Tevrat (35. Gün)

  • Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
  • Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
  • Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
  • Bu sayfa Tevrat'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
  • Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
  • Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
  MISIRDAN ÇIKIŞ
14/31 Rabbin Mısırlılar´a gösterdiği büyük gücü gören İsrail halkı Rabden korkup O´na ve kulu Musa´ya güvendi.
15/1 Musa´yla İsrailliler Rab´be şu ezgiyi söylediler: "Ezgiler sunacağım Rabbe... Çünkü yüceldikçe yüceldi; atları da, atlıları da denize döktü.
15/2 Rab gücüm ve ezgimdir, O kurtardı beni. O'dur Tanrım, Övgüler sunacağım O'na. O'dur babamın Tanrısı, Yücelteceğim O'nu.
15/3 Savaş eridir RAB, Adı RAB'dir.
15/4 "Denize attı firavunun ordusunu, savaş arabalarını. Kızıldeniz´de boğuldu seçme subayları.
15/5 Derin sulara gömüldüler, taş gibi dibe indiler.
15/6 "Senin sağ elin, ya RAB, senin sağ elin korkunç güce sahiptir. Altında düşmanlar kırılır.
15/7 Devrilir sana başkaldıranlar büyük görkemin karşısında, gönderir gazabını anız gibi tüketirsin onları.
15/8 Burnunun soluğu karşısında, sular yığıldı bir araya. Kabaran sular duvarlara dönüştü, denizin göbeğindeki derin sular dondu.
15/9 Düşman böbürlendi: ´Peşlerine düşüp yakalayacağım onları´ dedi, ´Bölüşeceğim çapulu, dileğimce yağmalayacağım, kılıcımı çekip yok edeceğim onları.´
15/10 Üfledin soluğunu, denize gömüldüler, kurşun gibi engin sulara battılar.
15/11 "Var mı senin gibisi ilahlar arasında, ya RAB? Senin gibi kutsallıkta görkemli, heybetiyle övgüye değer, harikalar yaratan var mı?
15/12 Sağ elini uzattın, yer yuttu onları.
15/13 Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, kutsal konutunun yolunu göstereceksin gücünle onlara.
15/14 Uluslar duyup titreyecekler, Filist halkını dehşet saracak.
15/15 Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenan´da yaşayanların tümü korkudan eriyecek.
15/16 Korku ve dehşet düşecek üzerlerine, senin halkın geçinceye dek, ya RAB, sahip olduğun bu halk geçinceye dek, bileğinin gücü karşısında taş kesilecekler.
15/17 Ya RAB, halkını içeri alacaksın. kendi dağına, yaşamak için seçtiğin yere, ellerinle kurduğun kutsal yere dikeceksin, ya Rab!
15/18 RAB sonsuza dek egemen olacak."
15/19 Firavunun atları, savaş arabaları, atlıları denize dalınca, RAB suları onların üzerine çevirdi. Ama İsrailliler denizi kuru toprakta yürüyerek geçtiler.
15/20 Harun´un kız kardeşi Peygamber Miryam tefini eline aldı, bütün kadınlar teflerle, oynayarak onu izlediler.
15/21 Miryam onlara şu ezgiyi söyledi: "Ezgiler sunun Rabbe... Çünkü yüceldikçe yüceldi, atları, atlıları denize döktü."
15/22 Musa İsrailliler´i Kızıldeniz´in ötesine çıkardı. Şur Çölü´ne girdiler. Çölde üç gün yol aldılarsa da su bulamadılar.
15/23 Mara´ya vardılar. Ama Mara´nın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Mara adı verildi.
15/24 Halk, "Ne içeceğiz?" diye Musa'ya yakınmaya başladı.
15/25 Musa Rab´be yakardı. RAB ona bir ağaç parçası gösterdi. Musa onu suya atınca sular tatlı oldu. Orada RAB onlar için bir kural ve ilke koydu, hepsini sınadı.
15/26 "Ben, Tanrınız Rabbin sözünü dikkatle dinler, gözüm de doğru olanı yapar, buyruklarıma kulak verir, bütün kurallarıma uyarsanız, Mısırlılar´a verdiğim hastalıkların hiçbirini size vermeyeceğim" dedi, "Çünkü size şifa veren RAB benim."
15/27 Sonra Elim'e gittiler. Orada on iki su kaynağı, yetmiş hurma ağacı vardı. Su kıyısında konakladılar.
16/1 Bütün İsrail topluluğu Elim´den ayrıldı. Mısır´dan çıktıktan sonra ikinci ayın on beşinci günü Elim ile Sina arasındaki Sin Çölü´ne vardılar.
16/2 Çölde hepsi Musa'yla Harun'a yakınmaya başladı.
16/3 "Keşke RAB bizi Mısır´dayken öldürseydi" dediler, "Hiç değilse orada et kazanlarının başına oturur, doyasıya yerdik. Ama siz bütün topluluğu açlıktan öldürmek için bizi bu çöle getirdiniz."
16/4 RAB Musa´ya, "Size gökten ekmek yağdıracağım" dedi, "Halk her gün gidip günlük ekmeğini toplayacak. Böylece onları sınayacağım: Benim yasama göre yaşıyorlar mı, yaşamıyorlar mı, göreceğim.
16/5 Altıncı gün her gün topladıklarının iki katını toplayıp hazırlayacaklar."
16/6 Musa'yla Harun İsrailliler'e, "Bu akşam sizi Mısır'dan Rabbin çıkardığını bileceksiniz" dediler,
16/7 "Sabah da Rabbin görkemini göreceksiniz. Çünkü RAB kendisine söylendiğinizi duydu. Biz kimiz ki, bize söyleniyorsunuz?"
16/8 Sonra Musa, "Akşam size yemek için et, sabah da dilediğiniz kadar ekmek verilince, Rabbin görkemini göreceksiniz" dedi, "Çünkü RAB kendisine söylendiğinizi duydu. Biz kimiz ki? Siz bize değil, Rabbe söyleniyorsunuz."
16/9 Musa Harun´a, "Bütün İsrail topluluğuna söyle, Rabbin huzuruna gelsinler" dedi, "Çünkü RAB söylendiklerini duydu."
16/10 Harun İsrail topluluğuna bunları anlatırken, çöle doğru baktılar. Rabbin görkemi bulutta görünüyordu.
16/11 RAB Musa'ya şöyle dedi:
16/12 "İsrailliler´in yakınmalarını duydum. Onlara de ki, ´Akşam üstü et yiyeceksiniz, sabah da ekmekle karnınızı doyuracaksınız. O zaman bileceksiniz ki, Tanrınız RAB benim.´"
16/13 Akşam bıldırcınlar geldi, ordugahı sardı. Sabah ordugahın çevresini çiy kaplamıştı.
16/14 Çiy eriyince, toprakta, çölün yüzeyinde kırağıya benzerince pulcuklar göründü.
16/15 Bunu görünce İsrailliler birbirlerine, "Bu da ne?" diye sordular. Çünkü ne olduğunu anlayamamışlardı. Musa, "Rabbin size yemek için verdiği ekmektir bu" dedi,
16/16 "Rabbin buyruğu şudur: ´Herkes yiyeceği kadar toplasın. Çadırınızdaki her kişi için birer omer alın.´"
16/17 İsrailliler söyleneni yaptılar. Kimi çok, kimi az topladı.
16/18 Omerle ölçtüklerinde, çok toplayanın fazlası, az toplayanında eksiği yoktu. Herkes yiyeceği kadar toplamıştı.
16/19 Musa onlara, "Kimse sabaha bir parça bile bırakmasın" dedi.
16/20 Ama bazıları ona aldırmayıp sabaha bıraktılar. Bıraktıkları kurtlanıp kokmaya başlayınca Musa onlara öfkelendi.
16/21 Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ortalığı ısıtınca, yerde kalanlar eriyordu.
16/22 Altıncı gün kişi başına iki omer, yani iki kat topladılar. Topluluğun önderleri gelip durumu Musa'ya bildirdiler.
16/23 Musa, "Rabbin buyruğu şudur" dedi, "´Yarın dinlenme günü, RAB için kutsal Şabat Günü´dür. Pişireceğinizi pişirin, haşlayacağınızı haşlayın. Artakalanı bir kenara koyun, sabaha kalsın.´"
16/24 Musa´nın buyurduğu gibi artakalanı sabaha bıraktılar. Ne koktu, ne kurtlandı.
16/25 Musa, "Artakalanı bugün yiyin" dedi, "Çünkü bugün RAB için Şabat Günü´dür. Bugün dışarda ekmek bulamayacaksınız.
16/26 Altı gün ekmek toplayacaksınız, ama yedinci gün olan Şabat Günü ekmek bulunmayacak."
16/27 Yedinci gün bazıları ekmek toplamak için dışarı çıktı, ama hiçbir şey bulamadılar.