendisine ait ne varsa taşlayıp yaktı. |
| 7/26 |
Akan'ın üzerine taşlardan büyük bir yığın yaptılar. Buyığın bugün de duruyor. Bunun üzerine Rabbin öfkesi dindi.Oranın bugün de Akor Vadisi diye anılmasının nedeni budur. |
| 8/1 |
RAB Yeşu'ya, "Korkma, yılma" dedi, "Bütün savaşçılarınıyanına alıp Ay Kenti'nin üzerine yürü. Ay Kralı'nı, halkını vekenti bütün topraklarıyla birlikte sana teslim ediyorum. |
| 8/2 |
Eriha'ya ve kralına ne yaptıysan, Ay Kenti'ne ve kralına daaynısını yap. Ama mal ve hayvanlardan oluşan ganimeti kendinizeayırın. Kentin gerisinde pusu kur." |
| 8/3 |
Böylece Yeşu bütün savaşçılarıyla birlikte Ay Kenti'ninüzerine yürümeye hazırlandı. Seçtiği otuz bin yiğit savaşçıyıgeceleyin yola çıkarırken |
| 8/4 |
onlara şöyle buyurdu: "Gidip kentin gerisinde pusuya yatın.Kentin çok uzağında durmayın. Hepiniz her an hazır olun. |
| 8/5 |
Ben yanımdaki halkla birlikte kente yaklaşacağım. Bir öncekigibi, düşman kentten çıkıp üzerimize gelince, önlerinde kaçar gibi yapıp |
| 8/6 |
onları kentten uzaklaştırıncaya dek ardımızdan sürükleyeceğiz. Önceki gibi onlardan kaçtığımızı sanacaklar. Biz kaçar gibi yaparken, |
| 8/7 |
siz de pusu kurduğunuz yerden çıkıp kenti ele geçirirsiniz.Tanrımız RAB orayı elinize teslim edecek. |
| 8/8 |
Kenti ele geçirince ateşe verin. Rabbin buyruğuna görehareket edin. İşte buyruğum budur." |
| 8/9 |
Ardından Yeşu onları yolcu etti. Adamlar gidip Beytel ileAy Kenti arasında, Ay Kenti'nin batısında pusuya yattılar. Yeşuise geceyi halkla birlikte geçirdi. |
| 8/10 |
Yeşu sabah erkenden kalkarak halkı topladı. Sonra kendisi ve İsrail'in ileri gelenleri önde olmak üzere Ay Kenti'ne doğru yola çıktılar. |
| 8/11 |
Yeşu, yanındaki bütün savaşçılarla kentin üzerine yürüdü.Yaklaşıp kentin kuzeyinde ordugah kurdular. Kentle aralarında bir vadi vardı. |
| 8/12 |
Yeşu beş bin kişi kadar bir güce Beytel ile Ay Kentiarasında, kentin batısında pusu kurdurdu. |
| 8/13 |
Ardından hem kuzeyde ordugah kuranlar, hem batıda pusuyayatanlar savaş düzenine girdiler. Yeşu o gece vadide ilerledi. |
| 8/14 |
Bunu gören Ay Kralı, kent halkıyla birlikte sabah erkendenkalktı. Zaman yitirmeden, İsrailliler'e karşı savaşmak üzereArava bölgesinin karşısında belirlenen yere çıktı. Ne var ki,kentin gerisinde kendisine karşı kurulan pusudan habersizdi. |
| 8/15 |
Yeşu ile yanındaki İsrailliler, kent halkı önünde bozgunauğramış gibi, çöle doğru kaçmaya başladılar. |
| 8/16 |
Kentteki bütün halk İsrailliler'i kovalamaya çağrıldı. AmaYeşu'yu kovalarken kentten uzaklaştılar. |
| 8/17 |
Ay Kenti'yle Beytel'den İsrailliler'i kovalamaya çıkmayan tek kişi kalmamıştı. İsrailliler'i kovalamaya çıkarlarken kent kapılarını açık bıraktılar. |
| 8/18 |
RAB Yeşu'ya, "Elindeki palayı Ay Kenti'ne doğru uzat; orayısenin eline teslim ediyorum" dedi. Yeşu elindeki palayı kente doğru uzattı. |
| 8/19 |
Elini uzatır uzatmaz, pusudakiler yerlerinden fırlayıpkente girdiler; kenti ele geçirip hemen ateşe verdiler. |
| 8/20 |
Kentliler arkalarına dönüp bakınca, yanan kentten göklereyükselen dumanı gördüler. Çöle doğru kaçan İsrailliler de geridönüp onlara saldırınca artık kaçacak hiçbir yerleri kalmadı. |
| 8/21 |
Pusuya yatmış olanların kenti ele geçirdiğini, kenttendumanlar yükseldiğini gören Yeşu ile yanındaki İsrailliler, geridönüp Ay halkına saldırdılar. |
| 8/22 |
Kenti ele geçirenler de çıkıp saldırıya katılınca, kenthalkı iki yönden gelen İsrailliler'in ortasında kaldı.İsrailliler tek canlı bırakmadan hepsini öldürdüler. |
| 8/23 |
Sağ olarak tutsak aldıkları Ay Kralı'nı Yeşu'nun önüneçıkardılar. |
| 8/24 |
İsrailliler Ay Kenti'nden çıkıp kendilerini kırsalalanlarda ve çölde kovalayanların hepsini kılıçtan geçirdiktensonra kente dönüp geri kalanları da kılıçtan geçirdiler. |
| 8/25 |
O gün Ay halkının tümü öldürüldü. Öldürülenlerin toplamı,kadın erkek, on iki bin kişiydi. |
| 8/26 |
Yeşu kentte yaşayanların tümü yok edilinceye dek pala tutanelini indirmedi. |
| 8/27 |
İsrailliler, Rabbin Yeşu'ya verdiği buyruk uyarınca,kentin yalnız hayvanlarıyla mallarını yağmaladılar. |
| 8/28 |
Ardından Yeşu Ay Kenti'ni ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneyeçevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor. |
| 8/29 |
Ay Kralı'nı ağaca asıp akşama dek orada bırakan Yeşu, güneşbatarken cesedi ağaçtan indirerek kent kapısının dışına attırdı. Cesedin üzerine taşlardan büyük bir yığın yaptılar. Bu yığın bugün de duruyor. |
| 8/30 |
Bundan sonra Yeşu Eval Dağı'nda İsrail'in Tanrısı Rab'bebir sunak yaptı. |
| 8/31 |
Sunak, Rabbin kulu Musa'nın İsrail halkına verdiği buyrukuyarınca, Musa'nın Yasa Kitabı'nda yazıldığı gibi yontulmamış,demir alet değmemiş taşlardan yapıldı. Rab'be orada yakmalıksunular* sundular, esenlik kurbanları kestiler. |
| 8/32 |
Yeşu Musa'nın İsrail halkının önünde yazmış olduğu KutsalYasa'nın kopyasını orada taş levhalara yazdı. |
| 8/33 |
Bütün İsrailliler, ileri gelenleriyle, görevlileriyle vehakimleriyle birlikte -yabancılar dahil- Rabbin AntlaşmaSandığı'nın* iki yanında, yüzleri, sandığı taşıyan Levilikâhinlere dönük olarak dizildiler. Halkın yarısı sırtını GerizimDağı'na, öbür yarısı da Eval Dağı'na verdi. Çünkü Rabbin kuluMusa kutsanmaları için bu şekilde durmalarını daha önce buyurmuştu. |
| 8/34 |
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgilibölümleri Yasa Kitabı'nda yazılı olduğu gibi okudu. |
| 8/35 |
Böylece Yeşu'nun, yabancıların da aralarında bulunduğukadınlı, çocuklu bütün İsrail topluluğuna, Musa'nınbuyruklarından okumadığı tek bir söz kalmadı. |
| 9/1 |
Şeria Irmağı'nın ötesinde, dağlık bölgede, Şefela'da veLübnan'a kadar uzanan Akdeniz kıyısındaki bütün krallar -Hitit*,Amor, Kenan, Periz, Hiv ve Yevus kralları- olup bitenleri duyunca, |
| 9/2 |
Yeşu'ya ve İsrail halkına karşı hep birlikte savaşmak içinbir araya geldiler. |
| 9/3 |
Givon halkı ise Yeşu'nun Eriha ve Ay kentlerine yaptıklarınıduyunca |
| 9/4 |
hileye başvurdu. Kendilerine elçi süsü vererek eşeklerinin sırtına yıpranmış heybeler, eski, yırtık ve yamalı şarap tulumları yüklediler. |
| 9/5 |
Ayaklarında yıpranmış, yamalı çarıklar, sırtlarında da eski püskü giysiler vardı. Azık torbalarındaki bütün ekmekler kurumuş, küflenmişti. |
| 9/6 |
Adamlar Gilgal'daki ordugaha, Yeşu'nun yanına gittiler. Ona ve İsrail halkına, "Uzak bir ülkeden geldik" dediler, "Bizimle bir barış antlaşması yapmanızı istiyoruz." |
| 9/7 |
Ama İsrailliler Hivliler'e, "Sizinle neden antlaşma yapalım?" diye karşılık verdiler, "Belki de yakınımızda yaşıyorsunuz." |
| 9/8 |
Givonlular Yeşu'ya, "Biz senin kullarınız" dediler.Yeşu, "Kimsiniz, nereden geliyorsunuz?" diye sordu. |
| 9/9 |
Onlar da, "Çok uzak bir ülkeden kalkıp geldik" dediler."Çünkü Tanrın Rabbin ününü duyduk. Tanrın'la ilgili haberleri,Mısır'da yaptığı her şeyi, |
| 9/10 |
Şeria Irmağı'nın ötesindeki Amorlu iki krala, Heşbon Kralı Sihon'a ve Aştarot'ta egemenlik süren Başan Kralı Og'a neler yaptığını da duyduk. |
| 9/11 |
Bunun üzerine önderlerimiz ve ülkemizin bütün halkı bizeşöyle dediler: 'Onları karşılamak için yanınıza yiyecek alıp yola çıkın ve onlara, biz sizin kullarınızız; bunun için bizimle bir barış antlaşması yapmanızı istiyoruz deyin. |
| 9/12 |
Size gelmek için yola çıktığımız gün azık olarak evden aldığımız şu ekmekler sıcacıktı. Bakın şimdi, kurumuş, küflenmişler. |
| 9/13 |
Şarap doldurduğumuz şu tulumlar yeniydi, bakın nasıl sıyrılıp yırtılmış. Bunca yol geldiğimiz için giysilerimiz ve çarıklarımız yıprandı." |
| 9/14 |
İsrailliler, Rab'be danışmadan Givonlular'ın sunduğu yiyecekleri aldılar. |
| 9/15 |
Yeşu da onları sağ bırakacağına söz verip onlarla bir barış antlaşması yaptı. Topluluğun önderleri de antlaşmaya bağlı kalacaklarına ant içtiler. |
| 9/16 |
Ne var ki, antlaşmadan üç gün sonra Givonlular'ın yakında,komşu topraklarda yaşadıklarını öğrendiler. |
| 9/17 |
Bunun üzerine yola çıkıp üç gün sonra onların kentlerinevardılar. Bu kentler Givon, Kefira, Beerot ve Kiryat-Yearim'di. |